18 Ocak 2026 Pazar
Ara tatil heyecanıyla birlikte milyonlarca öğrenci karne almanın mutluluğunu yaşıyor. Yorucu ve öğretici bir dönemi geride bırakan çocukları ödüllendirmek isteyen ebeveynler ise birbirinden özel hediyeler için araştırma yapıyor. İşte birbirinden farklı hediye fikirleri…
2025-2026 eğitim öğretim yılı yarıyıl tatilinin başlamasıyla, öğrenciler dinlenmenin keyfine varırken aileleri de tatlı bir telaş sardı. Uzun bir dönem boyunca emek veren öğrenciler için karne hediyesi ise önemli bir motivasyon kaynağına dönüşüyor. Çoğu zaman klasik hediyelere yönelsek de bazen çocuklarımızın ihtiyaçlarını, ilgi alanlarını ve motivasyon kaynaklarını iyi belirlemek özel hissetmelerini sağlayacaktır. Peki, karne hediyesi olarak ne alınabilir? İşte farklı yaş gruplarına özel hediye seçenekleri…

1. Okul Öncesi ve İlkokul Dönemi (6-10 Yaş)
Bu yaş grubu için oyun ve yaratıcılık ön planda olmalı.
LEGO ve Yapım Setleri: Hayal gücünü ve ince motor becerilerini geliştiriyor. Bu sebeple çocuk, eğlenirken de geliştirmeye devam etmiş oluyor.
Eğlenceli Kırtasiye Setleri: Kokulu kalemler, renkli defterler veya sevdiği karakterlerin olduğu bir okul çantası hoşuna gidecektir.
Bilim Deney Setleri: Küçük “bilim insanları” için evde yapılabilecek güvenli deney kitleri çocuklar için heyecanlandırıcı bir tercih oluyor.

2. Ortaokul ve Lise Dönemi (11-17 Yaş)
Bu yaş grubunda teknoloji ve kişisel ilgi alanları daha çok dikkat çekmektedir.
Teknolojik Aksesuarlar: Bluetooth kulaklık, akıllı saat gençlerin hoşuna giden hediyelerden olacaktır.
Dijital Çizim Tableti: Resim yapmaya meraklı gençler için harika bir başlangıç olabilir. Bu sayede çocuklar, hayal güçleri gelişirken çizim yeteneğini de geliştirebilirler.
Deneyim Hediyeleri: Çocuğunuz sevdiği sanatçının konseri için konser biletiya da ilgi duyduğu türde sinema/tiyatro bileti olabilir.
E-Kitap Okuyucu: Kitap kurdu gençler için binlerce kitabı yanında taşıma imkanı sağlayarak okuma alışkanlığını geliştirir.

3. Hareketli ve Sportif Çocuklar İçin
Tatili enerjik geçirmesini sağlayacak seçenek:
Spor Ekipmanları: Yeni bir basketbol topu, futbol kalesi veya tenis raketi alınabilir.
4. Maddi Olmayan (Deneyim Odaklı) Öneriler
Bazen en değerli hediye, birlikte geçirilen kaliteli zamandır. Bu sebeple çocuğunuzla geçireceğiniz vakit onlar için en unutulmaz anlardan biri haline gelecektir.
“Evet” Günü: Çocuklarınıza özgür ve eğlenceli bir zaman dilimi oluşturmanın en güzel yolu ‘evet’ günü olacaktır. Gün boyunca çocuğunuzun isteklerine olumlu yanıt vererek ona özel hissettirebilirsiniz.
Kamp Tatili: Hafta sonu doğada vakit geçirmek. Kamp yapmak aile bağlarını tazelerken çocuk için farklı bir deneyim olacaktır.
Atölye Çalışması: Birlikte katılacağınız bir seramik, yemek veya kodlama atölyesi eğlenirken el becerilerini de geliştirmiş olur.

Hediyeyi verirken sadece notlarına değil, dönem boyunca gösterdiği çabaya vurgu yapan bir not eklemek, çocuğun özgüvenini çok daha fazla artıracaktır.

Soğuyan havayla birlikte mesajlar daha sıklaşır, buluşmalar daha hızlı romantikleşir, “Birlikte bir şeyler izleyelim mi?” cümlesi neredeyse bir bağlanma vaadine dönüşür. Ama herkes aynı hikayeyi mi yazıyordur gerçekten? Son dönemde flört dünyasında dolaşan “sledging” kavramı tam da bu sorunun cevabını kurcalıyor. Bir taraf için sıcak bir yakınlık, diğeri için geçici bir kış konforu olan ilişkiler… Romantizmin niyetle, duygunun zamanla, bağlanmanın mevsimle karıştığı bu gri alanda aslında hepimizin kalbine dokunan tanıdık bir mesele var: Yanı başımızdaki kişi bizimle aynı yerde mi duruyor, yoksa sadece “üşümemek” için mi yanımızda?

