07 Mayıs 2026 Perşembe
Güzellik algısının ‘kusursuzluktan’ bir tavır ve karakter gösterisine evrildiği 2026 Met Gala, bu yıl da makyaj ve saç trendlerine ışık tuttu. Rapunzel saçlardan üç boyutlu makyajlara, sezonun en cesur ve ilham veren 8 güzellik detayını sizler için derledik.
2026 Met Gala’nın ardından moda dünyası rotasını yeniden çiziyor. Karakteristik tavrın ön plana çıktığı bu görkemli gecede, makyaj ve saç görünümleri hikayenin başrol oyuncusu olarak karşımıza çıktı.
İşte podyumlardan sokak stiline, düğünlerden festivallere kadar önümüzdeki sezonun güzellik ajandasını belirleyecek 2026 Met Gala’nın öne çıkan 8 güzellik trendi.
RAPUNZEL ETKİSİ
Bele, hatta yere kadar uzanan “Rapunzel saçlar”, minimal bir stille maksimum etki yaratmak isteyenlerin favorisi. Bu yaz peruklar ve pratik kaynaklar, stil oyununun en güçlü oyuncuları olacak.

MAKYAJDA ÜÇÜNCÜ BOYUT
Geleneksel makyaj algısı, 2026 Met Gala ile kabuk değiştiriyor. Sadece renklerle değil, yüksek doz taşlar, farklı dokular ve “mixed media” tekniklerle hazırlanan üç boyutlu uygulamalar dikkat çekti. Makyaj artık bir boyama değil, yüzeyin dışına taşan bir sanat eseri.

AÇIK RENK KAŞLAR
Bir süredir radarımızda olan ‘açılmış kaşlar’ akımı, Met Gala ile zirveye çıktı. Minimal makyajlara anında editoryal bir hava katan bu trend, dumanlı göz makyajlarıyla birleştiğinde ise görünümün ağırlığını alarak daha havalı ve dengeli bir sonuç veriyor.

EL MAKYAJI
Makyajın sınırları yüz bölgesinden parmak uçlarına kadar genişledi. Manikürle bütünleşen parmak boyalarıyla bu yaz eller ,mücevherden daha fazlasını taşıyacak.

DEKORATİF SAÇ AKSESUARLARI
Met Gala’da sıradan topuzlar geride kaldı. Metal tokalar, canlı çiçekler ve saç mücevherleriyle zenginleştirilen saç tasarımları, parti, festival ve özellikle gelinler için en büyük ilham kaynağı olmaya aday.

ÇİL MAKYAJI
Yoğun fondötenlerin ve ağır makyajların yapay etkisini kırmak için cilt dokusunu hatırlatan bu minik dokunuşlar, makyajın dozajı ne olursa olsun yüze anında ferah, taze ve genç bir enerji katıyor.

KONSTRAT BAKIŞLAR
‘Clean Girl’ estetiğinin sessizleştiği bu dönemde, göz makyajları daha sanatsal bir hal alıyor. Canlı renk paletlerinin yanardöner yansımalarla buluştuğu kontrast metalikler, bakışlara derinlik kazandırıyor.

MİNİMAL TIRNAKLAR
Abartının zirve yaptığı bir gecede bile minimal manikürler kendine yer buldu. Abartılı jel tırnaklar yerini kısa, temiz ve açık tonlardaki tırnaklara bırakıyor. Gösterişli kostümlerin altında yatan bu sadelik, bu yazın en güçlü manikür trendi olarak kaydedildi.

Mutfak dünyasının en popüler iki seçeneği “döküm demir” ve “paslanmaz çelik” arasında seçim yapmakta zorlanıyorsanız doğru yerdesiniz! Lezzet dünyasının iki demir başı olan bu tenceleri yakından tanımak için haberimizi okumaya devam edebilirsiniz…
Lezzet yalnızca doğru malzeme seçmekle değil o malzemeyi hangi yüzeyde buluşturacağınızı bilmekle başlar. Rastgele bir tencere seçimi bu noktada lezzetten taviz vermeye neden olabilir. Hem dayanıklı hem de fonksiyonel özelliklere sahip tencereler arasında yer alan “döküm demir” ve “paslanmaz çelik”, iyi bir seçim olsa da ikisi arasında karar vermek bazen zorlayıcı olabiliyor. Peki, döküm tencere mi daha iyi yoksa çelik tencere mi?
Farklı avantajlarıyla her ihtiyaca karşılık veren bu iki tencere arasında seçim yaparken ısı performansı, dayanıklılık, pişirme karakteri ve temizlenme süreci gibi faktörleri göz önünde bulundurabilirsiniz.
ISI PERFORMANSINI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUN
Isı dağılımı mükemmel olan döküm demir, ısıyı bünyesine geç alır ancak uzun süre korumaya devam eder. Tencerenin her noktası aynı derecede sıcak kaldığı için et mühürlemek ve yavaş pişen özellikle fırın yemekleri (yahni, tandır) için ideal bir seçim olacaktır. Ancak ani ısı değişiklikleri gerektiren tarifler için bu tür tencereler doğru bir tercih değildir.

