11 Mayıs 2026 Pazartesi
10 Mayıs Psikologlar Günü’nün ardından psikolojik destek alma konusunda farkındalık yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, psikoloğa gitmek için “çok kötü” hissetmeyi beklemenin süreci daha zor hale getirdiğine dikkat çekiyor. Psikolog/Çocuk Gelişim Uzmanı Sare Şen, duygusal yüklerin ertelendikçe büyüdüğünü ve erken destek almanın ruh sağlığı açısından önemli olduğunu vurguluyor.
Psikolojik destek almak için “çok kötü” hissetmeyi beklemek, süreci çoğu zaman daha zor hale getirir.
10 Mayıs Psikologlar Günü’nün ardından, psikolojik destekle ilgili en sık karşılaştığımız düşüncelerden biri şu: “Daha o noktada değilim.” Ama çoğu zaman insanlar tam da o noktaya gelene kadar bekliyor.
Birçok kişi psikoloğa gitmeyi ancak “artık dayanamayacak hale geldiğinde” düşünüyor. Oysa çoğu zaman zorlayan şey yaşanan problemin büyüklüğü değil, ne kadar süredir tek başına taşındığıdır. Çünkü bazı duygular; sessizce birikir, ertelendikçe yoğunlaşır ve zamanla hayatın farklı alanlarına yayılmaya başlar.

“BENİM SORUNUM O KADAR BÜYÜK DEĞİL” DÜŞÜNCESİ
Psikolojik destekle ilgili en yaygın düşüncelerden birisi budur. Destek almak için yaşanan şeyin çok büyük olması gerekmez. Bazen:
· Sürekli yorgun hissetmek
· Eskisi kadar keyif alamamak
· Zihnin sürekli dolu olması
· İçsel bir huzursuzluk hali bile bir işarettir.
Bu sinyaller çoğu zaman göz ardı edilir. Ama yok olmaz, sadece daha sessiz hale gelir.

PSİKOLAĞA GİTMEK NEYİ DEĞİŞTİRİR?
Çoğu kişi terapiyi sadece konuşmak olarak düşünür. Aslında süreç bundan çok daha fazlasıdır.
Psikolojik destek:
· Duyguları anlamlandırmayı kolaylaştırır
· Farkındalık kazandırır
· Tekrarlayan düşünce ve davranışları görünür hale getirir
· Kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürür
Ve sadece bir şeyleri ilk kez açıkça ifade edebilmek bile, beklenenden daha güçlü bir rahatlama sağlar.

“KENDİ KENDİME HALLEDERİM” DEMEK NE KADAR İŞE YARIYOR?
Birçok kişi uzun süre her şeyi kendi içinde çözmeye çalışır. Bu anlaşılır bir çabadır. Ancak bazı durumlarda dışarıdan bir bakış açısı, aynı döngü içinde sıkışıp kalmayı fark ettirir.
Destek almak, baş edememek değil… kendine yatırım yapabilmektir.

NE ZAMAN DESTEK ALMAK GEREKİR?
Bunun tek bir doğru zamanı yok ama şunları fark ediyorsanız, bu bir işaret olabilir:
· Aynı düşünceler zihninizde dönüp duruyorsa
· Kendinizi uzun süredir iyi hissetmiyorsanız
· Günlük yaşamınız etkilenmeye başladıysa
· İçinizde adını koyamadığınız bir huzursuzluk varsa,
destek almak süreci daha sağlıklı hale getirebilir.
Özetle; Psikolojik destek almak için her şeyin çok zor olmasını beklemek gerekmez. Bazen en doğru zaman, henüz her şey bu kadar zorlaşmamışken olan zamandır. Psikologlar Günü’nün ardından şunu hatırlamak iyi olabilir: Ruh sağlığı, sadece bir gün konuşulacak bir konu değil, hayatın her anında özen göstermemiz gereken bir konudur.
Psikolog/ Çocuk Gelişim Uzmanı
Sare Şen
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, bu yıl ikincisi düzenlenen Anne Bebek Festivali’nde aileler ve çocuklarla bir araya gelerek annelerin Anneler Günü’nü kutladı.
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Anne Bebek Festivali, 09-10 Mayıs 2026 tarihlerinde Festivaller Parkı’nda gerçekleştirildi.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, festival alanını gezerek stantları ziyaret etti, etkinlikler hakkında bilgi aldı. Çocuklarla yakından ilgilenen Şahin, ailelerle sohbet ederek Anneler Günü dolayısıyla annelerin gününü kutladı.

