14 Mart 2026 Cumartesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi emine Erdoğan, AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen “AK Parti İstanbul Kadın Kolları ile Vefa İftarı” programına katıldı.
Organizasyon için İstanbul İl Başkanlığına teşekkür eden Erdoğan, “Eski dostlarla, yol arkadaşlarıyla bir arada olmanın tadı gerçekten bambaşka.” ifadesini kullandı.
Emine Erdoğan, kadın kollarıyla yıllardır omuz omuza gece gündüz çalıştıklarını ifade ederek, “İyi günde kötü günde, sevinçte kederde birbirimize omuz veriyoruz. Bir çoğunuzla uzun yıllara dayanan dostluğum var. AK Parti hareketinin kurucu kadrolarında birlikte çok alın teri döktük. O zamanın zorlukları, mücadeleleri, fedakarlıkları bugünün derslerle dolu hatıralarına dönüştü.” diye konuştu.

Yıllar içinde, eski ve yeni kadrolarla birlikte tıpkı her yeni nesille kökleri daha da derinlere inen bir aile ağacı gibi dallanıp budaklandıklarını dile getiren Erdoğan, “İşte bu yüzden bugün kurumsal bir iftarda değil bir aile sofrasındayız. Ne mutlu ki kardeşlerimizle birlikteyiz. Peygamberimiz, bir hadisinde şöyle buyuruyor, ‘Eski dostluğu devam ettirmek, imandandır.’ Çünkü vefa duygusu, imandandır.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, “Varlığına her zaman şükrettiğim bu kıdemli dostlukların hatırına birbirimize her zamankinden daha çok sarılalım ve şeytanın aramıza hiçbir sebeple nifak sokmasına asla müsaade etmeyelim inşallah. Şunu bilmenizi isterim ki sizler her zaman benim dualarımdasınız. Allah birliğimizi dirliğimizi daim etsin, bize birbirimizin eksikliğini göstermesin.” dedi.
Orucun Kur’an sesiyle dirilen zamana, dualarla açılan ellere, merhametle dolan kalplere acıktığını belirten Erdoğan, “Dünya gündeminde olanlar gösteriyor ki oruç rafine Müslüman aklına, şuurlu bir ümmete, tarihe yön verecek imanlı yüreklere acıkıyor. Safları sıklaştırmaya, dava ruhuna, birlik ve beraberliğin gücüne acıkıyor. Allah bunları idrak etmeyi, ramazanı hakkıyla anlamayı ve yaşamayı, bu dine layık Müslümanlar olmayı, hepimize nasip etsin. Çünkü Allah, ayetinde bizlere, ‘Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin.’ diye buyuruyor.” değerlendirmesini yaptı.
Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu mübarek günlerde coğrafyamızın nasıl büyük sınamalardan geçtiğini görüyoruz. Adeta bir ateş çemberinin içindeyiz. Akif’in ‘tek dişi kalmış canavar’ dediği medeniyet iddiası, taş taş üstünde koymuyor. O sözde medeniyet ilkokulları, yeni doğan hastanelerini hedef alıyor. Gittiği yerde yan yana çocuk mezarları kazılıyor, toplu çocuk definleri yapılıyor, ardında binlerce yetim bırakıyor. Komşu ülkelerin sürüklendiği bu krizler bizi elbette derinden üzüyor. Ancak aynı zamanda Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderliğin ve AK Parti olarak yıllardır ülkemiz için hayata geçirdiğimiz hizmetlerin bizi ne kadar iyi bir noktaya taşıdığına da şahit oluyoruz.”

