DOLAR 43,5333 0.1%
EURO 51,3990 -0.09%
ALTIN 6.866,52-0,60
BITCOIN 32136160.44777%
İstanbul

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Alpkan Koç

Alpkan Koç

16 Şubat 2026 Pazartesi

‘Ramazan ve Sağlık Paneli’nde uzmanlardan hem beden hem ruh sağlığı için altın öneriler!

‘Ramazan ve Sağlık Paneli’nde uzmanlardan hem beden hem ruh sağlığı için altın öneriler!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde düzenlenen ‘Ramazan ve Sağlık Paneli’, Ramazan ayının sağlık üzerindeki etkileri ve oruç sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri gözler önüne serdi. Uzman hekimlerin katıldığı panelde, Ramazan sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar multidisipliner bir bakış açısıyla değerlendirildi.

Ramazan ayına sayılı günler kala, doğru ve etkili bir beslenme rutini oluşturmak sağlığı korumak için hayati bir önem taşıyor. Gün içindeki odaklanma sürecinden uyku kalitesine, sindirim sisteminin huzurundan genel enerji seviyesine kadar her detayın etkilendiği bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler, Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde düzenlenen ‘Ramazan ve Sağlık Paneli’nde masaya yatırıldı. 

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun’un moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; iç hastalıkları, nefroloji, gastroenteroloji, ruh sağlığı ve beslenme alanındaki deneyimli uzmanlar, Ramazan’ı sağlıklı geçirmek için önemli uyarı ve önerilerde bulundu.

RAMAZAN’DA SAĞLIKTAN ÖDÜN VERMEDEN İBADET EDİLMELİ

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, Ramazan ayının hem ruhsal hem de fiziksel olarak dengeli geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Hastaların oruç tutma konusunda zaman zaman ısrarcı olabildiğini belirten Boztosun, sağlık faktörünün her şeyden önce geldiğini ifade ederek, “Sağlığımızı tehlikeye sokmayacaksa elbette oruç tutulabilir. Ancak önceliğimiz her zaman sağlığımız olmalı. Ramazan’da kurulan zengin sofralar ve uzun süren sohbetler fazla yemek tüketimine yol açabiliyor. Dengeli beslenme ve egzersiz ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. İbadet ederken sağlıktan ödün verilmemesi gerekiyor” dedi.

Prof. Dr. Boztosun, herkes için huzurlu ve sağlıklı bir Ramazan temennisinde bulundu.

YAŞLILARDA ORUÇ BİREYSEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı nüfusun arttığına dikkat çekerek, yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişimlerin Ramazan ayında daha yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Ağız kuruluğu, görme ve koku alma problemleri gibi durumların yaşlılıkla birlikte sık görülebildiğini ifade eden Prof. Dr. Aras, vücudun su ihtiyacı devam etmesine rağmen su içme isteğinin azalabildiğini söyledi. Yaşlılığın beslenme açısından da çeşitli zorlukları beraberinde getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Aras, oruç tutma kararının mutlaka bireysel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Orucun faydalarına dikkat çeken Prof. Dr. Aras, ancak bu sürecin hekim kontrolünde ve bilinçli şekilde yönetilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

UZUN SÜRELİ SUSUZLUK BÖBREK HASTALARI İÇİN RİSK OLUŞTURABİLİR

Nefroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen, Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun özellikle böbrek hastaları açısından ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekti. Vücudun su dengesinin korunmasının hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Özmen, iftar ile sahur arasında suyun yeterli ve dengeli şekilde, aralıklı olarak tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Ramazan’ın mevsimsel koşullara göre de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Özmen, yaz aylarında sıvı ihtiyacının arttığını, kış döneminde ise su içme isteğinin azalabildiğini söyledi. Bu durumun bazı dönemlerde avantaj sağlayabildiğini belirten Prof. Dr. Özmen, ancak her bireyin sağlık durumuna göre bilinçli hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.

