26 Mart 2026 Perşembe
Rusya’dan babasını bulmak için yola çıkan Inga Kostrikova, ‘Müge Anlı ile Tatlı Sert’ programında babasına 30 yıl sonra kavuştu. “Sınırları aşan kavuşma” olarak nitelendirilen olayda, hem duygusal hem de çarpıcı anlar yaşandı.
‘Müge Anlı ile Tatlı Sert’ programında, Rusya’dan babasını bulmak için gelen Inga Kostrikova, 30 yıldır hiç tanımadığı babası Bayram Gökmen’e kavuştu. Sosyal medyada geniş yankı uyandıran büyük kavuşma ekran başındaki izleyenlere duygusal anlar yaşattı.

GENİŞ BİR AİLEYE SAHİP OLDUĞUNU ÖĞRENDİ
Müge Anlı, Inga’nın babasının Bayram Gökmen olduğunu ve İstanbul’da yaşadığını duyurdu. Yapılan araştırmalar sonucu, Inga’nın babasının evli olduğu ve 26 ile 29 yaşlarında biri kız, biri erkek olmak üzere iki çocuğunun daha bulunduğu ortaya çıktı. Böylece Inga, bir anda geniş bir aileye ve yeğenlere sahip olduğunu öğrendi.

Duydukları karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Inga, “Bu kadar hızlı olmasını beklemiyordum, şok oldum” diyerek mutluluğunu paylaştı.

“BABAM OLDUĞUNDAN EMİNİM”
Yayın sonrası resmi süreci başlatmak için Adliye’ye giden baba-kız, soybağı tespiti için DNA testi dilekçesi verdi. Inga, “Babam olduğundan eminim ama yine de dilekçeyi vermek istiyorum” diyerek kararlılığını gösterdi.

SICAK AİLESİNE KAVUŞTU
Adliye işlemlerinin ardından Inga, babaevini ziyaret etti. Bayram Gökmen’in ailesi, Inga için en sevdiği yemeklerden oluşan (lahmacun, mantı, kısır) zengin bir sofra hazırladı.

Uzun zamandır oğlu Ahmet Tatlı ve kızı Dilan Çıtak ile sorunlar yaşayan usta sanatçı İbrahim Tatlıses sosyal medya hesabından yaptığı imalı paylaşımla gündeme geldi.
Usta sanatçı İbrahim Tatlıses, uzun süredir gündemde olan aile hayatıyla tekrar konuşuluyor. Tatlıses, uzun süredir görüşmediği oğlu Ahmet Tatlı ve kızı Dilan Çıtak hakkında yaptığı sert açıklamalarla günlerdir medyanın radarında.

İBRAHİM TATLISES’TEN İMALI PAYLAŞIM
Son olarak sosyal medyadan dikkat çeken bir paylaşımda bulunan Tatlıses, Instagram hesabından yaptığı yılan gönderisiyle gündem oldu. Mesajında, “Her yılan yerde sürünmez… Bazıları oturur seninle çay, kahve içer” ifadelerini kullanan sanatçı, takipçilerini bir kez daha düşündürdü.

‘ONLARA SANDALYE BİLE YOK’ DEMİŞTİ
Son olarak geçtiğimiz günlerde Tatlıses, “Dilan’a da, Ahmet’e de bir kuruş bırakırsam Allah beni toprak etsin. Sandalye bile bırakmayacağım. Layık değiller çünkü” ifadelerini kullanarak iki çocuğunu da mirasından men edeceğini açıklamıştı.

“DEMANS BAŞLANGICI OLABİLİR” DEMİŞTİ
Ahmet Tatlıses, babasıyla ilgili daha önce yaptığı açıklamasında, “Evladın da babaya, babanın da evlada nefreti olamaz. İbrahim Bey’in rahatsızlıkları var. Bu rahatsızlar ona bunları söyletiyor” dedi. Babasıyla bir araya gelmesine çevresindeki insanların izin vermediğini dile getiren Ahmet Tatlıses, “Çok yalanlar söylüyor. Mal – mülk olaylarıyla ilgili söylediklerinin çoğu gerçek değil. Evlatlarından birkaç tanesi rahat. Onun dışındakiler, özellikle de kız evlatları rahat bir hayat yaşamıyor” diye konuştu.
Babasının akıl sağlığıyla ilgili de açıklamalar yapan Ahmet Tatlıses, “Demans başlangıcı olabilir. Unutkanlık durumları bunun göstergesi” demişti.
Tarım ve Orman Bakanlığı çocukların psikolojik gelişimi için kolları sıvadı. Bakanlık, artık çocukları şiddete özendirecek ürün şekli ve gıda ambalajının kullanılmayacağını açıkladı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, tüketicinin sağlığını ve çocukların psikolojik gelişimini korumak adına Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu’na kritik güncellemeler yapıldı. Yeni düzenleme, hem market raflarındaki ürün tasarımlarına hem de restoranlardaki menü standartlarına köklü değişiklikler getiriyor.

