04 Ocak 2026 Pazar
Ekmek Teknesi’nin Mehpare’si olarak tanınan ünlü oyuncu Mehtap Bayri, 5 yıl önce köye taşındığını duyurmuştu. Köye yerleşen ünlü oyuncu sosyal medya hesabından yeni mesleğini paylaştı.
Bir dönem izlenme rekorları kıran Ekmek Teknesi dizisinde canlandırdığı Mehpare karakteriyle gönüllere taht kuran ünlü oyuncu Mehtap Bayri 5 yıl önce Muğla Yeşilyurt’tan aldığı yayla evinde yaşamaya başladı.
YENİ MESLEĞİNİ DUYURDU
Köye yerleştikten sonra oyunculuğa ara vererek zeytin yetiştiriciliğine yönelen Bayri, hobi olarak girdiği zeytin yetiştiriciliği, bugün profesyonel bir üretime dönüştü.

Instagram hesabından kendi elleriyle yetiştirdiği zeytinlerden elde ettiği zeytinyağlarının satışına başladığını duyuran ünlü oyuncu paylaşımında şu ifadelere yer verdi.
“ZEYTİN BENİM AŞKIM, SEVDAM VE TUTKUM”
“CANIM ZEYTİN AĞACI’nın içinde barındırdığı onca şifaya katkımız doğru ve iyi tarımla olacaktır. Yolumun zeytinle buluştuğu güne teşekkürüm sonsuz. Ona olan aşkım, sevdam, tutkum hep var olsun…
Biz yokken sen vardın. Ne mutluyum seninle bu yolculukta şifa dolu nitelikli muhteşem meyve suyunu içtiğim ve paylaştığım için…

İyi ki varsın canım zeytin…”
İlk olarak resmi çiftçi belgesi alarak başlayan ünlü oyuncu aynı zamanda Memecik zeytinini dünyaya tanıtmayı hedeflediğini açıkladı.
Uzun süredir yaşadığı sağlık sorunlarıyla gündeme gelen ünlü şarkıcı Lara bu defa Umre paylaşımıyla duygulandırdı.
Yaşadığı ciddi sağlık sorununu atlatan ve beynindeki kitlenin iyi huylu olduğu anlaşılan ünlü şarkıcı Lara, zor günleri geride bıraktı.
MANEVİ YOLCULUĞUNDAN PAYLAŞTI
Lara, daha önceki açıklamalarında çocukluğundan itibaren yaşayacağı önemli olayları, özellikle de hastalık sürecini rüyalarında gördüğünü ifade etmişti. Ünlü şarkıcı sıkça gördüğü rüyalar ve hissettiği manevi yönlendirmeler sonrasında önemli bir karar alarak Umre’ye gittiğini duyurdu.

“KALBİM ÇOK DOLU”
Sağlık mücadelesini geride bırakan ünlü şarkıcı yaşadığı manevi anları ve duygularını sosyal medya hesabından paylaşarak takipçilerini duygulandırdı. Umre’den bir fotoğraf paylaşan ünlü şarkıcı, “Şu anda Arafat Dağı’nın önündeyim… Kalbim çok dolu. Dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar burada, aynı niyetle, aynı duayla Rabbine yöneliyor. Arafat; affın, tövbenin ve yeniden doğuşun yeridir. Bu mübarek mekanda edilen duaların kabulüne inanarak herkesi gönlümde taşıyorum” notunu düştü.

Kaygı, insanı tehlikelere karşı koruyan doğal bir mekanizma olsa da günümüzde kontrolsüz bilgi akışı bu sistemi tersine çevirebiliyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Klinik Psikolog Elif Pehlivan, özellikle sosyal medya ve yapay zeka tabanlı uygulamaların kaygıyı beslediğini belirterek, yanlış ve aşırı bilginin belirsizlik hissini artırdığını söyledi.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE
İnternette yapılan birkaç arama, çoğu zaman rahatlatmak yerine kaygıyı daha da büyütebiliyor. Sosyal medyada ve yapay zekâ uygulamalarında karşılaşılan sayısız ihtimal, özellikle kaygıya yatkın bireylerde zihni bir çıkmaza sürüklüyor. Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi’nden Klinik Psikolog Elif Pehlivan, dijital çağda artan kaygının nedenlerine dikkat çekti.

“KAYGI BİR ALARM SİSTEMİDİR”
Kaygının temel işlevinin kişiyi korumak olduğunu belirten Klinik Psikolog Elif Pehlivan, “Kaygı, belirsizliğe ve olası tehlikelere karşı bizi uyanık tutan bir alarm sistemidir. Ancak zaman zaman gerçek tehlike ile ihtimali ayırt etmekte zorlanır ve ihtimalleri de gerçekmiş gibi algılayabilir. Özellikle kaygıya yatkın bireylerin ve hastalık kaygısı yaşayan kişilerin internette yaptıkları araştırmaların durumu daha da zorlaştırıyor. Kişi bedeninde hissettiği en ufak bir belirtide ya da aklına düşen bir şüphede sosyal medyaya veya yapay zekaya yöneldiğinde karşısına sayısız olasılık çıkıyor. Zaten alarmda olan zihin, bu ihtimallerin hepsini gerçek tehlike gibi algılayabiliyor” diye konuştu.

