DOLAR 43,9795 -0.01%
EURO 51,1583 0%
ALTIN 7.235,450,46
BITCOIN 3009497-0.57491%
İstanbul

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Alpkan Koç

Alpkan Koç

07 Mart 2026 Cumartesi

Hande Yener’e soruşturma başlatıldı! Cumhurbaşkanını hedef alan sözler ortalığı karıştırdı

Hande Yener’e soruşturma başlatıldı! Cumhurbaşkanını hedef alan sözler ortalığı karıştırdı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şarkıcı Hande Yener hakkında, konser sırasında attığı slogan ve sahnedeki skandal ifadeleri nedeniyle Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, geçtiğimiz yıl bir konserinde seyircilerle birlikte attığı slogan ve sahnedeki skandal ifadeleri gerekçesiyle şarkıcı Hande Yener hakkında soruşturma başlattı.

“Anayasal düzeni hedef alma” ve “Cumhurbaşkanına hakarete yönelik sözler” gerekçesiyle başlatılan soruşturma kapsamında savcılık, Yener’in ifadesinin alınması için ilgili birimlere talimat verdi.

Edinilen bilgilere göre; soruşturma yazısında dosyanın ilk olarak Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği, ancak burada yetkisizlik kararı verilmesinin ardından dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Muğla’da 15 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleşen konsere ilişkin inceleme yapıldığı belirtildi.

Yener’in “Zıpla zıpla zıplamayan Tayyipçi” sloganıyla sahneden ritim tuttuğu ve “Biz bu devri çok güzel devireceğiz” ifadelerini kullandığı anlara dair görüntüler ortalığı karıştırdı.

Devamını Oku

Az pişmiş et çocukları hedef alıyor: Diyalize kadar ölümcül bir tehdide dönüşüyor!

Az pişmiş et çocukları hedef alıyor: Diyalize kadar ölümcül bir tehdide dönüşüyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeteri kadar pişirilmeyen et ürünleri, özellikle gelişim çağındaki çocuklar için basit bir gıda zehirlenmesinin çok ötesinde, ölümcül bir tehdide dönüşebiliyor. Pişmemiş gıdalardaki her ısırığın, çocuklarda ani böbrek yetmezliğine kadar uzanabilen ağır klinik tablolara davetiye çıkardığına vurgu yapan Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, önemli uyarılarda bulundu.

Çocukların severek tükettiği hamburger, köfte ve benzeri kıyma bazlı yiyecekler, yeterince pişirilmediklerinde hayati riskler taşıyan bir tehdit oluşturuyor. Özellikle gelişim çağındaki çocukların hassas bağışıklık sistemlerinin, az pişmiş ette saklanan bakterilere karşı oldukça savunmasız olduğuna dikkat çeken Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, ebeveynlere seslendi. “Az pişmiş etle alınan bakteriler vücutta çoğalarak toksin salgılar. Bu süreç önce kanlı ishal ve kusmayla başlar, ilerleyen durumlarda böbrek yetmezliğine kadar gidebilir” diyen Prof. Dr. Akgün, dip notlar eşliğinde uyarılarda bulundu.

KIYMA DAHA BÜYÜK RİSK TAŞIYOR

Etin bütün halde pişirilip mühürlenmesi durumunda bakterilerin büyük ölçüde öldüğünü belirten Prof. Akgün, “Kıyma tüketiminde risk daha da arttıyor. Bakteri kıymanın iç kısımlarına kadar yerleşebilir. Özellikle az pişmiş hamburger ve kıyma ürünlerinde risk çok daha yüksektir. Bakteriler vücutta çoğalarak toksin salgılıyor.” dedi.

KANLI İSHALDEN BÖBREK YETMEZLİĞİNE

Bu toksinlerin önce kanlı ishal ve kusmaya neden olduğunu belirten Prof. Akgün, “Süreç ilerlediğinde kan hücreleri zarar görebilir, ciddi kansızlık gelişebilir. Ardından böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir ve ağır vakalarda tablo ölümle sonuçlanabilir. Hastalık yalnızca böbreği değil, beyin dahil birçok sistemi etkileyebilir. Kanlı ishal ve kusma şikayeti olan hastalar acil servise başvurduklarında yapılan tetkiklerde bazı hastalarda böbrek yetmezliği geliştiğini gördük. Bu hastaları yoğun bakımda takip etmek ve bazı durumlarda diyaliz tedavisi uygulamak zorunda kalabiliyoruz” şeklinde konuştu.

72 DERECE UYARISI

Et tüketiminde pişirme derecesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Akgün, “Kıyma ve et ürünlerinin iç ısısı en az 72 dereceye ulaşmalıdır. Çiğ ete temas eden maşa ya da tabağın pişmiş ete değdirilmemesi gerekir. Etin güvenilir yerlerden temin edilmesi ve özellikle kıyma ürünlerinin iyi pişirilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Jandarmanın ikinci kadın generali Gülden Mat Şakir ilham kaynağı oldu!