“Bugün milli teknoloji hamlemizle kendi teknolojisini, uydusunu, uçağını, insansız hava aracını, otomobilini üretebilen bir ülkeyiz.” diyen Emine Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini sağlama noktasında üst düzey bir kapasiteye sahibiz. Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü diplomasi faaliyetlerini sizler zaten yakından takip ediyorsunuz. Biz sadece kendi güvenliğimiz için değil bölgemizde ve tüm dünyada barışın sağlanması ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesi için, gayret ediyoruz. Bu anlamda Türkiye, dünyanın en müşfik gücü olduğu gibi sağduyunun da sesi ve temsilcisidir. Eğer bugün milletçe iftarımızı huzur içinde açabiliyor, başımızı yastığa güven içinde koyabiliyorsak bunda hepinizin alın teri var.” ifadelerini kullandı.
“İLK GÜNLERDE KADIN ÜYE SAYIMIZ BİRKAÇ BİNDEN İBARETTİ”
Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kadınlara ne kadar değer verdiğinin herkesin malumu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Kendisi her fırsatta, kadının, ‘siyasetin nesnesi değil öznesi’ olduğunu ifade ediyorlar. Sizler de bu sözün hakkını her zaman verdiniz, vermeye devam ediyorsunuz. Hatırlarsanız AK Parti’nin kurulduğu o ilk günlerde kadın üye sayımız birkaç binden ibaretti. Ama o kalbi vatan sevdasıyla dolu bir avuç kadın, tüm zorlu şartlara, engellemelere, imkansızlıklara rağmen Türk siyasetine mührünü vurdu. Çünkü biz menfaat peşinde koşmadık. Hesap kitap yapmadık. Bizim tek bir derdimiz vardı, o da kendi vatan toprağında bir iç sürgünde yaşayan milletimizin hapsolduğu duvarları yıkmaktı. Karıncalar gibi çalışıp, ülkemize dev eserler kazandırmak, gelecek nesillere güçlü bir Türkiye bırakmaktı. Ne mutlu ki sizlerin ayak izlerini takip ederek, AK Parti hareketine katılan kadın sayısı bugün 6 milyonun üzerine çıktı. Böyle büyük bir kadın teşkilatının dünya siyasi tarihinde ikinci bir örneği yoktur. Şimdi bu 6 milyon inanmış kadınla Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz ve bunu sadece kendimiz için değil tüm insanlık için yapacağız.”
Türkiye’nin, mazlum coğrafyaların ümidi ve duası olduğunu kaydeden Erdoğan, “Tarih bize önemli bir misyon yüklüyor. Bunu iyi görmemiz, omuzlarımızdaki bu ağır sorumluluğu idrak ederek daha güçlü, daha kararlı bir şekilde yolumuza devam etmemiz gerekiyor. Bu noktada, en büyük ödevlerden biri İstanbul İl Başkanlığımıza düşüyor. Çünkü İstanbul, Türkiye’nin kalbidir. Bizim hikayemiz burada başladı. AK Parti ruhu burada doğdu. Velhasıl bu ruhu tüm il ve ilçe teşkilatlarımızda, dinç tutacak sizlersiniz.” açıklamasında bulundu.
Erdoğan, AK Parti Kadın Kollarının adeta bir hafıza olduğunu anlatarak, “Kurucularımızla genç kadroların, daha sık bir araya gelmelerini arzu ediyorum. İstişare toplantıları düzenlensin, partimizin büyükleri gençlere tarihsel şahitliklerini birinci ağızdan anlatsın istiyorum. Çünkü sizler bu hareketin hafızasısınız. Onlar yılmamayı, eleştiriler hatta saldırılar karşısında vakur bir duruş sergilemeyi, zorluklarla baş etmeyi, sebat etmeyi, dava sorumluluğunu taşımayı, gönül kapılarını açmayı ve gönül almayı sizlerden öğrenecekler. Bu kıymetli tecrübe mirasını, genç kadrolara birlikte aktaralım inşallah.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
“KADINLARIMIZIN SABIRLA VE DUALARLA DOKUDUĞU HER DESEN SADECE BİR KUMAŞ DEĞİL”
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan da Emine Erdoğan’ın, AK Parti’nin davasının en sadık şahidi olduğunu söyledi.
Anadolu’da her kilimin bir hikayesi, her ilmeğin bir manası olduğunu dile getiren Ercan, “Kadınlarımızın sabırla, zarafetle ve dualarla dokuduğu her desen sadece bir kumaş değil, bir milletin hafızası, köklü bir kültürün izi olmuştur. İşte sizin attığınız o ‘ilk ilmek’, aslında bir milletin makus talihini değiştiren kadın hareketinin bizzat başlangıcıydı. Sizin o gün sabırla, zarafetle ve büyük bir inançla başlattığınız o yürüyüş bugün milyonlarca kadının özgürce siyaset yaptığı, devletin her kademesinde gururla hizmet verdiği dev bir medeniyet kilimine dönüştü.” ifadelerini kullandı.
Ercan, vefanın kendileri için bir duruşun ve sadakatin adı olduğunu ifade ederek, “Bizim vefamız bu şehre, bu vatana, bu millete ve bizi biz yapan mukaddes değerlerimizedir. 28 Şubat’ın o kasvetli günlerini tarihe gömen Türkiye, bugün sizlerin gayretleriyle İHA ve SİHA’ları kadın mühendisleriyle üreten Türkiye Yüzyılı’nı yaşıyor. Evlatlarımızın inançlarıyla kariyerleri arasında seçim yapmak zorunda kalmadığı, kadınların her alanda ‘ben de varım’ dediği bu özgürlük iklimi, sizin alın terinizin ve gayretlerinizin meyvesidir. Hepinizden Allah razı olsun.” şeklinde konuştu.