İFTARDA YAVAŞ BESLENMEK SİNDİRİM SORUNLARINI AZALTIR

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, Ramazan ayında orucun uzun süreli açlık anlamına geldiğini belirterek, bu sürecin sağlıklı yönetilmesi gerektiğini vurguladı. İftarda yemeklere azar azar başlanmasını öneren Prof. Dr. Korkut, ılık bir çorba ve hafif bir yemekle başlangıç yapılmasının sindirim sistemi açısından daha doğru olduğunu ifade etti. Ramazan döneminde kabızlık ve şişkinlik şikayetlerinin arttığını dile getiren Prof. Dr. Korkut, yemeklerin iyi çiğnenerek ve yavaş tüketilmesi gerektiğini söyledi. Hızlı yemenin birçok sindirim problemi başta olmak üzere farklı hastalıklara da zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Korkut, uzun süre tok kalabilmek için protein tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Sahurun mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Korkut, yemek yedikten hemen sonra yatmanın mide sağlığına zarar verebileceğini ifade etti. “Oruç tutabilir miyim?” sorusunun en sık yöneltilen sorular arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Korkut, bu kararın mutlaka hastalığın türüne ve kişinin genel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

ORUÇ RUHSAL DAYANIKLILIĞI ARTIRIYOR

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, Ramazan ayında tutulan orucun yalnızca fiziksel değil, ruhsal açıdan da önemli katkılar sağladığını belirtti. Oruç tutmanın stresi azalttığını, dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Tuman, bu sürecin ruhsal dayanıklılığı artırdığını söyledi. Uzun süreli açlığın bazı bireylerde depresyona karşı koruyucu etki gösterebildiğini dile getiren Doç. Dr. Tuman, ancak bu dönemde uyku düzeninin bozulabildiğine dikkat çekti. İftar ve sahur saatlerinin mümkün olduğunca düzenli tutulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Tuman, gün içerisinde yapılacak kısa süreli uykuların zihni dinlendirdiğini ve uzun vadede ruh sağlığını olumlu etkilediğini belirtti. Ramazan ayının aynı zamanda aile ve sosyal bağları güçlendiren özel bir dönem olduğuna işaret eden Doç. Dr. Tuman, bu sürecin manevi yönünün ruh sağlığına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

DOĞRU SIRALAMA KİLO KONTROLÜNÜ BELİRLİYOR

Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, Ramazan ayında kilo alımının temel nedeninin fazla kalori tüketimi olduğunu belirterek, kişinin oruç tutmasına rağmen kilo almaya devam etmesinin genellikle yanlış beslenme sıralamasından kaynaklandığını söyledi. İftarda sebze ve protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Çelebi, yemeğe pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı besinlerle başlamanın kilo artışına zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Düşük kalorili ancak besleyici gıdaların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Çelebi, çorba tüketiminin ardından 10-15 dakika ara vererek ana yemeğe geçmenin tokluk kontrolü açısından faydalı olduğunu belirtti. Öğünlere avokado gibi sağlıklı yağ kaynaklarının eklenmesinin uzun süre tok kalmaya yardımcı olacağını dile getiren Çelebi, tam buğday ekmeğinin de tercih edilmesini önerdi. Sahura kalkma alışkanlığı olmayan kişilere ise en azından kefir tüketmelerini tavsiye etti.

Devamını Oku

Bakan Göktaş ‘Çok yakında’ diyerek sosyal medya düzenlemesinin yolda olduğunu duyurdu!

Bakan Göktaş ‘Çok yakında’ diyerek sosyal medya düzenlemesinin yolda olduğunu duyurdu!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin çok yakında hayata geçirileceğini sosyal medya hesabından duyurdu.

Avustralya’da başlatılan 16 yaş altı sosyal medya kısıtlamasının ardından birçok ülke bu kararı desteklemişti. Türkiye de bu ülkeler arasına katılmış; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 15 yaş altı için benzer bir yasal düzenlemenin TBMM’ye sunulacağını belirtmişti.

ÇOK YAKINDA HAYATA GEÇİRİLECEK

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yeni açıklamada söz konusu düzenlemenin yakında hayata geçirileceği müjdesini verdi.

Sosyal medyada gezen çocuk

8 SANİYEDEN FAZLA ODAKLANAMIYORUZ

Bakan Göktaş NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda:

“Oyun hamurlarımı aldım geldim. Hazırsanız asıl meselemize odaklanalım :)) Odaklanalım diyorum çünkü maalesef artık 8 saniyeden fazla odaklanamıyoruz. Bu sürekli uyarılma hali, bize kıyasla çocuklarımıza daha çok zarar veriyor. Dikkatlerini, arkadaşlık ilişkilerini ve ders başarılarını doğrudan etkiliyor. Tam da bu yüzden, dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi biz de çocuklarımızı korumaya yönelik sosyal medya düzenlememizi çok yakında hayata geçiriyoruz” notuyla bir video paylaştı.

