13 Mayıs 2026 Çarşamba
Hindi eti, yüksek protein oranı, düşük yağ içeriği ve kolay sindirilebilir yapısıyla sağlıklı beslenmenin en güçlü alternatiflerinden biri olarak öne çıkıyor.
Sağlıklı beslenme denildiğinde akla ilk olarak tavuk eti gelse de uzmanlara göre hindi eti, besin değeri açısından çok daha güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Wprost’ta yayımlanan verilere göre hindi eti; yüksek protein oranı, düşük yağ içeriği ve kolay sindirilebilir yapısıyla en sağlıklı beyaz et seçeneklerinden biri olarak gösteriliyor.
KAS KAYBINI ÖNLEMEK İÇİN İDEAL

Hindi etini diğer beyaz etlerden ayıran en önemli özelliklerden biri yüksek protein oranı. Araştırmalara göre 100 gram hindi etinde yaklaşık 29 gram protein bulunurken, aynı miktardaki tavuk etinde bu oran 27 gram seviyesinde kalıyor. Uzmanlar, özellikle kas kaybı riski taşıyan yaşlı bireyler için bu yüksek protein değerinin büyük önem taşıdığını belirtiyor.
HASSAS SİNDİRİME SAHİP KİŞİLER İÇİN UYGUN
Düşük doymuş yağ oranına sahip olan hindi eti, kolesterol seviyesinin dengelenmesine yardımcı olurken kemik sağlığını da destekliyor. İnce lifli yapısı sayesinde kolay sindirilen bu et türü, hassas sindirim sistemine sahip kişiler için de güvenli bir tercih olarak değerlendiriliyor.
UZUN SÜRE TOK TUTUYOR
Uzun süre tok tutma özelliği sayesinde kilo kontrolüne katkı sağlayan hindi eti, sağlıklı yaşam programlarında giderek daha fazla tercih ediliyor. Ancak uzmanlar, bağ dokusunun az olması nedeniyle etin yanlış pişirilmesi halinde kolayca kuruyabileceği konusunda uyarıyor.
UZMANINDA HİNDİ ETİ İLE YAPILAN YEMEKLER İÇİN PÜF NOKTALAR

Lezzetini ve suyunu korumak için kuşbaşı doğranmış hindi etinin yüksek ateşte kısa süre sotelenmesi öneriliyor. Daha profesyonel sonuçlar için ise vakumlu paketlerde 65–70 derece arasında yapılan yavaş pişirme yönteminin eti daha yumuşak hale getirdiği belirtiliyor. Hindi kıymasından yapılan köftelerin daha sulu olması için yoğurma sırasında bir miktar soğuk su eklenmesi tavsiye ediliyor.
Ünlü şarkıcı Mustafa Sandal, ‘Saygı1’ isimli albüm projesinden elde edeceği geliri, Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara adına kurulacak hatıra ormanına bağışlayacağını duyurdu.
Geçtiğimiz haftalarda çok sayıda ünlü ismin katılımıyla Mustafa Sandal için düzenlenen ‘Saygı1’ gecesinin ardından, projenin geliriyle ilgili açıklama geldi.

ORMAN OLUŞTURMAK İÇİN KULLANACAK
Ünlü şarkıcı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bilgilendirmede, albümden kendisine düşen gelirlerinin TEMA Vakfı aracılığıyla bir hatıra ormanı oluşturulması için kullanılacağını belirtti. Diğer eser sahipleri ve yorumcuların haklarının bu bağışın dışında tutulduğu ifade edildi.

AYLA KARA İSMİ VERİLECEK
Hatıra ormanına ismi verilecek olan matematik öğretmeni Ayla Kara, 15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırısı sırasında öğrencilerini korumaya çalışırken hayatını kaybetmişti. Ünlü şarkıcı, söz konusu kararın hayatını kaybeden öğretmenin ailesinin bilgisi ve izni dahilinde alındığını vurguladı.

Bağışın, TEMA Vakfı koordinasyonunda fidan dikimiyle hayata geçirileceği ve saldırıda hayatını kaybeden öğretmenin adının bu ormanla yaşatılmasının hedeflendiği bildirildi.
Bilim insanları, kilo verdikten sonra ulaşılan formu korumak için yıllardır dayatılan “10 bin adım” kuralının zorunlu olmadığını kanıtladı. 18 klinik çalışmanın meta-analizi, günlük 8 bin 500 adımlık bir rutinin “yo-yo etkisi”ni kırmak için yeterli olduğunu ortaya koyuyor.
Sağlıklı yaşam ve obezite ile mücadelede uzun yıllardır bir standart olarak kabul edilen günlük 10 bin adım hedefi, modern tıp araştırmalarıyla yeniden şekilleniyor. İtalya ve Lübnan’dan bilim insanlarının yayımladığı yeni bir rapor, özellikle kilo kaybı sonrası verilen kiloları korumak isteyen bireyler için daha ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir hedef belirledi: 8 bin 500 adım.