Öte yandan aslanmaz çelik tencereler tam tersine, ısı değişimlerine karşı çok hassastır. Tek başına zayıf bir ısı iletkeni olan paslanmaz çelik, ısı değişimlerine anında tepki verir. Bu da hassas soslar ya da çorbalarda rahat bir şekilde kontrol edebilme gücüne sahip olmanızı sağlar. Isıyı kolay bir şekilde kontrol altında tutmak, yemeklerin dibinin tutmasını da önler.

UZUN ÖMÜRLÜ OLAN HANGİSİ?
Uzun yıllar mutfağınızın baştacı olacak, eskimek nedir bilmeyecek bir tencere arıyorsanız paslanmaz çelik, iyi bir tercih olabilir. Darbelere, çizilmelere ve yüksek ısıya karşı çok dirençli olan paslanmaz çelik, kararmaz ve hafif yapısıyla adından söz ettirir.

Döküm demir tencereler de oldukça ağır ve dayanıklıdır. Ancak düşürüldüğünde kırılabilir veya seramik ocaklara zarar verebilir. Aynı şekilde nemli kaldığı takdirde paslanma sorununa yol açabilir.

BAKIM VE TEMİZLİK KONUSUNA DİKKAT
Döküm demir tencereler oldukça hassas bir yapıya sahiptir. Döküm demir tencerelere doğal, yapışmaz ve korucuyu bir tabaka oluşturmak içib mutlaka ‘sezone etme’ yani (seasoning) yağlama işlemi yapılması gerekmektedir. Bu tencereler, deterjanla yıkanmamalı ve asla ıslak bırakılmamalıdır.

Paslanmaz çelik ise bulaşık makinesinde yıkanabilir veya sert tellerle ovulabilir. Ayrıca paslanma riski taşımaz ve yıkandıktan sonra kendi kendine kurumaya bırakılabilir.

PİŞİRMEDE ÜSTÜNLÜK
Doğal bir yapışmazlık yüzeyine sahip olan döküm demir tencereler, meşhur karamelize (Maillard reaksiyonu) dokuyu ve derin aromayı yemeklere kolay bir şekilde sunabilir.
Paslanmaz çelik tencerelerde ise yemekler tabana hafifçe yapışabilir. Bu da hem avantaj hem de risk oluşturabilir.

Zonguldak Kozlu Ortaokulu’nda öğrencileriyle birlikte okul konserinde sahna alan müdürün görüntüleri kısa sürede sosyal medyada viral oldu. Barış Manço’nun “Müsaadenizle Çocuklar” şarkısını öğrencileriyle birlikte seslendiren okul müdürü İbrahim Uğur, ses tonunun usta sanatçı Barış Manço’ya olan şaşırtıcı benzerliği ile dikkat çekti.
Zonguldak’ta düzenlenen bir okul konserinde sahneye çıkan müdür İbrahim Uğur, Barış Manço’nun “Müsaadenizle Çocuklar” şarkısını öğrencileriyle birlikte seslendirdi. Ses tonunun usta sanatçıya olan şaşırtıcı benzerliği sosyal medyada milyonlarca kez izlendi.

Zonguldak Kozlu Ortaokulu’nun “İz Çocuk Korosu” tarafından hazırlanan “90’lar Konseri”, yalnızca öğrencilerin performansıyla değil, sahneye çıkan okul müdürüyle de büyük ilgi topladı.
Okul müdürü İbrahim Uğur’un, Barış Manço’nun “Müsaadenizle Çocuklar” eserini seslendirmesiyle ortaya eğlendiren anlar çıktı.