Festivalde çocuklara yönelik sahne gösterileri, konserler, atölyeler, yarışmalar ve oyun alanları yer aldı. Ailelerin çocuklarıyla birlikte vakit geçirdiği etkinlikte eğlence, sanat, eğitim ve sosyal faaliyetler bir araya getirildi.
Program kapsamında Konser Adam, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Çocuk ve Gençlik Koroları, Hayvanlar Alemi Dans Gösterisi, mini disko, cambaz gösterileri ve masal anlatımı çocuklarla buluştu.
Ebeveynlere yönelik söyleşi ve bilgilendirici etkinliklerin de düzenlendiği festivalde çocuk gelişimi, sağlıklı ebeveynlik, dijital çağda çocuk yetiştirme, hamilelik süreci, çocuk sağlığı, alerji ve beslenme konularında uzman isimler ailelerle bir araya geldi.

ŞAHİN: ANNENİN ÇOCUĞA BAKIŞINDA ÇOK ÖZEL BİR SEVGİ VAR
Festivalde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, annelerin çocukları için büyük bir özveri gösterdiğini belirterek şunları söyledi:
“Tomurcuklarımızı ve onları yetiştiren annelerimizi hürmetle, saygıyla selamlıyorum. Anneler Gününüz kutlu olsun. Çok özel bir gündeyiz. Bu özel günde bizi yalnız bırakmayan annelerimize, arkamızda dağ gibi duran babalarımıza teşekkür ediyorum. Anne, bir annenin çocuğa bakışındaki özel bakış demek. Bir çocuğun ‘anne’ dediği zamanki o özel ses yalnızca biyolojik bir yakınlık değildir. Kalpten kalbe giden çok özel bir sevgi, muhabbet, dua, güven, yuva ve büyük bir özveri vardır.”
Her annenin en büyük dileğinin çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmek olduğunu ifade eden Şahin, “Her bir annenin en büyük dileği, ‘Benim çocuğum benden daha iyi yetişsin, benim çektiğim zorlukları çekmesin, her şeyin en iyisine layık olsun’ demesidir. Bunun içinde büyük bir merhamet, şefkat ve katıksız bir sevgi vardır” diye konuştu.

“AİLE DOSTU BÜYÜKŞEHİR NASIL OLUR, BUNU ÇALIŞTIK”
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak çocuk, bebek, kadın ve aile dostu hizmet anlayışıyla çalıştıklarını dile getiren Şahin, şöyle devam etti:
“Gaziantep Büyükşehir olarak aile dostu büyükşehir nasıl olur, bunu çalıştık. Daha bebeklerimiz anne karnındayken ‘Anneye süt, bebeğe can’ dedik. Bebeklerimiz prematüre doğmasın istedik. Bebek sahibi olmak isteyen ailelere destek olduk. Küçük bir dokunuşun nasıl büyük bir sevince dönüştüğünü gördük. Doğan her bebeğimiz için ‘Hoş geldin minik hemşerim’ diyoruz. Bir anneye ne lazım, bunu çalışıyoruz.”
Festivalde ailelere yönelik söyleşiler ve paneller düzenlendiğini belirten Şahin, “Deneme yanılma yerine işi bilen, işin ehli olan uzmanları dinleyerek bebeklerimizi ve yavrularımızı çok güzel yetiştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN İLK BEBEK KÜTÜPHANESİNİ AÇTIK”
Çocuklara yönelik eğitim ve gelişim çalışmalarına da değinen Şahin, okul öncesi dönemin önemine dikkat çekerek şunları aktardı:
“Türkiye’nin ilk bebek kütüphanesini açtık. Çok yüksek bir ilgi var. Bunu daha da geliştireceğiz. Çocuk kütüphanemizi açtık. Özellikle okul öncesi çok mühim. ‘Yedisinde neyse yetmişinde odur’ anlayışıyla biz de ‘6 yaş çok geç, 7 yaş çok geç’ diyoruz. Yetenek taramaları yapıyoruz. Çocuklarımızın doğuştan gelen yeteneklerini anlayabilirsek onları daha doğru yetiştiririz.”
Şahin, 22 bin anaokulu öğrencisinin yetenek taramasından geçirildiğini belirterek, “Eğitim şehri Gaziantep, bilim şehri Gaziantep, spor şehri Gaziantep, kültür ve sanat şehri Gaziantep anlayışıyla çocuklarımız, annelerimiz ve ailelerimiz için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

