DOLAR 43,9795 -0.01%
EURO 51,1583 0%
ALTIN 7.235,450,46
BITCOIN 3009497-0.57491%
İstanbul

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Alpkan Koç

Alpkan Koç

12 Mart 2026 Perşembe

Uzmanından Ramazan’da doğru beslenme önerileri

Uzmanından Ramazan’da doğru beslenme önerileri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ramazan’da doğru beslenme büyük önem taşıyor. Uzm. Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu, sahur ve iftarda ağır ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılması, sindirimi kolay ve tok tutan gıdaların tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Ramazan sofralarında en sık yapılan hatalardan birinin aşırı baharatlı ve yağlı yemekler olduğunu söyleyen Uzm. Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu, şu uyarıda bulunuyor:

“Çok baharatlı ve yağlı yiyecekler mideyi yorabilir, susuzluk hissini artırabilir ve gün içinde rahatsızlığa neden olabilir. Bu nedenle sahur ve iftar sofralarında özellikle aşırı baharatlı yemeklerden ve kızartmalardan kaçınmak gerekir.”

Ayrıca unun kavrularak hazırlandığı aşırı unlu çorbaların da sindirim açısından zorlayıcı olabileceğini belirten Bayburtluoğlu, çorbaların daha hafif hazırlanmasının önemine dikkat çekiyor.

Uzm. Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu ve Çağla Şıkel

Uzun süre tokluk hissi sağlayan besinlerin sahurda mutlaka yer alması gerektiğini belirten Bayburtluoğlu, şu önerilerde bulunuyor:

“Tam tahıllı ürünler, muz, haşlanmış yumurta ve yoğurt gibi protein ve lif açısından zengin besinler sahurda uzun süre tok kalmaya yardımcı olur. Ayrıca tam tahıllar lif içerikleri sayesinde sindirim sistemini destekler ve olası kabızlık sorunlarının önüne geçer.” Bayburtluoğlu, sahurda özellikle tam buğday ekmeği veya tam buğday unundan yapılmış ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.

BAĞIRSAK SAĞLIĞINI DESTEKLİYOR

Bağırsak

Bağırsak sağlığının Ramazan ayında daha da önem kazandığını belirten Bayburtluoğlu, probiyotik gıdaların sofralarda mutlaka yer alması gerektiğini şu sözlerle ifade ediyor:

“Özel probiyotik mayası ile yapılmış yoğurt ve geleneksel kefir gibi probiyotik gıdalar bağırsak florasını destekler. Bunun yanı sıra yer elması  gibi prebiyotik oranı yüksek sebzeler de bağırsakta faydalı bakterilerin çoğalmasına yardımcı olur. Probiyotikli yoğurtlarında gramında 1 milyon probiyotik bakteri olması için özel maya ile mayalanması gerekmektedir.”

SEBZE VE SALATA ÖNE ÇIKMALI

Salata

İftar sofralarında ağır yemekler yerine dengeli bir menü oluşturmanın önemine dikkat çeken Bayburtluoğlu, şu önerileri paylaşıyor:

“İftarı yer elması çorbası gibi hafif bir çorba ile açmak, ardından etli bakliyat yemekleri, sebzeli siyez bulguru pilavı ve bol mevsim sebzeleri ile hazırlanan bir salata içeren bir menü tercih etmek dengeli bir seçim olur. Ayrıca yoğurt bazlı mezeler de iyi bir alternatiftir.”

Bayburtluoğlu, özellikle sebze tüketiminin artırılmasını önererek şu örneği veriyor:

“Örneğin brokoliden yapılan bir kış cacığı hem besleyici hem de farklı bir alternatif olabilir. Cacık her zaman salatalıkla yapılmak zorunda değil, henüz salatalık turfanda ve daha fazla pestisit yüküne sahip olabiliyor turfanda ürünler.”

