DOLAR 43,5333 0.1%
EURO 51,3990 -0.09%
ALTIN 6.866,52-0,60
BITCOIN 32136160.44777%
İstanbul

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Alpkan Koç

Alpkan Koç

18 Şubat 2026 Çarşamba

Tok tutan sahur tarifleri!

Tok tutan sahur tarifleri!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ramazanın en özel anlarından biri olan sahurda, ister zengin bir sofra kurun ister pratik tarifler tercih edin, en önemli nokta gün boyu tok tutacak besleyici seçenekler hazırlamaktır. Günlük hayatın temposu içinde uzun uzun sahur yapmaya vakit bulamasanız bile doğru tariflerle hem zamandan tasarruf edebilir hem de enerjinizi koruyabilirsiniz. İşte sizin için önerdiğimiz tok tutan sahur tarifleri…

Ramazan’ın başlamasıyla birlikte sahurda ne yiyeceğiz derdine son bulması adına hem tok tutacak hem de pratik olacak birbirinden farklı sahur tariflerini hazırladık. Farklı ve lezzet dolu bu tarifler sahurda damak tadınıza hitap ederek gün boyu tok tutacaktır.

PATATESLİ YUMURTA TARİFİ

Malzemeler:

  • 2 adet yumurta
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 4 adet küçük boy haşlanmış patates
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 çay bardağı rende kaşar peyniri
  • 1 çay kaşığı toz kırmızı biber
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 çay kaşığı tuz
  • Yarım çay kaşığı karabiber

Hazırlanışı:

  1. Patatesli yumurta için öncelikle patateslerimizi haşlayın ve kabuklarını soyun.
  2. Daha sonra patatesleri bölelim ve bir kenarda bekletin.
  3. Uygun bir tavaya tereyağını alın ve eritmeye başlayın.
  4. Yağ eridikten sonra haşlanmış patatesleri tavaya aktarın ve kavurmaya başlayın.
  5. Patateslerin rengi hafif döndüğünde kırmızı toz biber, karabiber, tuz, pul biberi ekleyerek karıştırın.
  6. Üzerine yumurtaları kırarak ekleyelim ve çok fazla karıştırmadan yayın..
  7. Kaşar peyniri rendesini de yumurtalı patatesimizin üzerine gezdirin. Tavanın üzerine kapağını kapatarak peynirlerin tamamen erimesini bekleyin.
  8. Peynirler eridikten sonra kapağı kaldıralım. Kıyılmış maydanozu üzerine serperek servis edelim.

Afiyet olsun!

AÇIK TOST TARİFİ

Malzemeler:

Ekmek (istediğiniz bir ekmek) bu tarif 4 yarım sandviç ekmeği için

Sosu için:

  • 1, 5 yemek kaşığı salça
  • 1 dış rendelenmiş sarımsak
  • 1 çay kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı ucuyla pul biber

Üzeri için:

  • Yeteri kadar rendelenmiş kaşar peyniri
  • Yeteri kadar dilimlenmiş sucuk
  • Yeteri kadar  dilimlenmiş domates

 

Hazırlanışı:

  1. Sosu için bütün malzemeleri uygun bir kasede karıştırın.
  2. Ekmeklerin üzerine paylaştırın ve her yerine gelecek şekilde sürün.
  3. Kaşar peyniri koyun domates ve sucuğu yerleştirin.
  4. Tost makinesine koyun üzerine yağlı kağıt yerleştirip kaşar eriyene kadar pişirin. 

Afiyet olsun.

BÖREK TADINDA OMLET TARİFİ

Malzemeler:

  • 1 tutam maydanoz
  • 1 kase beyaz peynir
  • 4 adet yumurta
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı pul biber

Hazırlanışı:

  1. İlk olarak maydanozu ince ince kıyın. Peyniri bir kase içerisine alalım ve çatal ile ezin.
  2. Uygun bir karıştırma kabına yumurtaları alarak güzelce çırpın.
  3. Ardından un, kabartma tozu ve pul biberi de ekleyerek karıştırın
  4. Peynir ve maydanozu da ilave ederek karıştırmaya devam edin.
  5. Pişirmek için tavaya tereyağını alıp eritin. Yağ eridikten sonra hazırlamış olduğunuz omlet karışımını üzerine dökün..
  6. Tavamızın kapağını kapatarak omletin 3-4 dakika kadar pişirebilirsiniz.
  7. Alt tarafı pişen omleti spatula yardımı ile ters çevirin ve bu yüzünü de kontrollü bir şekilde kızarana kadar pişirin.
  8. Her iki tarafı da güzelce pişen omletimiz servise hazır. Servis tabağına aktarıp dilimleyerek servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun!