Sosyal medyada paylaşılan görüntüler kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaşırken, çok sayıda kişi “Sesi aynı Barış Manço” yorumunda bulundu. Müdür Uğur’un öğrencilerle kurduğu sıcak iletişim de büyük beğeni topladı.
Beşiktaş yorumlarıyla gündeme gelen Hasan Arda Kaşıkçı ile Zafer Algöz arasında yaşanan sert tartışma sosyal medyada gündem oldu. Algöz’den dikkat çeken yanıt geldi.
Beşiktaş üzerine yaptığı yorumlarla gündeme gelen yayıncı Hasan Arda Kaşıkçı ile oyuncu Zafer Algöz arasında yaşanan tartışma sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Beşiktaş’ın Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Konyaspor’a mağlup olarak sezonu kupasız kapatmasının ardından eleştirilerin odağında teknik direktör Sergen Yalçın yer aldı.
YAYINDA ÜNLÜ OYUNCUYA “DEDE” DİYEREK SESLENDİ

Siyah-beyazlı takım hakkında yaptığı bir yayında konuşan Hasan Arda Kaşıkçı, Sergen Yalçın’a yakınlığıyla bilinen Zafer Algöz’ün yıllar önce Burak Yılmaz hakkında söylediği iddia edilen sözleri gündeme getirdi.
Kaşıkçı, “Burak Yılmaz Beşiktaş’a gelirse ben Beşiktaş’ı bırakırım diye bir cümlem yok. Öyle bir cümle kurup Beşiktaş iftarında başkanın yanında otursam utançtan ertesi güne çıkamazdım” ifadelerini kullanarak Zafer Algöz’ün geçmişte attığı bir tweeti hedef aldı.
Yayın sırasında Algöz’e yönelik sert ifadeler de kullanan Kaşıkçı, “Dede, sen hayatında hangi topa değdin?” sözleriyle ünlü oyuncuya seslendi.
ZAFER ALGÖZ’DEN YANIT GECİKMEDİ

Zafer Algöz ise sosyal medyada yayından paylaşılan bir kesite yorum yaparak, “Utanmaz adamlardan Beşiktaşlılık mı öğreneceğim. Hadi işinize bakın. Çocuk çocukla uğraşamam” ifadeleriyle yanıt verdi.
Ünlü oyuncu daha sonra, futbol oynadığı dönemden bir görüntüsünü paylaşarak kendisi hakkında yapılan eleştirilere cevap verdi.

Milyonlarca kişinin annelerine olan minnetini ve sevgisini ifade etmek için heyecanla beklediği Anneler Günü için takvimler netleşti. 2026 Anneler Günü ne zaman? İşte Anneler Günü tarihiyle ilgili ayrıntılar…
Dünya genelinde ve Türkiye’de her yıl büyük bir coşkuyla kutlanan Anneler Günü, bu yıl da Mayıs ayının ikinci haftasında idrak edilecek. Annelerin toplumlardaki eşsiz yerini onurlandırmak amacıyla düzenlenen bu anlamlı gün, 2026 yılında 10 Mayıs Pazar gününe denk geliyor.

2026 ANNELER GÜNÜ TAKVİMİ
Geleneksel olarak her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanan Anneler Günü, değişken takvim yapısı nedeniyle her yıl farklı bir tarihte kutlanıyor. Bu yıl 10 Mayıs tarihinde gerçekleştirilecek kutlamalar için hazırlıklar şimdiden başladı.
Vatandaşlar, anneleri için hediye seçimlerinden özel organizasyonlara kadar pek çok detayı bu takvime göre planlıyor.

ANNELER GÜNÜ TARİHÇESİ
Anneler Günü’nün kökeni, Antik Yunan ve Roma medeniyetlerindeki “Ana Tanrıça” festivallerine kadar uzansa da, modern anlamdaki ilk kutlamalar 20. yüzyılın başında Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıktı.
Anna Jarvis isimli kadının, 1905 yılında vefat eden annesini anmak için 1908 yılında başlattığı kampanya ile ivme kazandı. Jarvis’in çabaları sonuç verdi ve 1914 yılında ABD Kongresi’nin onayıyla Mayıs ayının ikinci pazarı resmi olarak “Anneler Günü” ilan edildi.

TÜRKİYE’DEKİ ANNELER GÜNÜ NE ZAMAN BAŞLADI
Ülkemizde ise Anneler Günü ilk kez 1955 yılında Türk Kadınlar Birliği’nin girişimiyle kutlanmaya başlanmış ve o tarihten bu yana her yıl ulusal düzeyde bir gelenek haline gelmiştir.
