Ipsos’un 14 ülkede gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye’de obezitenin hâlâ büyük ölçüde “kişisel tercih” olarak görüldüğünü ortaya koydu. Oysa Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi kronik ve tekrarlayıcı bir hastalık olarak tanımlıyor.
Ipsos’un 14 ülkede gerçekleştirdiği yeni araştırmanın bulguları, 4 Mart Dünya Obezite Günü’nde açıklandı.
Dünyanın önde gelen pazar araştırma şirketi Ipsos’un araştımasına göre, Türkiye’de obezite ile yaşayan bireylerin üçte ikisi (%68), bu durumu “kişisel tercihlerle önlenebilir” olarak görüyor. Oysa Dünya Sağlık Örgütü, obeziteyi kronik ve tekrarlayıcı bir hastalık olarak sınıflandırıyor.
Ipsos Global Obezite Algısı Araştırması, 14 ülkeyi kapsıyor. Tüm ülkeler toplamında obezite ile yaşayan (3.094) ve yaşamayan kişiler (11.406) arasındaki algıları karşılaştıran çalışma, Türkiye için de önemli bulguları ortaya koyuyor:

TOPLUM TARAFINDAN BENİMSENEN ÖN YARGI, YARDIM ARAMANIN ÖNÜNDE ENGEL
Türkiye’de obezite ile yaşayan kişilerin üçte ikisinden fazlası (%71), “obeziteyi yalnızca diyet ve egzersizle çözmek mümkün” görüşüne katılıyor (14 ülke ortalaması: %63). Bireylerin yarıdan fazlası (%56) obezite için “genetik ve biyolojik faktörlerin temel nedenler olduğunu” kabul ediyor. Bu veriler, çoğunluğun hem durumdan hem de çözümden kişisel olarak sorumlu hissettiğini gösteriyor.
Türkiye’de obeziteyle yaşayanların dörtte üçü (%76), obezitenin “sürekli takip gerektiren tıbbi bir durum” olduğunu kabul ediyor — bu oran 14 ülke ortalamasının üzerinde (%71).
Araştırma kendini suçlama eğilimi ve obezitenin hastalık yönünün yeterince anlaşılmamasının, bireylerin yardım arama davranışı üzerinde kısıtlayıcı bir etki yarattığını gösteriyor. Obeziteyle yaşayan bireylerin onda sekizi (%80) kilo vermeyi düşünmüş ya da bu yönde tavsiye almışken, yalnızca üçte biri (%35) son bir yıl içinde doktora başvurmuş. Araştırmaya katılanların yarısı (%52) ise kilo yönetimine ilişkin bilgileri, çevrim içi kaynaklardan veya aile ve arkadaşlarından edinme eğiliminde.
KRONİK BİR HASTALIK, AMA KİŞİSEL BİR BAŞARISIZLIK GİBİ GÖRÜLÜYOR
Türkiye’de obeziteyle yaşayan ve kilosu nedeniyle doktora başvuran bireyler, kendilerine sunulan önerilerin büyük ölçüde yaşam tarzı değişikliği olduğunu; beslenme ve fiziksel aktiviteye odaklanıldığını söylüyor (%82).
Katılımcıların %65’ine daha sağlıklı beslenmeleri, %61’ine daha fazla fiziksel aktivite yapmaları ve %51’ine porsiyonlarını küçültmeleri önerilmiş. Bu tablo, obezitenin uzun vadeli tıbbi yönetim gerektiren bir hastalıktan ziyade bireysel disiplin olarak algılandığı sonucunu güçlendiriyor.
OBEZİTENİN RİSKLERİ KONUSUNDA BİLGİ EKSİKLİĞİ VAR
Araştırma, Türkiye’de obezitenin belirli hastalıklar üzerindeki etkisine dair bilgi eksikliklerini ortaya koyuyor. Obeziteyle yaşayan bireylerin sadece yarısı obezitenin tip 2 diyabet (%50) ve kalp hastalıklarıyla (%54) ilişkili olduğunu düşünüyor.

GÜNLÜK YAŞAM ÜZERİNDEKİ YÜK
Türkiye’de obezite, günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyor. Obeziteyle yaşayan kişilerin fiziksel sağlıklarından memnuniyet düzeyi, obeziteyle yaşamayanlara kıyasla 26 puan daha düşük. 14 ülke ortalamasında ise fark 19 puan.
Araştırmada, büyük çoğunluk fazla kilonun yaşamlarını farklı alanlarda olumsuz etkilediğini belirtiyor. Fazla kilonun etkisi, iş hayatında ve günlük yaşamda (%85) olduğu kadar; özgüven (%83) ile duygusal ve zihinsel iyi oluşta da (%83) hissediliyor.
Bu durum, obeziteyle yaşayanların %69’unun sosyal yaşam, eğlence ve romantik ilişkilerden uzak durmasına yol açıyor.

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik araştırma sonuçlarına ilişkin düşüncelerini şu şekilde ifade etti:
“Ipsos’un araştırması, Türkiye’de obezitenin sadece fiziksel sağlık konusunda değil, günlük yaşamın her alanında hissedilen ciddi bir yük olduğunu ortaya koyuyor. Obeziteyle yaşayan bireylerin büyük çoğunluğu, kendini bu konuda sorumlu hissediyor. Kilo vermeyi düşünseler de sadece üçte biri bir doktora başvurmuş. Hayatlarının farklı alanlarında da kilonun olumsuz etkisi olduğunu belirtiyorlar. Dünya Obezite Günü bu konuda farkındalık yaratmak, obezite ile ilgili doğru bilgi ve desteğe erişimi teşvik etmek için bir fırsat. Ipsos olarak bu özel güne dair araştırma ile amacımız, toplumun farkındalığını artırmak ve bu konuda anlamlı çözümler geliştirmeye katkıda bulunmak.”
GÜNDEM
4 saat önceGÜNDEM
6 saat önceGÜNDEM
1 gün önceGÜNDEM
1 gün önceGÜNDEM
1 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önce
1
Teşkilatı Mahsusa mensubu askerin günlüğü bulundu! Detaylar dikkat çekti
2472 kez okundu
2
Sezai Karakoç’un ‘Mona Roza’sı hayatını kaybetti
2456 kez okundu
3
Doğru emzirme yöntemleri nelerdir, sütün yettiği nasıl anlaşılır?
2271 kez okundu
4
Siyanürden bin kat daha güçlü! Dünyanın en zehirli hayvanını fark etmeden avucunun içine aldı
2113 kez okundu
5
İğne ipliğe dönen Işın Karaca, açlık krizleriyle baş etme yöntemini açıkladı!
2057 kez okundu