Bakanlık, çocukların zihinsel ve psikolojik gelişimini merkeze alarak gıdaların sunumuna sınırlama getirdi. Artık gıdalar; şiddeti özendiren veya çocukların ahlaki gelişimini olumsuz etkileyebilecek şekil ve ambalajlarla satılamayacak.
Piyasaya arz edilen gıdaların değerlendirilmesi çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimi üzerindeki olası etkileri, pazarlama iletişiminin niteliği ve ürünün sunum biçimi dikkate alınarak yapılacak.
YASAKLANAN ŞEKİLLER BELLİ OLDU
Klozet, silah, beyin, kafatası, dudak, ayak ve göz şeklindeki gıdalar veya bu formdaki ambalajlar raflardan kalkıyor.
Bu şekillerden ayrı olarak toplumda olumlu karşılığı olan nazar boncuğu ve gülümseyen emoji gibi figürlerin kullanımına izin verilmeye devam edileceği belirtildi.

ALERJEN VE HASSAS İÇERİKLERE DE DİKKAT EDİLECEK
Tüketici hassasiyetleri ve sağlık riskleri de unutulmadı. Toplu tüketim yerlerinde tüketiciye sunulan gıdaların içeriğinde yer alan bileşenler ve enerji değerine ilişkin tüketiciye bilgilendirme yapılması zorunlu hale geldi.
Gıdaların içindeki alerjen maddeler, alkol ve domuz kaynaklı bileşenler, menülerin içindekiler kısmında diğer yazılardan farklı bir punto, stil veya arka plan rengiyle (vurgulanarak) belirtilecek. Böylece tüketiciler, kendileri için riskli veya tercih dışı olan içerikleri ilk bakışta fark edebilecek.

Çinli araştırmacıların çalışması, insan vücudunda yaşlanmanın 50’li yaşlarda belirgin şekilde hızlandığını ortaya koydu. Bulgular tıp dünyasında yankı uyandırdı.
Çin Bilimler Akademisi tarafından yayımlanan son çalışma, insan vücudunun bazı dönemlerde organlarının ve dokularının beklenmedik şekilde yaşlandığını ortaya çıkardı.
Yaşlanma her ne kadar insan ömrü boyunca yavaş ve istikrarlı bir şekilde ilerleyen bir süreç olarak düşünülse de, yapılan bilimsel araştırmalar bunun tamamen bir hurafe olduğunu gösteriyor.
50 EN KRİTİK YAŞ

2025 yılında yayımlanan araştırmaya göre, doku ve organların yaşlanma hızının dik bir ivme kazandığı o yaş sınırını 50 olarak belirledi. Bilim insanları bu yaşı, insan vücudundaki proteinleri inceleyerek dokulara özel yaşlanma saatleri geliştirerek keşfetti.
Yapılan zamansal analizlerle birlikte, 50’li yaşlar civarında belirgin kırılmalar yaşandığını ortaya çıktı. Özellikle kan damarlarının başta olmak üzere dalak ve pankreas gibi organlarda da yaşa bağlı protein değişimlerinin en yoğun şekilde bu yaş aralıklarında yaşandığı ortaya çıktı.
BİR ÇOK HASTALIK İLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI

14 ila 68 yaş arasında değişen 76 organ bağışçısından alınan 516 farklı örnek üzerinde yapılan detaylı incelemede kalp, karaciğer, akciğer, kas ve deri gibi 13 farklı dokuyu barındıran yedi temel vücut sistemi inceleme altına alındı.
Bu incelemeyle birlikte dokulardaki protein seviyelerinin yıllar içindeki değişimleri haritalandırılırken yaşa bağlı hastalıklarla 48 farklı proteinin artış gösterdiği de ve bu artışların, kalp rahatsızlıkları ve karaciğer yağlanması gibi sorunlarla doğrudan bağlantılı olduğu gözlemlendi.
FARELER ÜZERİNDE TEST EDİLDİ

Organ bağışçılarından alınan örneklerden elde edilen bulguları doğrulamak isteyen uzmanlar, yaşlanma ile bağlantılı bir proteini izole ederek genç farelere enjekte etti. Protein verilen hayvanların fiziksel performanslarında düşüş, kavrama güçlerinde azalma ve denge kayıpları meydana gelince sonuçların beklentilerle örtüştüğü tespit edildi.
Bu durum, insan vücudunun farklı sistemleri içeren karmaşık ve kademeli bir yaşlanma sürecinden geçtiğini net bir şekilde gösterirken, gelecekte bu protein haritaları sayesinde, yaşa bağlı hastalıklara karşı hedefe yönelik yeni tıbbi müdahaleler geliştirilmesi hedefleniyor.
Beyoğlu’ndaki Mumcuzade Camii’nde yaşanan samimi ve eğlenceli anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü. Caminin kapısını kendi başına açarak içeri giren bir kedinin, içeride sergilediği sevimli ve örnek teşkil eden hareketleri kısa sürede viral oldu.
İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Mumcuzade Camii’nin kapısını sadece ibadet edenlere değil, içeri girmek için her yolu deneyen meraklı bir kediye de açıyor.
Geçtiğimiz günlerde Mumcuzade Camii’nin müdavimi haline gelen sevimli bir kedi, uzun süreli gözlemleri sonucunda cami kapısının nasıl açıldığını öğrendi. Kapı koluna zıplayarak kapıyı açmasıyla gündem olan tatlı kedi, kısa sürede sosyal medya kullanıcılarının ilgi odağı haline geldi.
ÖRNEK DAVRANIŞIYLA HAYRETE DÜŞÜRDÜ
Ancak olayı asıl ilginç kılan nokta, kedinin kapıyı açtıktan sonraki hamlesiydi. Minik kedi, kapıyı açtıktan sonra ayaklarını orada bulunan paspasla temizleyerek içeri girmesi görenleri hayrete düşürdü.