“İLK GÜNKÜ AŞKLA MAHALLE MAHALLE, SOKAK SOKAK, KAPI KAPI GÖNÜLLERE DOKUNUYORUZ”
AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ise dolu dolu bir yılı geride bıraktıklarının altını çizerek, “AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları teşkilatı olarak İstanbul’un 39 ilçesinde, 961 mahallesinde 11 bin 250 kişilik güçlü teşkilat yapımızla milletin içinden gelerek, milletimiz için siyaset üretiyoruz, ilk günkü aşkla mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı gönüllere dokunuyoruz. İstanbul’un her sokağına izimizi bırakıyor, nice hikayelere ortak oluyoruz. 2025 yılında aramıza katılan 24 bin 286 yeni üyemizle ve İstanbul’da toplam 1 milyon 180 binin üzerinde kadın üyemizle inanıyoruz ki İstanbul Yüzyılı’nın hikayesini birlikte yazacağız.” dedi.
Konuşmaların ardından Saliha Demirer, Emine Erdoğan’a günün anısına etaminle işlenmiş bir tablo hediye etti.
Program Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ezan okunmasının ardından iftarla devam etti, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Emine Erdoğan daha sonra il başkanlığındaki “İz ve İlmek” köşesini ziyaret ederek, bir halının ilk ilmeklerini attı.
İftar programına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Sevilay Tuncer ile Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in eşi Nihal Özdemir, İstanbul Kadın Kolları MYK ve MKYK üyeleri, milletvekilleri, kadın ilçe ve belde başkanları ve Refah Partisi Kurucu Kadın Kolları temsilcilerinin aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığımızın ev sahipliğinde, “İz ve İlmek: Hanım Sultanlardan Anadolu Kadınlarına” temasıyla düzenlenen Vefa İftarı’nda, kıymetli yol arkadaşlarımızla bir araya gelmekten memnuniyet duydum.
Emek, sadakat ve gönül bağıyla büyüyen bu güzel birlikteliğin; dayanışmamızı güçlendirmesini, kardeşliğimizi pekiştirmesini temenni ediyorum.
AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığımızın ev sahipliğinde, “İz ve İlmek: Hanım Sultanlardan Anadolu Kadınlarına” temasıyla düzenlenen Vefa İftarı’nda, kıymetli yol arkadaşlarımızla bir araya gelmekten memnuniyet duydum.
Emek, sadakat ve gönül bağıyla büyüyen bu güzel… pic.twitter.com/ij0PTngdZ1
— Emine Erdoğan (@EmineErdogan) March 13, 2026
Antalya’da yaşayan 45 yıllık kaptan pilot Ali Akman Sarıhan’ı gökyüzüne veda ettiği son uçuşunda kızı Cemresu Sarıhan yalnız bırakmadı. Baba ile kızını aynı kokpitte buluşturan Antalya- Şanlıurfa seferinde duygu dolu anlar yaşandı.
Havacılık dünyası, baba ve kızın unutulmaz ‘devir teslim’ töreniyle göz yaşartan bir vedaya sahne oldu. Antalya’da yaşayan 45 yıllık kaptan pilot Ali Akman Sarıhan, son uçuşunda kokpiti, sivil havacılıktaki ilk seferine çıkan kızı Cemresu Sarıhan ile paylaştı.
Antalya-Şanlıurfa seferinde duygu dolu anlar yaşanırken, baba ve kızın birlikte görev yaptığı anlamlı uçuş sosyal medyada da ilgi odağı haline geldi.
“BABAM SADECE BİR KAPTAN DEĞİL ÖĞRETMENİM, EN BÜYÜK DESTEKÇİM”
Babasına özel bir an yaşatan Cemresu Sarıhan, yaptığı anonsta şu ifadeleri kullandı:
“Bugünkü uçuşumuz benim ve ailem adına çok anlamlı. Kokpitte birlikte görev yaptığım kaptan pilotumuz Ali Akman Sarıhan, babam, bugün 42 yıllık uçuş kariyerinin son uçuşunu gerçekleştiriyor. Yaklaşık 50 yıl önce asker olarak başladığı havacılık hayatına, F-16 uçaklarından Boeing uçaklarına kadar birçok farklı uçakla binlerce saatlik gökyüzünde görev yaptı. Son 23 yıldır SunExpress ailesinde on binlerce yolcuyu da güvenle taşıdı. Hayatım boyunca bana ilham olan, gökyüzünü sevmeyi öğreten ve bugün büyük bir gururla yaptığım bu mesleğe adım atmamı sağlayan kişi kendisi. Benim için o sadece bir kaptan değil, aynı zamanda öğretmenim, yol göstericim ve en büyük destekçim. Bazı insanlar gökyüzüne bakar, bazıları ise hayatını orada geçirir. Benim babam da hayatını gökyüzüne adayanlardan biri oldu. Canım babam, iyi ki varsın, iyi ki benim babamsın, iyi ki doğdun.”
Türk tarihçiliğin önde gelen isimlerinden biri olan İlber Ortaylı’dan üzen haber geldi. 78 yaşında olan Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Ölümüyle tüm Türkiye’yi yasa boğan ünlü yazar İlber Ortaylı için sosyal medyada binlerce taziye mesajı paylaşıldı. Sevenleri ve takipçileri, usta tarihçiye veda ederken duydukları üzüntüyü dile getirdi.
Birçok sosyal medya kullanıcısı paylaşımlarında; “Mekânı cennet olsun. İyi ki aynı dönemde yaşayıp kendisini dinleme fırsatı bulduk.”, “Başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin. Büyük bir kayıp.”, “Hocaların hocasıydı, Allah rahmet eylesin.” ve “Yeri asla dolmayacak.” ifadelerine yer verdi.
Dün akşam entübe edildiği haberleri gelen Tarihçi İlber Ortaylı’dan acı haber geldi. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi altında bulunan İlber Ortaylı 78 yaşında hayatını kaybetti.