SÜTLÜ BİBER KAVURMASI

Malzemeler:

  • 0-15 adet yeşil biber
  • 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 su bardağı süt (200 ml)
  • Yarım çay kaşığı tuz

 

Üzeri için;

  • 1 tatlı kaşığı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber

Hazırlanışı:

  1. Sütlü biber kızartması için öncelikle biberlerin saplarını kesin ve eşit parçalar halinde doğrayın. Bu aşamada biberleriniz çok çekirdekliyse çekirdeklerini çıkartarak kullanabilirsiniz.
  2. Ardından uygun bir tavaya sıvı yağı alalım. Doğradığımız biberleri tavaya alalım ve orta ateşte, hafif diri kalacak şekilde soteleyelim.
  3. Biberlerin üzerine unu ilave edelim ve bir kaç dakika karıştırarak kavuralım.
  4. Daha sonra süt ve tuzu ekleyerek koyulaşana kadar karıştırarak pişirelim.
  5. Üzerinin sosu için ayrı bir tavaya tereyağını alalım ve eritelim.
  6. Toz kırmızı biberi de eriyen tereyağının üzerine ekleyelim ve karıştıralım.
  7. Kızdırdığımız sosumuzu sütlü biber kavurmasının üzerine gezdirelim ve ocaktan alarak servis edelim.

Afiyet olsun!

Devamını Oku

Ramazanda sağlıklı beslenmenin ipuçları! Kilo almak istemiyorsanız bunlara dikkat edin

Ramazanda sağlıklı beslenmenin ipuçları! Kilo almak istemiyorsanız bunlara dikkat edin
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ramazan ayında yemek çeşitlerini artırmayı sevdiklerimizle soframızı paylaşmayı severiz. Oruçken beslenme şeklimizde büyük değişiklikler meydana gelmektedir. Ramazan ayında yanlış beslenme şekilleri kilo artışına ve bazı mide-bağırsak rahatsızlıklarına neden olabilir. Ramazan ayını sağlıklı geçirmenizi sağlayacak beslenme ipuçlarını Liv Hospital Uzm. Diyetisyen Özgenaz Kazan anlattı.

Ramazan ayında beslenme alışkanlıklarımız, açlık süremiz ve yediğimiz yemeklerin çeşitliliği değişmektedir. Ancak sağlığımızı korumak için beslenmemize dikkat etmemiz gerekmektedir. Öncelikle orucumuzu açarken dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var. Bunlardan ilki yemek yemek için acele etmemek. Bir adet hurma ile orucumuzu açtıktan sonra çorba ile devam etmeliyiz. Uzun süreli açlığın ardından aniden yüklenmesi mide ve bağırsak problemleri yaşanmasına sebep olabilir. Orucumuzu çorba ile açtıktan sonra 5-10 dakika bekledikten sonra ana yemeğe geçilmelidir.

NEDEN 5-10 DAKİKA BEKLEMELİYİZ?

Bunun nedeni beynimiz doyma sinyalini 15-20 dakika sonra verir. Beynin tokluk sinyali göndermesine zaman tanıdığınızda fazla besin alımı ve buna bağlı kilo artışını önlemiş olursunuz. Uzun süreli açlık sonrası iftar öğününde kan şekeri seviyesi düşük olduğundan fazla miktarda besin tüketim isteği doğmaktadır. Bu da hem fazla kilo almamıza hem de mide ve bağırsak hastalıklarına neden olabilir.

İftar menüsünde ana yemek olarak ise; az yağlı sebze ya da kurubaklagil yemekleri veya et, köfte, tavuk, balık gibi protein kaynaklarını ızgara, fırın yada haşlama yöntemi ile pişirerek tüketmeyi tercih etmek gerekir. İftar sorasında mutlaka yeşil yapraklı sebzelerden oluşan salataya da yer vermek gerekiyor.

İftar sofranızda yeşil yapraklı sebzelerde oluşan bir salataya yer verin. İftar sonrası tatlı tüketimine dikkat Ağzımızın tadı kaçmasın iftar sonrası tatlı tüketimi tercihinizi haftada 2 gün ev yapımı sütlü tatlıdan yana kullanın. Az şekerli meyve tatlıları veya meyve komposto tercih edebilirsiniz.