Sosyal medyada gezen çocuk

Bakan Göktaş videoda şunları söyledi:

“Bu videoyu daha dikkatli izlemeniz için ya oyun hamuruyla ya slime’la ya da legolarla oynamam gerekiyor. Çünkü şu anda sosyal medyada videolarınızı izletmek için sadece konuşmak yetmiyor. Ya ekranda farklı görüntüler göstermelisiniz ya da dikkatinizi çekecek farklı bir hareket yapmalıyım. Sosyal medyada sürekli ekranları kaydırmak o kadar normalimiz haline geldi ki artık bir konuya odaklanma süremiz 8 saniyeyi geçmiyor.  Bu sürekli uyarılma hali çocuklarımıza bize göre daha fazla zarar veriyor. Çocuklarımızın dikkat süresi son 10 yılda en az yüzde 30 azaldı. Bu da onların odaklanmalarını, arkadaşlık ilişkilerini ve okulda başarı oranlarını doğrudan etkiliyor. Bu da öğretmenlerimizin öğretme süreçlerini oldukça zorlaştırıyor. Tam da bu sebeple dünyanın dört bir yanında çocuklar için sosyal medya düzenlemeleri tartışılıyor, hayata geçiriliyor. Biz de çocuklarımıza daha güvenli bir internet ortamı sunmak için çalışıyoruz. Siz velilerimizden de öğretmenlerimizden de bu konuda destek istiyoruz. Çocuklarımız için güvenli interneti hep birlikte mümkün kılabiliriz.” diyerek açıklamada bulundu.

Devamını Oku

Çağla Şıkel’den fit görünümünün sırrı: “O yiyeceği 6 ayda bir tüketiyorum”

Çağla Şıkel’den fit görünümünün sırrı: “O yiyeceği 6 ayda bir tüketiyorum”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ünlü model ve sunucu Çağla Şıkel, sağlıklı yaşam denilince akla gelen ilk isimlerden biri olarak son dönemdeki beslenme alışkanlıklarıyla magazin gündeminden düşmüyor. Şıkel’in, formunu korumak için uyguladığı disipline dair yeni iddialar ortaya atıldı.

Ünlü manken ve sunucu Çağla Şikel son zamanlarda sağlıklı beslenmek için uyguladığı diyet menüler ve deneyimlediği farklı spor dallarıyla magazin manşetlerinden düşmüyor.

Çağla Şıkel

Kariyer hayatındaki başarısını disiplinli olmasına borç olan Şıkel, öğünlerinde son derece katı kuralları olmasıyla biliniyor. Ünlü mankenin son zamanlarda çıkan söylentilerinde küçük kaçamaklarda bile oldukça katı olduğu iddia ediliyor.

6 AYDA BİR YİYOR

Şeker ve yağlı gıdalardan mümkün olduğunca uzak duran ünlü sunucu Çağla Şıkel, Türk kahvaltılarının en sevilen çıtır lezzeti olan pişiyi hayatından çıkarmasa bile radikal bir kısıtlamaya girdiği iddia edildi. Şıkel’in pişiyi 6 ayda bir tükettiği söyleniyor.

KAHVALTISI ÇOK KONUŞULMUŞTU

Ünlü manken daha öncelerde paylaştığı kahvaltı tabağıyla çok konuşulmuştu. Şıkel’in tabağında aldığı ilaçlar ve kuruyemiş bulunması sosyal medya kullanıcıları tarafından eleştiri yağmuruna tutulmuştu.

Çağla Şıkel kahvaltı tabağı

YENİ KAHVALTISI DİKKAT ÇEKTİ

Çağla Şıkel, şimdilerde “Günaydın:)” notuyla tekrardan paylaştığı kahvaltı tabağında bu defa ejder meyvesi, avokado ezmesi, böğürtlen, yaban mersini, cevizden oluşan ancak porsiyon bakımından oldukça küçük kalan bu kahvaltısı dikkatlerden kaçmadı.

Çağla Şıkel kahvaltı tabağı

Devamını Oku

Akasya Durağı Yeniden Dönüyor! Ne Zaman Başlayacak?

Akasya Durağı Yeniden Dönüyor! Ne Zaman Başlayacak?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hazır olun, kemerleri bağlayın! Türk televizyon tarihinin en “şoför dostu”, en kahkaha dolu durağı yeniden hareketleniyor! Yıllardır tekrar bölümleriyle bile reyting listelerini altüst eden efsane yapım Akasya Durağı, 2026’nın en büyük sürpriziyle ekranlara dönmeye hazırlanıyor. Kulislere bomba gibi düşen bu iddia, magazin haberleri dünyasında adeta bir deprem etkisi yarattı!