SAĞLIK BAKANI MEMİŞOĞLU’NDAN AÇIKLAMA
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, hayatını kaybeden Ortaylı’ya ilişkin paylaşım yaptı. Memişoğlu, “Türkiye büyük bir değerini, bir tarih dâhisini yitirdi. Ülkemizin yetiştirdiği en müstesna değerlerden, kıymetli hocamız Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Başımız sağ olsun.” ifadelerini kullandı.
AİLESİNDEN YÜREK BURKAN VEDA MESAJI
İlber Ortaylı’nın vefatının ardından ailesi tarafından duygusal bir veda mesajı paylaşıldı.
“İLBER ORTAYLI’YI KAYBETTİK”
Ailenin açıklamasında, Ortaylı’nın 13 Mart 2026 tarihinde hayatını kaybettiği belirtilirken, uzun süredir devam eden ve giderek karmaşıklaşan sağlık sorunlarına rağmen hayata olan merakını ve insanlarla bir arada olma isteğini son ana kadar kaybetmediği vurgulandı.
Yayımlanan mesajda, “Hayata duyduğu merak ve insanlarla bir arada olma arzusu hiç azalmadı; gücü yettiğince bildiği gibi yaşadı” ifadelerine yer verildi. Okurları, öğrencileri ve onu sevenlerin Ortaylı’yı hiçbir akademisyene nasip olmayacak büyüklükte bir sevgi ve saygıyla kuşattığı belirtilirken, ailesi onun adına derin bir şükran duyduklarını dile getirdi.
Aile, cenaze törenine ilişkin bilgilerin ise ilerleyen günlerde paylaşılacağını açıkladı.

SEVENLERİNDEN MESAJ YAĞDI
Ölümüyle tüm Türkiye’yi yasa boğan ünlü yazar İlber Ortaylı için sosyal medyada binlerce taziye mesajı paylaşıldı. Sevenleri ve takipçileri, usta tarihçiye veda ederken duydukları üzüntüyü dile getirdi.
Birçok sosyal medya kullanıcısı paylaşımlarında; “Mekânı cennet olsun. İyi ki aynı dönemde yaşayıp kendisini dinleme fırsatı bulduk.”, “Başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin. Büyük bir kayıp.”, “Hocaların hocasıydı, Allah rahmet eylesin.” ve “Yeri asla dolmayacak.” ifadelerine yer verdi.
Ünlü tarihçi ve yazar İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947’de doğmuş ve uzun yıllar Osmanlı tarihi, Rusya tarihi ve yerel yönetimler üzerine akademik çalışmalar yapmıştır. Vefatı sevenlerini yasa boğdu; kariyeri, eserleri ve hayatı mercek altında.
Geçtiğimiz hafta Perşembe günü rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ünlü tarihçi ve Yazar İlber Ortaylı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
İLBER ORTAYLI’NIN HASTALIĞI NEYDİ?