“AİLE DOSTU YEREL KALKINMAYI BÜTÜN TÜRKİYE’YE GÖSTERİYORUZ”
Ailenin toplumun temel unsuru olduğunu vurgulayan Şahin, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bizi büyük millet yapan güçlü aile yapımızdır. Aile dostu yerel kalkınma nasıl olur, bunu bütün Türkiye’ye gösteriyoruz. Bunu yalnızca Fatma Şahin olarak ben göstermiyorum, buradaki bütün anneler gösteriyor. Bütün annelerimizin, büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpüyorum. Gününüz kutlu olsun.”
Antalya’da yaşayan Serkan ve Rukiye Bozdağ çifti, hurdalıkta parçalanmayı bekleyen 1985 model bir otobüsü, 3,5 yıllık yoğun bir emekle modern bir yaşam alanına dönüştürdü. çift, iki çocukları ve evcil hayvanlarıyla birlikte son 1,5 yıldır tam zamanlı olarak bu “yürüyen evde” yaşıyor.
Antalya sokaklarında görenlerin dönüp bir daha baktığı 1+1 konseptindeki otobüs, sadece bir araç değil, 30 yıllık bir hayalin somutlaşmış hali oluyor. Eski bir otobüs şoförünün oğlu olan Serkan Bozdağ, babasından miras kalan bu tutkuyu, atık durumdaki bir aracı yeniden hayata döndürerek yürüyen bir yuvaya dönüştürdü.

30 YILLIK BİR UKDE
Otobüs koltuğunda ilk kez çocuk yaşlarda oturduğunu belirten Serkan Bozdağ, bu projenin temelinde yatan motivasyonu şu sözlerle özetliyor:
“O koltuğa bir kez oturduğunuzda gelen o heves, yıllarca içimizde bir ukde olarak kaldı. Bu hayali gerçekleştirmek için tam 30 sene bekledim. Sonunda bu hayalimiz gerçek oldu. Kesilip jilet olmasına gönlümüz razı gelmedi, onu yaşatmak için bir çaba harcadık ve sonuçta bu hale geldi. Araç aslında bir yürüyen ev gibi oldu.”
Ekonomik koşullar ve teknik zorluklar nedeniyle zaman zaman duraklama noktasına gelen restorasyon süreci, ailenin kararlılığıyla 3,5 yılda tamamlandı.

Bozdağ çifti, otobüsün içini modern bir evin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarladı. 1+1 plana sahip olan araçta; ebeveyn yatak odası, mutfak, çocuk ranzaları ve tam teşekküllü bir banyo bulunuyor. Teknik donanımıyla da öne çıkan araçta;
Enerji: Çatıya yerleştirilen güneş panelleri ve yedek jeneratör sistemiyle elektrik ihtiyacı karşılanıyor.
Su: 1200 litrelik temiz su deposu ile doğanın en uzak noktalarında bile uzun süreli konaklama imkanı sağlanıyor.

10 BİN KİLOMETRELİK DOĞAL BİR YAŞAM
Bozdağ ailesi, son 1,5 yıldır iki çocukları, kedi ve köpekleriyle birlikte otobüste tam zamanlı göçebe bir hayat sürüyor. Bu süreçte Türkiye genelinde yaklaşık 10 bin kilometre yol kat eden aile, hem geri dönüşümün önemine dikkat çekiyor hem de alternatif yaşam tarzlarının mümkün olduğunu kanıtlıyor.