KİLO KORUMADA “YO-YO ETKİSİ”NE BİLİMSEL ENGEL
Obezite tedavisindeki en büyük riskin verilen kiloların geri alınması olduğunu vurgulayan biyomedikal bilimci Marwan El Ghoch, başlangıçta zayıflayan bireylerin yaklaşık %80’inin 3 ila 5 yıl içinde eski kilolarına döndüğüne dikkat çekiyor.
International Journal of Environmental Research and Public Health dergisinde yayımlanan ve 3 bin 758 yetişkini kapsayan araştırma, bu döngüyü kırmanın anahtarının hareket seviyesini belirli bir eşikte tutmak olduğunu gösterdi.

ARAŞTIRMANIN ÖNE ÇIKAN BULGULARI
18 ay boyunca takip edilen katılımcılar üzerinde yapılan incelemelerde şu sonuçlar elde edildi:
Kritik Eşik: Kilo verme ve koruma aşamalarında günlük ortalama 8 bin 454 adım atan bireyler, toplam vücut ağırlıklarının %4,4’ünü kaybetmeyi başardı.
Sürdürülebilirlik: Yaşam tarzı değişikliği uygulayan grup, diyetin esnediği “koruma” döneminde bile günlük 8 bin 241 adımda kalarak ağırlık kayıplarının büyük kısmını muhafaza etti.
Hareketin Zamanlaması: Fiziksel aktivite ile kilo kontrolü arasındaki ilişkinin, aktif zayıflama döneminden ziyade “kiloyu koruma” evresinde çok daha güçlü olduğu saptandı.

10 BİN PSİKOLOJİK BASKI MI YARATIYOR?
Uzmanlar, 10 bin adım hedefinin 1960’lı yıllarda Japonya’da bir pazarlama stratejisi olarak doğduğunu ve bilimsel bir zorunluluktan ziyade bir kültürel miras olduğunu belirtiyor.
Yeni veriler, 8 bin 500 adımın vücudun tekrar yağ depolama mekanizmalarını engellemek için yeterli bir eşik olabileceğini düşündürüyor.
Her ne kadar bireysel metabolizma hızları ve yaş faktörü önemli olsa da, 8 bin 500 adım hedefi, 10 bin adımın yarattığı psikolojik baskıyı azaltarak toplum genelinde daha uygulanabilir bir motivasyon kaynağı sunuyor.
Uzmanlar, her ilave 1.000 adımın ölüm riskini %15 oranında azalttığını ancak “hiç yoktan iyidir” prensibiyle 4 bin adımın bile hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.
Uzun süredir oyunculuk kariyerine ara vererek kendisini insani yardım çalışmalarına adayan Gamze Özçelik, TRT’nin uluslararası dijital platformu tabii için çekilen “Operasyon Alesta” dizisiyle setlere dönüş yaptı. Merakla beklenen yapımdan ilk kareleri Gamze Özçelik sosyal medya hesabından paylaştı.
Bir dönemin sevilen oyuncularından Gamze Özçelik, kurucusu olduğu Umuda Koşanlar Derneği bünyesindeki yardım faaliyetleri nedeniyle ara verdiği ekranlara iddialı bir projeyle geri dönüyor.
TRT’nin dijital platformu tabii’de yayınlanacak Üs Yapım imzalı proje, “Operasyon Alesta” dizisinin setinden ilk görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan Özçelik, kısa sürede büyük ilgi topladı.

SOSYAL SORUMLULUKTAN SETLERE
Son yıllarda yalnızca insani yardım çalışmalarıyla gündeme gelen Özçelik’in yeniden bir projede yer alması, sektörde ve hayran kitlelerinde büyük yankı uyandırdı.

MÜHENDİS ROLÜYLE SEYİRCİ KARŞISINA ÇIKIYOR
Afrika’da geçen askeri temalı dizide Özçelik, Zeynep adlı idealist bir mühendisi canlandırıyor. Dizinin yönetmen koltuğunda Yunus Ozan Korkut, senaryosunda ise Onur Böber bulunuyor. Geniş oyuncu kadrosunda Cem Bender, Onur Seyit Yaran ve Fırat Çelik gibi isimler dikkat çekiyor.

EKRANLARA DÖNÜŞÜ İLGİYLE KARŞILANDI
Gamze Özçelik‘in setten paylaşılan fotoğrafları kısa sürede sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. İzleyiciler, “Arka Sokaklar” gibi kült yapımlardan tanıdıkları Özçelik’in yıllar içindeki değişimini ve yeni karakterindeki performansını merakla bekliyor.
Ahsen Eroğlu hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturmasında test sonuçları negatif çıktı. Savcılık, yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında test yapılan oyuncu Ahsen Eroğlu’nun sonuçları çıktı.
TEST SONUCU NEGATİF ÇIKTI

Gazeteci Mustafa Kadri Mercan’ın haberine göre, Ahsen Eroğlu’nun kan ve saç örnekleri üzerinde yapılan incelemelerde herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadı. Test sonuçlarının negatif çıktığı öğrenildi.
SAVCILIK KARARINI VERDİ

Dosyada yer alan ifadesinde üzerine atılan tüm suçlamaları reddeden Eroğlu’nun,“Hayatı boyunca hiçbir şekilde uyuşturucu madde kullanmadığını” söylediği belirtildi.
Savcılık ise dosyada kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.