İFTAR SOFRASINDA HURMA NEDEN ÖNEMLİ?

Ramazan ayı denilince akla ilk gelen hiç şüphesiz ki Hurma. Hurma, potasyum açısından oldukça zengin bir meyvedir. Potasyum, sinir sistemi ve kasların çalışmasında önemli rol oynar. Ayrıca vücutta kırmızı kan hücresi yapımını desteklediği için de kansızlığa da iyi gelir. Ramazan ayında hurma tüketimine de dikkat etmek gerekir.

SAHURDA AŞIRI YAĞLI YEMEKLER VE HAMUR İŞİNDEN UZAK DURUN 

Ramazan ayında uykusunun bölünmesini istemeyenler sahur yapmadan oruç tutmayı tercih ediyorlar. Ancak sağlık açısından mutlaka sahur yapmak gerekiyor. Ramazan ayında ilk öğün olarak adlandırdığımız sahur öğünü oldukça önemlidir. Sahur yapılmaması iftar saatine kadar olan açlık süresinin uzamasına ve gün içinde kan şekerinin düşmesine neden olur. Sahur öğününün yüksek karbonhidrat içeren hamur işi, unlu mamuller, şeker ve tuz içeriği yüksek gıdalardan oluşması ise yağlanmayı dolayısıyla kilo artışını tetikler.

Sahurda ne tükettiğiniz çok önemli. Sahurda; peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler ve sebze grubundan oluşan besleyici bir kahvaltı veya çorba ve hafif zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir menü tercih etmek doğru olacaktır. Aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemeklerle hamur işlerinden uzak durulması gerekir.

İFTAR İLE SAHUR ARASINDA 2-25 LİTRE SIVI TÜKETİN

Yeterli sıvı aldığınızdan emin olun oruç tutarken gün içinde sıvı ve mineral eksiklikleri yaşanır. İftar ile sahur arasında 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterin. Ramazanda hareketsizlik kilo artışına ve bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olabilir. İftardan sonra 30-45 dakika orta tempolu yürüyüş sindirim sistemini destekler ve kilo artışını önler. Kronik hastalığı olanlar oruç tutmadan önce mutlaka hekime danışmalıdır.

Devamını Oku

Emziren anne oruç tutabilir mi? Lohusalık oruç tutmaya engel mi? Diyanet açıkladı

Emziren anne oruç tutabilir mi? Lohusalık oruç tutmaya engel mi? Diyanet açıkladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in gelişi ile lohusalık döneminde olan ve emziren anneler oruç tutup tutmamaları ile ilgili aramalar yapmaya başladı. Diyanet’e göre hamile, lohusa ve emziren kadınların Ramazan ayında oruç hükmü nedir, fidyemi kaza mı gerekir? İşte annelerin sorularının cevabı…

Huzur, rahmet, bereket ve mağfiret ayı Ramazan-ı Şerif’in başlamasıyla birlikte oruç tutmayla ilgili sorular gündemde yerini almaya başladı. Emziren, lohusa ve hamile kadınlar ‘Emziren anne oruç tutmalı mı?’, ‘Süt kesilirse ne olur?’, ‘Hamileler oruç tutmak zorunda mı?’ sorularını merak ediyor. 

 

 

Peki Diyanet İşleri Başkanlığı’na göre hamile, lohusa ve emziren kadınların Ramazan’da oruç hükmü nedir?

 

 

BEBEK EMZİREN VE GEBE ANNELER ORUÇ TUTUABİLİR Mİ?

İşte Diyanet’in konuyla ilgili fetvası:

“Ramazan orucunu tutmamak için geçerli mazeretlerden biri de gebelik veya çocuk emzirmektir. Gebe veya emzikli olan kadınlar, kendilerine yahut çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları hâlinde oruç tutmayabilirler. Bunlar bir yönüyle hasta hükmünde oldukları gibi onlara bu ruhsatı tanıyan hadisler de bulunmaktadır. (Nesâî, Sıyâm, 52 [2274], 62 [2315]; İbn Mâce, Sıyâm, 12 [1667])

Kendisi dayanabilecek ve çocuk da etkilenmeyecek ise gebe ve çocuk emziren kadın oruç tutabilir. Bu konuda alanında uzman bir hekime danışılması uygun olur. Hamilelik ve çocuk emzirme gibi meşru sebeplerle oruç tutamayan kadınlar, tutamadıkları bu oruçlarını şartların elverişli olduğu başka zamanlarda kaza ederler.”