“OLUMLU TEPKİLER BİZİ DAHA DA MOTİVE EDİYOR”
Gittikleri her yerde büyük bir merak ve sevgiyle karşılaştıklarını anlatan Bozdağ, “Benzin istasyonlarında, pazarlarda insanlar hemen yanımıza gelip hikayemizi soruyor. Olumlu tepkiler bizi daha da motive ediyor. Yakında tam zamanlı olarak bu evde yaşamaya başlayıp Avrupa turuna çıkmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.
Hurdalıktan kurtarılan 1985 model bu otobüs, şimdi Bozdağ ailesinin hem rotası hem de sıcak yuvası olarak yollarda süzülmeye devam ediyor.
Esenler Belediyesi tarafından bu yıl 6.’sı düzenlenen “Uluslararası Ninni Festivali”, dünyanın farklı coğrafyalarında yankılanan ninnileri aynı sahnede buluşturdu. Anneler Günü’ne özel olarak gerçekleşen festivalde, 7 farklı ülkeden gelen sanatçılar kendi kültürlerine ait ninnileri seslendirdi.
Esenler Belediyesi, “Bir Dünya Ninni Esenler’de” temasıyla bu yıl 6. kez “Uluslararası Ninni Festivali”ne ev sahipliği yaptı. Kadim kültürümüzün en önemli sözlü miras unsurlarından biri olan ninnileri yeniden gündeme taşımayı ve annelik duygusunun evrensel dilini sanat aracılığıyla görünür kılmayı amaçlayan festival, Anneler Günü’ne özel olarak düzenlendi. Farklı coğrafyaların ortak hafızasını aynı sahnede bir araya getiren festival, 15 Temmuz Millet Bahçesi’nde gerçekleşti. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Esenler Kaymakamı Süleyman Özçakıcı, AK Parti Esenler İlçe Başkanı Emrullah Erkuş, Esenler İlçe Millî Eğitim Müdürü Feyzullah Sert, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda Esenlerli katıldı.

GELENEKSEL EZGİLERİNİ SESLENDİRDİLER
Festival kapsamında Azerbaycan, Bulgaristan, Kazakistan, Kırgızistan, Suriye, Türkmenistan ve Türkiye’den gelen sanatçılar, kendi ülkelerine ait ninnileri seslendirdi. Geleneksel ezgilerin sıcak atmosferinde gerçekleşen programda, ESEV Çocuk Korosu da Anneler Günü’ne özel hazırladığı repertuvarla sahne aldı. Çocukların seslendirdiği eserler, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Eğlenceli oyunlar, sürpriz hediyeler ve çeşitli çekilişlerle renklenen festival, katılımcılara unutulmaz bir gün yaşattı.

MEDENİYET DEĞERLERİMİZİN TAŞIYICISI
Festivalde konuşmalarını gerçekleştiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, Esenler Belediyesi tarafından düzenlenen Ninni Festivali’nin çok kıymetli bir çalışma olduğunu belirterek, “Dinlediğimiz ninniler sadece birer ezgi değil; ninniler bizim medeniyet değerlerimizin taşıyıcısıdır. Bir çocuğun ruhuna atılan ilk manevi tohumlardır” dedi.

UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ NİNNİLERİ DERLECEĞİZ
Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu’nun, Türkiye’nin dört bir yanında unutulmaya yüz tutmuş ninnilerin derlenmesi ve gelecek nesillere aktarılması yönündeki proje teklifine destek vereceklerini açıklayan Kaya, “Bu çalışma sadece yerel bir etkinlik değil, aynı zamanda kültürel hafızayı koruyan önemli bir adım olacak. Sayın Başkanımızın çağrısıyla biz de bu projeye destek olacağız. İnşallah Türkiye’nin kültürel mirasının çok önemli bir parçası olan ninnilerimizi hep birlikte toparlayacağız. Bu çalışma, Esenler’den başlayıp tüm Türkiye’ye yayılan çok kıymetli bir kültür seferberliğine dönüşebilir” ifadelerini kullandı.