Uzun süredir diyabet tedavisi gören 78 yaşındaki İlber Ortaylı, prostat rahatsızlığının da etkisiyle vücudunda ve organlarında ciddi yorgunluk yaşamaya başlamış ve bu nedenle hastaneye kaldırılmıştı.
İlber Ortaylı’nın başlangıçta hastaneye kaldırıldığı bilgisi kamuoyuyla paylaşılmamış, ancak sağlık durumunun kritikleşmesi üzerine dün Ortaylı ailesi tarafından yapılan açıklama ile duyurulmuştu. Yoğun bakım ünitesine alınan Ortaylı’nın solunum sıkıntısı yaşadığı ve entübe edildiği bildirilmişti.
ACI HABERİ KIZI VERDİ

Ortaylı’nın durumunun stabil olduğu konuşulurken kızı Tuna Ortaylı, babasının vefatını sosyal medya hesabından şu sözlerle duyurdu:
“İlber Ortaylı’yı Kaybettik”
Ailemizin büyüğü İlber Ortaylı’yı 13 Mart 2026 tarihinde kaybettik. Uzun süren ve giderek karmaşıklaşan sağlık sorunlarına rağmen, hayata duyduğu merak ve insanlarla bir arada olma arzusu hiç azalmadı; gücü yettiğince bildiği gibi yaşadı.
Okurları, öğrencileri ve sevenleri, ona hiçbir akademisyene nasip olmayacak büyüklükte sevgi ve saygıyla sarıldı. Onun adına derin bir şükran duyuyoruz.
Cenazesiyle ilgili bilgileri ilerleyen günlerde paylaşacağız.”

Akademik çalışmaları, kitapları ve televizyon programlarıyla geniş kitlelere ulaşan tarihçi ve yazar kimliği ile tanınan Ortaylı’nın vefat haberi sevenlerini yasa boğarken ünlü tarihçinin hayatı ve kariyeri araştırılmaya başlandı.
İLBER ORTAYLI KİMDİR?
21 Mayıs 1947 tarihinde Avusturya’nın Bregenz kentinde dünyaya gelen İlber Ortaylı, Kırım Tatarı kökenli bir ailenin çocuğuydu. Ortaylı henüz iki yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etmiş, İlk ve orta öğrenimini İstanbul Avusturya Lisesi’nde tamamlayarak Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun olmuştur.
Çocukluk yıllarından itibaren çok dilli bir ortamda büyüyen Ortaylı, Türkçe başta olmak üzere; Osmanlıca, Kırım Tatarca, Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Latince, Yunanca, Rusça, Slovakça, Romence, Sırpça, Hırvatça ve Boşnakça dillerini çok iyi bilmekteydi.
1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünü bitiren İlber Ortaylı, daha sonra Viyana Üniversitesi’nde Slavistik ve Orientalistik okumuştur.

İlber Ortaylı, Chicago Üniversitesi’nde Prof. Halil İnalcık ile birlikte yüksek lisans çalışması yapmıştır. 1978’de A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” adlı tezi ile doktora derecesi almıştır. 1979’da “Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla doçent, 1989 yılında da profesör olmuştur. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strazburg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus Üniversitelerinde misafir öğretim üyeliği yapmış, seminerler ve konferanslar vermiştir. Yerli ve yabancı bilimsel dergilerde 16. yüzyıl ila 19. yüzyılı Osmanlı tarihi ve Rusya tarihi ile ilgili makaleleri yayımlanmıştır.
1989-2002 yılları arasında Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanı olarak görev alan Ortaylı, 2002’de Galatasaray Üniversitesi’ne, 2 yıl sonra da Bilkent Üniversitesi’ne geçmiştir.
2005 yılında Topkapı Sarayı Müdürlüğü görevine atanan ünlü tarihçi, Galatasaray Üniversitesi’nde de tarih dersleri de vermiştir. İlber Ortaylı ayrıca, Uluslararası Osmanlı Etütleri Komitesi yönetim kurulu üyesi ve Avrupa İranoloji Cemiyeti üyeliği de yapmıştır.
Türk tarihçiliğin önde gelen isimlerinden biri olan İlber Ortaylı’dan üzen haber geldi. 79 yaşında olan Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Dün akşam entübe edildiği haberleri gelen Tarihçi İlber Ortaylı’dan acı haber geldi. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi altında bulunan İlber Ortaylı 79 yaşında hayatını kaybetti.

SAĞLIK BAKANI MEMİŞOĞLU’NDAN AÇIKLAMA
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, hayatını kaybeden Ortaylı’ya ilişkin paylaşım yaptı. Memişoğlu, “Türkiye büyük bir değerini, bir tarih dâhisini yitirdi. Ülkemizin yetiştirdiği en müstesna değerlerden, kıymetli hocamız Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Başımız sağ olsun.” ifadelerini kullandı.