Falconeri
Yakınlık Var, Netlik Yok
Kafanız karışmış olabilir: “Cuffing Season” kötü bir şey mi? Hayır, aslında değil. Cuffing season soğuk aylarda içsel bir ihtiyaçla iki insanın samimi ve potansiyel olarak uzun vadeli bir ilişki kurmak isteği anlamına geliyor ki bu son derece anlaşılır. “Sledging” ise bir ilişki gibi görünen ama aslında sadece kış aylarını yalnız geçirmemek için kurulan geçici bir yakınlık. Adı kulağa eğlenceli gelse de “sledging”, ilişki dünyasının biraz karanlık ve dürüst olmayan tarafını tanımlıyor. İngilizce “sledge” kelimesi kızak demek, yani öyle bir ilişki düşünün ki biri sizi kış boyunca kızakta sürüklüyor, sonra sıcaklar gelince eğlence bitiyor. Yani fark niyette yatıyor: Cuffing sezonunda ilişki açık uçlu ve dürüstçe ilerler, “sledging”de ise bir tarafın niyeti gizlenir. Bazen ilişkideki biri daha fazla bağlanmayı beklerken diğeri sadece anın tadını çıkarmak isteyebilir. Ancak tabii ki bu tür belirsizlikler duygusal yaralara yol açabiliyor.

Falconeri
Bundan Nasıl Korunacağız?
Ortak görüş şu: En kötü şey belirsizlik. Kendimizi böyle bir ilişkinin içinde sürüklenir halde bulmamak için üç temel prensibi korumak gerekiyor: dürüstlük, beklentileri açıkça konuşmak ve kendinle barışık olmak. İlişkiye başlarken ne istediğinizi açıkça konuşmaktan çekinmeyin; “Bu sadece eğlence mi?” yoksa “Bir şeyler uzun vadeli mi?” sorularını sormak sonuna kadar hakkınız. Yalnız kalmaktan korkmamak, sadece bir ilişki olsun diye ilişkiye başlamamak ise altın kural. Ne yazık ki sosyal medyada doğan “sledging” gibi trendler, modern ilişkilerin ne kadar karmaşıklaştığını gösteriyor: artan beklentiler, iletişim eksikliği, duygusal emek… Ama unutmayın, samimiyet hiçbir mevsime bağlı değildir. Soğukta sıcak bir ilişki arıyorsanız, kızak sürerken partnerinizin gerçek niyetini sorgulamayı ihmal etmeyin.
Birçok kişinin problemi olan stres, yalnızca ruh halimizi ve psikolojimizi değil vücudun komuta merkezi olan beyni hedef alıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, “Uzun vadede stres nöronları öldürüyor, Parkinson ve demans gibi hastalıklara kapı aralıyor” uyarısı yaparak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Vücudumuzun hayatta kalma stratejisi olan stres, biyolojik bir kalkan olsa da kronikleştiğinde bir koruyucu olmaktan çıkıp vücudun komuta merkezi olan beyni hedef alıyor. Geçici ruhsal gerginlik hali olmayan kronik stres, nörolojik açıdan beynin yapısını ve işleyişini değiştirebilen sessiz bir tahribatı beraberinde getirebiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, uzun süreli stresin beyinde neden olduğu görünmez etkilere dikkat çekti.
KRONİK STRES BEYİN HACMİNİ AZALTIYOR
Kronik stresin ilk etkisinin beyinde hacim kaybı ve nöron oluşumunda azalma olduğunu belirten Doç. Arı, “Uzun süreli stres, beynin öğrenme ve hafıza merkezlerini doğrudan etkiler. Mevcut nöron sayısının azalmasıyla birlikte bellek ve öğrenme süreçlerinde belirgin zayıflama görülür. Bu durum günlük hayatta unutkanlık, dikkat azalması ve konsantrasyon güçlüğü olarak karşımıza çıkar” dedi.

NÖROTRANSMİTTER DENGESİ BOZULUYOR
Stresin beynin kimyasal yapısını da etkilediğini vurgulayan Doç. Arı, “Uzun vadede stres, dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin salınımını bozuyor. Bu maddelerdeki azalma veya dengesizlik, Parkinson ve demans gibi nörodejeneratif hastalıklara yatkınlığı artırabiliyor. Uzun süreli stres, beyinde enflamasyonu artırıyor” diye konuştu.