LOHUSA KADIN ORUÇ TUTABİLİR Mİ?

İslami hükümlere göre lohusalık dönemi, (nifas hali devam ediyorsa) bu dönemde kadınların hayız haline benzer şekilde ibadet muafiyetleri bulunur. Dolayısıyla lohusalık süresi boyunca oruç farz kabul edilmez. Ramazan ayına denk gelen lohusalık durumu, kadına bu ibadetten muaftır. Bu dönemde tutulmayan oruçlar daha sonra kaza edilir.

KURAN-I KERİM’DE ORUÇ İBADETİ VE HÜKMÜ 

Bakara, 2/184
“Oruç, sayılı günerdedir. Sizden kim hasta ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (Diyanet işleri Kur’an-ı Kerim meali)

Bakara, 2/185
“(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.”
(Diyanet işleri Kur’an-ı Kerim meali)

Devamını Oku

Yeşilçam yıldızı Aydan Şener’den sert çıkış: Ben varoştan gelmedim!

Yeşilçam yıldızı Aydan Şener’den sert çıkış: Ben varoştan gelmedim!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gazeteci Nil Gülsüm’ün sunumunu üstlendiği “Maksat Muhabbet” programının son konuğu Aydan Şener oldu. “Çalıkuşu”dizisi ile hafızalara kazınan Aydan Şener, bilinmeyen yönlerini ilk kez anlattı.

Gazeteci Nil Gülsüm’ün YouTube kanalında izleyenlerle buluşan “Maksat Muhabbet” programı, izleyiciyi sadece bir sohbete değil, gündem oluşturacak bir yüzleşmeye davet ediyor. İlgi gören programın son bölümüne, sanat dünyasının önemli isimlerinden Aydan Şener konuk oldu.

“AİLE YAPISINA UYGUN İÇERİK ÜRETMEYE ÖNEM VERİYORUM”

Aydan Şener, yıllar boyunca rol aldığı yapımlarda benimsediği oyunculuk çizgisine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Şener, özellikle televizyon dizilerinde fiziksel yakınlık içeren sahnelerine yer vermemesiyle ilgili konuşarak, bunun bilinçli bir tercih olduğunu vurguladı. Kariyeri boyunca romantik yapımlarda yer almasına rağmen, televizyon ekranlarında bu tür sahnelerin gerekli olmadığını savunduğunu belirten Şener, aile yapısına uygun içerik üretmenin önemine dikkat çekti.

Ünlü oyuncu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: 

“Ben filmlerimde öpüşmem. Dizilerde de… Televizyonlarda bu tarz sahnelerin çok da gerekli olmadığını hep savunmuşumdur.”

BAZI SAHNELERE TEPKİ GÖSTERDİ

Televizyonun ailece izlenen bir mecra olduğuna dikkat çeken Şener, bir dönem bazı dizilerde bu sahnelerin dozunun kaçtığını belirterek, ekran için daha hassas bir yaklaşımın doğru olacağını ifade etti. Sinemanın ise daha farklı bir alan olduğunu söyleyen oyuncu, sinema projelerinde bu sınırların esneyebileceğini de ekledi. 

“BOŞ KONUŞAN İNSANLARDAN HOŞLANMIYORUM”

Şener, özellikle iletişimde vicdanın en temel unsur olduğunu vurgularken, tahammül edemediği davranışları da açık sözlülükle dile getirdi. İnsan ilişkilerinde en çok “boş ve fazla konuşan” kişilerden rahatsız olduğunu belirten Şener, “Sürekli ben konuşayım deyip karşındakini konuşturmayan insanlardan hiç hoşlanmıyorum. Bir süre sonra konsantre olamıyorum.” dedi.

“KISKANÇ VE LAF SOKAN İNSANLARI SEVMİYORUM”

Kıskançlık, dedikodu ve laf sokma gibi davranışları da “kötücül” olarak nitelendiren Şener, bu tür tutumların insan ilişkilerini zehirlediğini şu sözlerle ifade etti:

“Kıskanç ve laf sokan insanları hiç sevmiyorum. Çok kötücül bir davranış. Maalesef çok var böyle insanlardan. Dedikoduyu hiç sevmiyorum. Başkasının hayatını yaşayan, sadece başkalarının hayatlarıyla ilgilenen insanlardan hiç hoşlanmıyorum.”