BELİRSİZLİK AZALMIYOR, DAHA DA ARTIYOR
Bilgi arayışının her zaman rahatlatıcı olmadığını vurgulayan Pehlivan, “Düz mantıkla araştırmak belirsizliği azaltıyor gibi düşünülür. Ancak kaygı söz konusu olduğunda, karşılaşılan çok sayıda ihtimal belirsizliği artırıyor ve alarm sistemini daha da tetikliyor. Yoğun kaygı yaşayan kişilerde düşünme biçimi de değişiyor. Bu noktada yalnızca bilgi akışını kısıtlamak yeterli olmaz. Kişinin düşünce ve davranış biçiminin yeniden ele alınması gerekir. Psikoterapi bu sürecin en önemli basamaklarından biridir” dedi.

ÖNCE TIBBİ DEĞERLENDİRME, SONRA PSİKOTERAPİ
Kaygı yaşayan kişilerin çoğu zaman ciddi fiziksel hastalıkları olduğuna inandığını belirten Elif Pehlivan, “Bu durum genellikle psikolojik bir döngüdür. Ancak fiziksel bir rahatsızlığı göz ardı etmemek için kişilerin önce uzman hekimlere başvurması gerekir. Yapılan tetkikler temiz çıktığında, hekimin verdiği bilgilere güvenerek psikoterapi sürecine devam etmek en sağlıklı yaklaşımdır” şeklinde konuştu.
Şarkıları ve zaman zaman verdiği tepkilerle gündem olan ünlü şarkıcı Teoman son yaptığı açıklamayla çok konuşuldu. Ünlü şarkıcı bu defa yeni çağın çocuklarına fena çıkıştı.
Geçtiğimiz günlerde şarkıcılık kutsal meslek mi sorusana verdiği cevapla gündem olan ünlü şarkıcı Teoman bu defa son yaptığı açıklamayla gündeme geldi. Türk rock müziğinin sevilen isimlerinden Teoman, yeni çağın çocukları hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“BEN BUNA GERÇEKTEN SİNİR OLUYORUM”
“Yeni çağın çocuklarının şımarıklığına katlanamıyorum” diyen Teoman, şu ifadeleri kullandı:
“Sadece çocukların değil, anne – babaların onları şımartmasına da tahammül edemiyorum. Artık çocuklar her şeyin patronu gibi oldular. İnsanlar evlerini satıyor, büyük sorumluluklar altına giriyorlar çocukların uyduruk ihtiyaçlarını karşılamak için. Ben buna gerçekten sinir oluyorum. Onlar prens veya prenses değil. Lütfen herkes çocuklara, çocuk gibi davransın.”

‘ŞARKICILIK KUTSAL DEĞİL’ DEMİŞTİ
Teoman, “Peki şarkıcılık kutsal mı?” sorusuna şu sözlerle yanıt vermişti.
“Altı üstü şarkıcıyız, neresi kutsal olacak? İnsanları eğlendiriyoruz. Sahnede iki saat boyunca gündelik hayatlardan uzaklaştıran, şovmen gibi düşünmeleri gerekir. Şarkıcılık kutsal değil. Önemli bir iş yapmıyoruz.”
Eski İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) müdürü, Türk operasının önemli ismi, bariton ve akademisyen Prof. Dr. Mesut İktu, yaşamını yitirdi.
Eski İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü, bariton ve akademisyen Prof. Dr. Mesut İktu 79 yaşında hayatını kaybetti.
ACI HABER SOSYAL MEDYADAN DUYURULDU
İktu’nun vefatını, İstanbul Devlet Opera ve Balesi sosyal medya yaptığı paylaşımla sevenlerine acı haberi duyurdu.
“İstanbul Devlet Opera ve Balesi olarak acımız çok büyük! Türk operasının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen değerli sanatçımız ve önceki dönem Müdür ve Sanat Yönetmenlerimizden Mesut İktu’yu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz”

CENAZE PROGRAMI BELLİ OLDU
Ünlü sanatçının cenaze töreni 4 Ocak Pazar günü saat 10.30’da AKM (Atatürk Kültür Merkezi)’ de düzenlenecek. İktu’nun naaşı öğle namazının ardından Üsküdar Şakirin Camii’nden kaldırılarak Ihlamurkuyu Mezarlığı’na defnedilecektir.
PROF. DR. MESUT İKTU KİMDİR?
79 yaşında hayatını kaybeden İktu, sadece sesiyle değil hocalığıyla da adından söz ettirmiştir. Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olduktan sonra Berlin’de eğitim gören İktu, dünyanın farklı yerlerinde konserler verdi. Yurt dışında verdiği konserlerde Türk bestecilerin eserlerine yer vererek,milli müziğimizi tanıttı.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde Genel Müdürlük ve Sanat Yönetmenliği yapan Ünlü sanatçı, aynı zamanda Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü’nün kurucuları arasında yer almıştır. İktu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda müdürlük yaptığı dönemde sayısız opera sanatçısı yetiştirmiştir. Ünlü opera sanatçısın İktu’nun vefatından kısa bir süre önce 2025 yılı İKSV (İstanbul Kültür Sanat Vakfı) tarafından 53. İstanbul Müzik Festivali’nde “Onur Ödülü” takdim edilmiştir.