Zeki Alasya’dan Levent Ülgen’e, Melek Baykal’dan Cezmi Baskın’a kadar dev kadrosuyla hafızalara kazınan dizinin, küllerinden yeniden doğacağı konuşuluyor. Sosyal medya şimdiden “Nuri Baba” ve “Sinan” replikleriyle yıkılmaya başladı bile!

Efsane Kadro Yıllar Sonra Aynı Durakta! “Hallederiz Kadir” Geri mi Geliyor?

Haber merkezlerini alarma geçiren o gizli bilgiye göre; dizinin kemik kadrosu tam 15 yıl aradan sonra yeniden bir araya geliyor! Henüz hangi dev kanalda yayınlanacağı sır gibi saklansa da, yapım ekibinin gizli görüşmelere başladığı sızan bilgiler arasında. Magazin haberleri kulislerinde fısıldananlara göre, eski oyuncuların çoğu bu projeye “evet” dedi bile!

Aradan geçen onca yıla rağmen popülerliğinden hiçbir şey kaybetmeyen Akasya Durağı’nın, günümüz dünyasına nasıl uyarlanacağı ise büyük bir merak konusu. “Usman Aga” ve “Safiye”nin bitmek bilmeyen atışmaları, Sinan’ın bitirim maceraları modern dünyaya nasıl kafa tutacak?

Sosyal Medya Ayakta: Akasya Durağı İçin Geri Sayım Başladı mı?

Resmi bir açıklama gelmemiş olsa da, hazırlık sürecine başlandığına dair iddialar bile hayran kitlesini sokağa dökmeye yetti! Beş sezon boyunca rekorlar kıran efsanenin dönüşü, televizyon dünyasındaki tüm dengeleri değiştirebilir. Magazin haberleri takipçileri şimdiden “Hangi karakter nasıl değişti?” sorusunun cevabını arıyor.

Dizi dünyasını kasıp kavuran bu heyecan fırtınası, Akasya Durağı’nın sadece bir dizi değil, bir kültür olduğunu bir kez daha kanıtladı. Eğer iddialar doğruysa, çok yakında o meşhur korna sesini yeniden duyacağız!

Kaynak: Magazin Haberleri

Devamını Oku

Beren Saat Estetik Yaptırdı mı?

Beren Saat Estetik Yaptırdı mı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Beren Saat’in estetik yaptırıp yaptırmadığı, magazin haberleri dünyasında en çok tartışılan ve hayranlarını ikiye bölen konulardan biri! Ancak son dönemdeki görüntüsü ve uzman yorumları ele alındığında, karşımızda adeta bir “doğallık manifestosu” duruyor.

İşte Beren Saat ve estetik iddialarıyla ilgili çarpıcı detaylar:

“Bihter” Doğallığı mı, Gizli Dokunuşlar mı?

41 yaşına giren Beren Saat hakkında sosyal medyada ve magazin haberleri sayfalarında yapılan yorumların ortak noktası şuydu: “Yüzünde hiçbir yabancı madde yok!” Birçok ünlü ismin aksine; dudak dolgusu, keskin jawline hatları veya şişkin elmacık kemikleri Beren Saat’in yüzünde görülmüyor.

Hayranları, ünlü oyuncunun 20’li yaşlarındaki halinden bugüne kadar yüz hatlarının aynı kaldığını, sadece yaş almanın verdiği olgunluğun oturduğunu savunuyor. Özellikle mimiklerini kapatacak botoks işlemlerinden kaçınması, onu estetikli rakiplerinden ayıran en büyük fark olarak gösteriliyor.

Uzmanların Gözünden Beren Saat

Estetik cerrahlar ve stil danışmanları, Beren Saat’in cildinin kalitesini düzenli beslenme, kaliteli yaşam ve profesyonel cilt bakımlarına bağlıyor. Magazin haberleri kulislerinde fısıldananlara göre; Beren Saat, “yaşlanmayı durdurmak” yerine “iyi yaşlanmayı” tercih edenlerden.

Eğer bir müdahale varsa bile bunun, cildi canlandıran mezoterapi veya vitamin enjeksiyonları gibi “cerrahi olmayan” ve ifadesini bozmayan işlemler olduğu tahmin ediliyor. Kısacası Beren Saat, bugün bile istese o ikonik Bihter karakterine hiçbir müdahale olmadan bürünebilecek kadar duru bir güzelliğe sahip!

Kaynak: Magazin Haberleri

Devamını Oku