“İNSAN HEM SPOR SALONUNA GİDİP HEM KİTAP OKUYABİLİR”

Usta oyuncu, toplumda özellikle kadınlara yönelik güzellik temelli önyargılara karşı dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Şener, dış görünüşüyle öne çıkan kişilerin çoğu zaman yalnızca fiziksel özellikleri üzerinden değerlendirildiğini, bunun da başarılarını ve entelektüel yönlerini gölgede bıraktığını ifade etti.

Güzelliğin ya da fit bir görünümün, kişinin kendini geliştirmesine engel olmadığını vurgulayan Şener, toplumda hala yaygın olan “güzelse akıllı olamaz” düşüncesinin büyük bir yanılgı olduğunu söyledi. İnsanların hem kendine bakabileceğini hem de kültürel birikim kazanabileceğini belirten oyuncu, bu iki kavramın birbirine zıt olmadığını, “İnsan hem spor salonuna gidip hem de kitap okuyabilir.” sözleriyle dile getirdi.

“BEN VAROŞLARDAN GELMEDİM”

Usta oyuncu Aydan Şener, şöhretin ve “ışıltılı hayat” algısının insanı kolayca değiştirebileceğini ancak kendisinin bu dünyada dengesini korumayı başardığını söyledi. Sanat dünyasında şımarmanın çok kolay olduğunu ifade eden oyuncu, köklü ve bilinçli bir ortamda büyüdüğünü vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: 

“Ben her zaman şunu söylerim: Ben varoşlardan gelmedim. Eğitimli, son derece aydın bir ailenin kızıyım. Köy enstitüsü mezunu bir babanın evladıyım, son derece modern bir annenin kızıyım. Orta halli bir aileydik ama iyi bir eğitim aldım. O yüzden de şımarmadım. Gerçekten çok olgun bir ruhtum demek ki.”

Devamını Oku

Kuaförlere servet ödemeyin! Evde saç cilası nasıl yapılır?

Kuaförlere servet ödemeyin! Evde saç cilası nasıl yapılır?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Saç tasarımında kusursuz bir görünümün sırrı yalnızca doğru renk seçimiyle değil, ışıltıyı korumakla başlıyor. Saç cilası ise, saçın ihtiyaç duyduğu pigment takviyesini yaparak rengi ilk günkü tazeliğine kavuştuyor. Matlaşmış ve donuklaşmış saç tellerine yoğun bir parlaklık veren saç cilası nasıl yapılır, diyorsanız işte detaylar…

Işıl ışıl parlayan, bakımlı ve göz alıcı bir saç için, doğru bakım rutinlerini uygulamak oldukça önemli. Özellikle düzenli olarak boyatılan saçların solgun ve cansız görünmemesi adına yapılması gereken bazı adımları es geçmemek gerekiyor. Bu noktada saç cilası, boya sonrası zamanla yitirilen parlaklığı geri getiren ve saç tellerini adeta şeffaf bir zırhla kaplayan anahtar adım. İşte, boyama işlemi sonrası oluşan ton farklılıklarını yok eden ve ayna efekti sunan saç cilasına dair bilinmesi gerekenler…

Özellikle sarı, platin veya küllü tonlarda sıkça karşılaşılan o rahatsız edici turuncu veya kızıllanma gibi istenmeyen alt tonları yok eden saç cilasını evde kolaylıkla yapabilirsiniz.

EVDE SAÇ CİLASI NASIL YAPILIR?

İlk olarak bir kasenin içerisine saç renginizde bir boyadan iki fındık büyüklüğünde sıkın. Ardından üzerine %6’lık oksidan ekleyin ve bolca saç kremiyle karıştırın.

Karışımın normal saç boyasının aksine oldukça akışkan bir yapıda olması gerekiyor çünkü amaç renk pigmentlerini yüzeyde tazelemek. Bundan dolayı yavaş yavaş ılık su ekleyerek karışımı hazırlayın.

Ardından saçlarınızın nemli olduğundan emin olun (dilerseniz duşta bu uygulamayı yapabilirsiniz) ve saçlarınıza bu karışımı yedirin.

Boyanın yoğunluğuna göre bekleme süresi değişkenlik gösterdiğini unutmamalısınız. Eğer açık tonlarda bir saç renginiz varsa boyanın hızlıca etki edip rengi koyulaştırmaması için süreyi ve saçlarınızı takipte olmalısınız. Genel olarak süre 5 ila 10 dakika şeklinde hesaplanabilir.

PÜF NOKTA: Eğer hassas yapıda saçlarınız varsa boyayı sadece su ve saç kremi ile seyreltmenizi tavsiye ederiz.

Devamını Oku