SAHURDA BUNLARDAN UZAK DURUN

Sucuk

Sahurda ağır ve tuzlu yiyeceklerin gün içinde susuzluk hissini artırabileceğini belirten Bayburtluoğlu, özellikle işlenmiş et ürünleri konusunda uyarıyor:

“Sucuk ve pastırma gibi tuz oranı yüksek gıdalar sahur için uygun değildir. Ayrıca yumurta sahurda çok iyi bir besindir ancak kızartmak yerine haşlanmış olarak tüketilmesi daha sağlıklı bir tercih olacaktır.”

HAFİF SÜTLÜ TATLILAR TERCİH EDİLMELİ

Tatlı

İftar sonrası tatlı tüketimi konusunda da ölçülü olunması gerektiğini söyleyen Bayburtluoğlu, şunları söylüyor:

“Baklava gibi ağır şerbetli tatlıların her gün tüketilmesi doğru değildir. Bunun yerine güllaç gibi daha hafif ve sütlü tatlılar tercih edilebilir. Güllaç tariflerinde rafine şeker yerine elma özü gibi doğal tatlandırıcılar kullanılabilir.”

DENGE ÖNEMLİ

Dengeli beslenme de en sık tercih edilen yiyecekler

Uzm. Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu’na göre Ramazan’da da sağlıklı beslenmenin temelinde her zaman olduğu gibi denge, çeşitlilik ve ölçülülük yer alıyor.

“Ramazan sofraları zengin olabilir ancak önemli olan vücudu yormayan, sindirimi kolay ve besleyici seçimler yapmaktır. Liften zengin sebzeler, tam tahıllar, protein kaynakları ve probiyotik gıdalar dengeli bir Ramazan beslenmesi için en doğru seçeneklerdir.”

Devamını Oku

Maliye Bakanlığından Serenay Sarıkaya’ya teşekkür belgesi!

Maliye Bakanlığından Serenay Sarıkaya’ya teşekkür belgesi!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gelir vergisi yönünden gönüllü uyum seviyesi yüksek mükellefler arasında yer alan ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya’ya “Vergi Haftası” kapsamında teşekkür belgesi takdim edildi.

“Lale Devri”, “Medcezir”, “Aile”, “Kimler Geldi Kimler Geçti” gibi bugüne dek sayısız başarılı projede rol alan ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya’ya Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından düzenlenen “Vergi Haftası” kapsamında teşekkür belgesi verildi.

Gelir vergisi yönünden gönüllü uyum seviyesi yüksek mükellefler arasında yer aldığı ifade edilen ünlü oyuncuya belgesi, İstanbul Defterdarı Rıza Bilgiç tarafından takdim edildi.

Bilgiç’in belgeyi takdim ettiği anlara ait bir kare de kamuoyuyla paylaşıldı.

GÖNÜLLÜ UYUM NE DEMEK?

Bir mükellefin vergi yükümlülüklerini herhangi bir zorlamaya gerek kalmadan doğru ve zamanında yerine getirmesi ‘gönüllü uyum’ olarak nitelendirilmektedir. Vergi beyannamelerini zamanında veren, gelirini doğru ve eksiksiz bildiren, vergisini zamanında ödeyen ve vergiyle ilgili yükümlülükleri düzenli bir şekilde uygulayan kişiler ise “gönüllü uyum seviyesi yüksek” kabul edilmektedir.

Devamını Oku

Hepsi grubunun eski yıldızıydı! Yasemin Yürük talihsiz bir kaza geçirdi

Hepsi grubunun eski yıldızıydı! Yasemin Yürük talihsiz bir kaza geçirdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir dönemin unutulmaz müzik gruplarından “Hepsi” ile yıldızı parlayan Yasemin Yürük, sevenlerini endişelendirdi. Sokakta yürüdüğü sırada dengesini kaybeden ünlü ismin ayağı alçıya alındı.

2000’li yıllara damga vuran “Hepsi” grubunun üyelerinden Yasemin Yürük, talihsiz bir kazayla gündeme geldi. Uzun bir süredir kariyerine kişisel antrenör olarak devam eden ünlü isim, Etiler’de yürüyüş yaptığı esnada dengesini kaybederek yere düştü.