Modern eğitim anlayışlarının bugün çocuk gelişimi, güvenli bağlanma ve karakter eğitimini yeniden keşfetmeye çalıştığını da sözlerine ekleyen Kaya, “Bizim annelerimiz bunu asırlardır beşik başında söyledikleri ninnilerle yapıyordu. Sevgi, merhamet, aidiyet ve güven duygusu ilk olarak annenin sesiyle çocuğun dünyasına giriyordu” diyerek ninnilerin toplumsal hafıza açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

TEKNOJİYLE GERÇEK HAYATTAN UZAKLAŞIYORLAR
Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Ninni Festivali’nde yaptığı konuşmada teknolojinin ve dijital dünyanın çocukları gerçek hayattan uzaklaştırdığına dikkat çekerek, ninnilerin çocukların karakter gelişiminde ve aile bağlarının güçlenmesinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Yapay zekâ ve dijital dünyanın hiçbir zaman bir annenin çocuğuna söylediği ninninin verdiği duygu ve sıcaklığı veremeyeceğini ifade eden Göksu, Esenler Belediyesi olarak altı yıldır düzenledikleri festivalle çocukları yeniden öz değerlerle buluşturmayı amaçladıklarını belirtti.

Gazze’de yaşanan insanlık dramına da değinen Göksu, annelerin taşıdığı sevgi, merhamet ve fedakârlığın savaşın ortasında daha ağır bir sınav verdiğini söyledi. “Gazze’deki anneler ninni söyleyecekleri çocuklarını bombaların altında ölüme ve şehadete gönderdiler. Katil siyonist İsrail çocukları katletti” ifadelerini kullanan Göksu, yaşanan acıların insanlığın vicdanında derin yaralar açtığını belirtti.

EN ÖNEMLİ ROL MODEL ‘ANNE’
Göksu konuşmasında, “Çocuk ağladığında hemen eline telefon vermeyin. Ona söyleyeceğiniz bir ninni, anlatacağınız bir masal çocuğun geleceğini inşa eder” diyerek annelere çağrıda bulundu. Ninnilerin sadece bir ezgi olmadığını vurgulayan Göksu, bu kültürel mirasın sevgi, merhamet, aidiyet ve aile bağlarını taşıyan önemli bir değer olduğunu söyledi. Modern dünyanın aile yapısını ve gelenekleri zayıflatmaya çalıştığını ifade eden Göksu, toplumun geleceğinin ancak geleneklere ve aile değerlerine sahip çıkılarak korunabileceğini dile getirdi. “Geleneklerini unutanlar geleceklerini yok ederler” sözleriyle kültürel hafızanın önemine dikkat çeken Göksu, çocukların en önemli rol modelinin anne olduğunu belirterek annelerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesi gerektiğini söyledi.
Güzelliğiyle adeta yıllara meydan okuyan ünlü sanatçı Seda Sayan peruğunu çıkarıp doğal saçlarını gösterdi. Sayan’ın doğal saçları gündem oldu.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE
Son günlerde yaptığı açıklamalarla sık sık gündem olan ünlü şarkıcı Seda Sayan herkesi şaşırtan bir ilkeye imza attı. Sıklıkla peruk kullandığını itiraf eden Sayan ilk kez doğal saçlarını gösterdi.
PERUĞUNU ÇIKARIP DOĞAL SAÇLARINI GÖSTERDİ
Peruğunu çıkaran ve doğal saçlarını gösteren ünlü şarkıcının o hali sosyal medyada gündem oldu. Her haliyle güzelliğini koruyan ünlü şarkıcı bu hali gündem oldu.
Seda Sayan bu tercihinin nedenini, “Ben kendi saçlarım yıpranmasın diye kullanmıyorum. Bu saçlarla, bana hazırlanan peruklar, tepelik ve kaküllerle programlarımı, sahnemi yapıyorum. Hem kendi saçımı koruyorum hem en güzel şekilde sizin karşınıza çıkıyorum.” sözleriyle açıkladı.