VÜCUT SÜREKLİ ALARM HALİNDE KALIYOR
Stresin savaş ya da kaç sistemini sürekli aktif tuttuğunu belirten Doç. Dr. Arı, “Beyin ve vücut sürekli alarm halinde kaldığında solunumdan sindirime kadar pek çok sistem etkileniyor. Nörolojik açıdan baş dönmesi, çarpıntı, halsizlik, aşırı terleme, titreme ve sindirim sorunları sık görülen şikâyetler arasında yer alıyor. Strese maruz kalma düzeyimizi azaltabilirsek, hem ruhsal hastalıkların hem de nörodejeneratif hastalıkların gelişme riskini düşürmek daha kolay hale gelir. Bu nedenle stres yönetimi, beyin sağlığının korunmasında temel bir adımdır” ifadelerini kullandı.

Dünyanın en uzun adamı unvanına sahip olan Sultan Kösen’in Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen Mardin İl Tanıtım Günleri’nde ‘Konuşan Eller’ projesi için ellerinin kalıbını alındı. Proje kapsamında, farklı ülkelerden tanınmış kişilerin ellerinin kalıplarını toplanarak dev bir müze kurulması hedefleniyor.
Guinness Rekorlar Kitabı’na göre 2 metre 51 santimetrelik boyuyla “dünyanın yaşayan en uzun insanı” unvanını koruyan Mardinli Sultan Kösen’in İstanbul’da düzenlenen bir etkinlikte “Konuşan Eller” projesi için el kalıbı çıkarıldı.

AZERBAYCAN’DAKİ MÜZEDE SERGİLENECEK
Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen Mardin Tanıtım Günleri‘ne katılan Kösen, burada uluslararası bir sanat projesine dahil oldu. Azerbaycanlı sanatçılar tarafından yürütülen proje kapsamında, dünyaca ünlü isimlerin el heykelciklerinden oluşan bir koleksiyon kurulması hedefleniyor.

BİRÇOK KIYMETLİ İSMİN DE ELLERİ VAR
Müze için bugüne kadar 265 kişinin el kalıbı alınarak bir koleksiyon oluşturulduğu söyleyen proje koordinatörü Namiq Hüseynov, “Koleksiyonumuzda Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir ve 2. Abdülhamid’in torununun elleri var” diye konuştu.

Hüseynov, projenin Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev‘in 2. Karabağ Savaşı’nda yaptığı “Demir Yumruk” ifadesinden ilham alarak başladığını vurgulayarak, “Azerbaycan ve Türk dünyasının en meşhur insanların ellerinin kalıplarını çıkartıp bir koleksiyon sergilemek istiyoruz” dedi.
“BENİM İÇİN GÜZEL BİR HATIRA”
Sultan Kösen, sadece boyuyla değil, aynı zamanda yaşayan insanlar arasında en büyük el ve ayak ölçülerine sahip kişi olarak da üç ayrı rekoru elinde tutuyor. Etkinlikte konuşan Kösen, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşliğe vurgu yaparak, el kalıbının bir komşu ülkede sergilenecek olmasından mutluluk duyduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Bu alanda Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş biriyim. Mardin Tanıtım Günleri kapsamında İstanbul’dayız. Azerbaycan’daki arkadaşlar ile birlikte ünlü insanların ellerinin heykelinin bulunduğu bir müze açılacak. Benim elimden de bir heykel yapılacak. Bu benim için çok önemli bir şey”

‘İnci Taneleri’ dizisinin yıldızlarından Bestemsu Özdemir, geçtiğimiz aylarda Ersin Görkem ile nikah masasına oturdu. Hamilelik müjdesi veren çift uzun bir aradan sonra merakla bekledikleri bebeklerine nihayet kavuştu. Bebekleri için seçtikleri isim sosyal medyada çok konuşuldu.
“Akrep”, “İkimizin Sırrı”, “Gecenin Ucunda”, “Kirli Sepeti” ve “İnci Taneleri” gibi birçok başarılı projede rol alan ünlü oyuncu Bestemsu Özdemir, geçtiğimiz yaz aylarında eski profesyonel basketbolcu ve spor yorumcusu Ersin Görkem ile Fethiye’de, yakın dostları ve ailelerinin katılımıyla gerçekleşen samimi bir törenle evlenmişti.

ANNE OLMA SEVİNCİ YAŞADI
Mutlu bir birliktelik sürdüren ünlü oyuncu, yeni anne olmanın heyecanını yaşıyor. Özdemir ve Görkem çifti, dört gözle bekledikleri bebeklerine sağlıklı bir şekilde kavuştu. Bestemsu Özdemir, oğlunu 35. haftada dünyaya getirdiği ve her ikisinin de sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.

BEBEKLERİNE VERDİKLERİ İSİM ÇOK KONUŞULDU
Ünlü oyuncu oğullarına ‘Sarp Marco’ ismini verdiğini duyurduktan sonra, ismi beğenenlerin yanı sıra beğenmediğini ifade edenlerde oldu.