Acı içinde apar topar hastaneye kaldırılan ünlü şarkıcıya yapılan kontroller sonrası ayağının iki yerinde kırık olduğu belirlendi.

Ayağı alçıya alınan Yürük, hastane odasından bir karesini sosyal medya hesabından paylaşarak durumunun iyi olduğunu duyurdu.

 

Devamını Oku

Esra Erol ‘Uluslararası Yardım İşareti’ni uygulamalı gösterdi

Esra Erol ‘Uluslararası Yardım İşareti’ni uygulamalı gösterdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ünlü sunucu Esra Erol, canlı yayında tüm dünyada geçerli olan ‘Ulusal Yardım İşareti’nin nasıl kullanacağını uygulamalı bir şekilde anlattı. Tehdit ve şiddet altındaki kişilerin sesini duyurabilmesi için hayati önem taşıyan bu işaretin detayları, izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.

HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE

Hafta içi her gün ‘Esra Erol’da programıyla karşımıza çıkan ünlü sunucu Esra Erol, canlı yayında ‘Ulusal Yardım İşareti’ hakkında bilgi verdi.

Esra Erol

SESSİZ YARDIM ÇAĞRISINI ANLATTI

Ulusal yardım işareti, tehdit veya baskı altında olan kişilerin karşılarındaki kişinin (başta kadınlar ve çocuklar) sessizce yardım isteyebilmesi için geliştirilen ve dünya genelinde kabul gören ‘Sessiz Yardım Çağrısı’ el işaretidir.

Esra Erol

Programda bu işaretin ne anlama geldiğini ve nasıl kullanılacağını anlatan Esra Erol, izleyicilerin bu işaretin tanımasının önemine dikkat çekti.

Ulusal Yardım İşareti

Erol, “Bu çok önemli bir işaret. Bunu çocuklarımıza da anlatacağız. Bir gün sizin ihtiyacınız olabilir ya da bu işareti yapan birini görebilirsiniz.” ifadelerini kullandı.

YARDIM İŞARETİ NASIL YAPILIR?

Yardım işaretini yapmak için avuç içinizi karşıya gösterecek şekilde elinizi kaldırın. Dört parmağınız yukarı bakmaya devam ederken, başparmağınızı avucunuza sokun. Diğer dört parmağı aşağı doğru katlayarak başparmağınızı kapatın. Başparmağınızı sabit tutacak şekilde dört parmağınızı açıp kapayın.

Bu işaret, eli tek bir pozisyonda tutulan bir şekilde olmak yerine, kolayca görülebilmesi için kasıtlı olarak tek bir sürekli el hareketi olarak tasarlanmıştır.

Dört parmak ile yapılan el işareti, video görüşmesi sırasında da kullanılabilir. Bu yönüyle hem yüz yüze hem de çevrimiçi anlarda ev içi şiddet veya herhangi bir şiddet görme durumunu ve yardım ihtiyacını haber vermek için kullanılabilir.

Devamını Oku

12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde uzmandan alarm: Çocuklarda böbrek hastalığının ilk sinyali ateş

12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde uzmandan alarm: Çocuklarda böbrek hastalığının ilk sinyali ateş
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çocuğunuzda fark edilmeyen bir ateşin veya bir paket cipsin bedeli diyaliz olmasın. 12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde çocukluk çağı böbrek sağlığına dair en kritik uyarı Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Önder Yavaşcan’dan geldi: “Basit bir ateşle maskelenen enfeksiyonlar ve mutfaktaki paketli zehirler, çocukları böbrek nakli sırasına sokuyor.”

HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE

Çocukluk çağında böbrek sağlığını tehdit eden bazı hastalıklar çoğu zaman basit belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Özellikle yalnızca ateşle kendini gösteren idrar yolu enfeksiyonları, fark edilmediğinde böbreklerde kalıcı hasara yol açabiliyor. 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında önemli uyarılarda bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Prof. Dr. Önder Yavaşcan, çocuklarda böbreğin son derece hassas bir organ olduğunu ve bazı hastalıkların ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Önder Yavaşcan

ÇOCUKLARDA EN SIK NEDEN: İDRAR YOLU ENFEKSİYONU

Çocukluk çağında böbreğe zarar veren hastalıkların erken teşhis edilmesinin hayati önem taşıdığını belirten Prof. Yavaşcan, “Özellikle idrar yolu enfeksiyonları böbrek hasarının en önemli nedenlerinden birisidir. Özellikle küçük çocuklarda kendini yalnızca ateşle gösterebilir. Kendini ifade edemeyen bir çocukta ateş görüldüğünde idrar tahlili yapılması tanı açısından büyük önem taşır. Bu hastalık tekrarlayıcı olabileceği için, tekrar eden enfeksiyonlarda böbreğe zarar verebilecek altta yatan nedenlerin mutlaka araştırılması gerekir” dedi.

Prof. Dr. Önder Yavaşcan

HAZIR GIDALAR VE TUZ TÜKETİMİ ÇOCUKLARDA RİSK OLUŞTURUYOR

Beslenme alışkanlıklarının değişmesinin de böbrek sağlığını etkilediğini vurgulayan Prof. Yavaşcan, “Geçmişte daha çok yetişkinlerde görülen bazı sorunlar artık çocuklarda da ortaya çıkıyor. Günümüzde çocuklar daha fazla hazır gıda tüketiyor, daha fazla tuz alıyor ve daha az hareket ediyor. Bu durum hipertansiyona yol açabiliyor ve böbrekleri zorlayabiliyor. Bu nedenle çocukları paketli, kutulu ve şişelenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak tutmak, ev yapımı besinlerle beslenmelerini sağlamak çok önemli” diye konuştu.

SU TÜKETİMİ ÇOCUKLAR İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Yeterli su tüketiminin böbrek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Yavaşcan, “Her yaş grubunun içmesi gereken uygun bir su miktarı vardır. Ancak su içmek çoğu zaman aklımıza gelmeyebiliyor. Bu nedenle hem kendimize hem de çocuklarımıza su içmeyi hatırlatmalı ve teşvik etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“DİYALİZ ÇOCUĞA YAKIŞMAYAN BİR TEDAVİ”

Böbrek yetmezliği gelişen çocuklarda diyalizin hayat kurtarıcı bir tedavi olduğunu ancak çocuklar için zor bir süreç oluşturduğunu belirten Yavaşcan, şunları söyledi: “Diyaliz gerektiğinde çocuğun hayatını kurtaran çok önemli bir tedavidir. Ancak diyaliz tedavisi gören çocukların büyüme ve gelişmesi yavaşlayabilir, okul hayatıyla tedaviyi bir arada yürütmek zorlaşabilir. Bu nedenle son dönem böbrek yetmezliği gelişen çocuklarda en uygun tedavi yöntemi böbrek naklidir.”

ABUR CUBURLARDAN UZAK DURULMALI

Paketli gıdalarla ilgili uyarılarda bulunan Prof. Dr. Yavaşcan, “Bu gıdalar aşırı kalori ve tuz yükü barındıran gıdalar olup bu durum çocukluk çağı hipertansiyonu açısından risk oluşturuyor Aşırı kilo almak böbrek hastalıkları için önemli bir risk oluşturuyor. Çocukluk çağında bunun en önemli sebebi, ekran karşısında çok uzun vakit geçirmek ve bu sırada abur cubur diye tanımlanan paketli gıdaları yoğun bir şekilde tüketmek olarak tanımlanıyor. Bu süreler günde 2 saat ile kısıtlanmalı ve çocuklar içinde hareketin olduğu spor aktivitelerine yönlendirilmeli” dedi.

KADAVRADAN NAKİL VURGUSU

Böbrek naklinin çocukların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirten Prof. Dr.  Yavaşcan, kadavradan organ bağışının önemine de dikkat çekti. “Her çocuk böbrek naklini hak eder. Böbrek nakli çocukların normal yaşamlarına ve okul hayatına daha kolay uyum sağlamasını sağlar. Kadavradan organ bağışının artması, organ bekleyen hastalar için büyük önem taşıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Devamını Oku