Jandarmanın ikinci kadın generali Gülden Mat Şakir ilham kaynağı oldu!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Her yıl dünyanın dört bir yanında büyük bir coşkuyla kutlanan 8 Mart Kadınlar Günü, kadının gücünü ve değerini bir kez daha hatırlatıyor. Tarihe adını altın harflerle yazdıran Türk kadınlarının mücadeleci gücü ise her zaman ilham kaynağı oluyor. Hayatın her alanında aktif rol oynayan kadınların başarısını bir kez daha hatırlatan Jandarma Genel Komutanlığı Personel Merkez Daire Başkanı Gülden Mat Şakir, örnek oldu.

“Kadının hayatın her alanında aktif bir şekilde yer aldığını vurgulayan 8 Mart Kadınlar Günü, hem dünyada hem de Türkiye’de kadının azmi ve başarısını hatırlatıyor. Türkiye’nin ilk il jandarma komutanı olarak Çankırı’da görev yaparken geçen yıl 30 Temmuz’da tuğgeneral rütbesine terfi eden Jandarma Genel Komutanlığı Personel Merkez Daire Başkanı Gülden Mat Şakir, bu özel zamanda başarısıyla örnek oluyor.

2022’de kurmay albay rütbesinden tuğgeneralliğe terfi eden Özlem Yılmaz’dan sonra Jandarma Genel Komutanlığı’nın 2’nci kadın generali olan Şakir, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde açıklamalarda bulundu.

“İL JANDARMA KOMUTANLIĞI GÖREVİM ONURDU”

1997 yılında Kara Harp Okulu’ndan jandarma teğmen rütbesi ile mezun olduktan sonra Türkiye’nin doğusundan batısına çeşitli bölgelerinde görev yaptığını söyleyen Tuğgeneral Şakir, şöyle konuştu:

“Çankırı İl Jandarma Komutanı olarak görev yapmak benim için büyük bir onur ve gururdu. Yolculuğumu öncü olmak şeklinde tanımlayabilirim. Benden sonra gelecek kadın subaylar için bir kapıyı araladığıma inanıyorum ve sorumluluğumun bilincindeyim. Zaman zaman ağır sorumluluklar ve zor koşullar altında görev yaptık. Bu meslek hem fiziksel hem de psikolojik olarak güçlü olmayı gerektiriyor. En büyük desteğim her zaman bana güvenen komutanlarım, sıralı amirlerim ve emrimde çalışan personelim olmuştur. Zorluklar karşısında soğukkanlı kalmayı, çözüm odaklı olmayı ve takım ruhuna güvenmeyi öğrendim”

“ÜNİFORMAYI TAŞIMAK TEMSİL SORUMLULUĞU”

Çocukluğundan beri asker olmayı istediğini sözlerine ekleyen Tuğgeneral Şakir, “Vatan sevgisiyle büyütülen bir ailede yetiştim. 1992 yılında İzmir Kız Lisesi’nde okurken Milli Güvenlik dersimize gelen emekli Hava Kıdemli Albay Celalettin Yazgan, harp okuluna kız öğrencilerin yeniden alınacağı bilgisini vererek bizleri teşvik etti. Bu teşvik sonucunda Harbiye’de okumak hayalim haline geldi. Hayalimi gerçekleştirmiş olmaktan dolayı da büyük bir mutluluk duyuyorum. Asker olmak başlı başına büyük bir sorumluluk ve onurdur. Kadın kimliğiyle üniformayı taşımak ise buna ek olarak temsil sorumluluğu da yüklüyor. Ancak sahada asıl belirleyici olan cinsiyet değil; disiplin, eğitim ve görev bilincidir. Bu bilinçle hareket ettiğinizde yaptığınız işin anlamı her şeyin önüne geçmektedir. Bu kadim topraklarda bağımsızlık ve vatan uğruna nice savaşlar verilmiş ve Türk kadınlarının tarihin her anında sadece etkilenen değil, tarihe etki eden konumda olduklarının göstergesi açısından; Nene Hatun’dan Kara Fatma’ya, Belkıs Şevket’ten Gül Esin’e uzanan nice kadın kahramanlarımızın başarıları ve yaptıkları fedakarlıklar şanlı tarihimizde iz bırakmıştır. Onlardan bu mirası devralmak ve bu bilinçle görevimi yerine getirmek benim için büyük bir onur ve gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.

“İNANDIĞINIZ SÜRECE ÖNÜNÜZDE HİÇBİR ENGEL DURAMAZ”

Kendisini en çok ayakta tutan değerin vatan sevgisi, disiplin ve görev bilinci olduğunun altını çizen Tuğgeneral Şakir, şu ifadeleri kullandı:

“Emniyet ve asayişi sağlamaktan sorumlu olan Jandarma Teşkilatımızın mensubu olarak milletimize ve vatanımıza kararlılıkla ve azimle hizmet etmek her daim beni motive etmiştir. Hayatımda bana en çok ilham veren kadın annemdir. Onun azmi, fedakarlığı ve kararlılığı bana her zaman örnek olmuştur. Zorluklar karşısında yılmadan ayakta kalmayı, çalışarak her engelin aşılabileceğini ondan öğrendim. Bu mesleğin sadece bir iş değil, bir yaşam biçimi olduğunu söylerim. Askerlik; fedakarlık, disiplin ve sorumluluk ister. Konfor alanınızdan çıkmayı, zorluklarla mücadele etmeyi, ani ve farklı gelişen durumlar karşısında yılmamayı seçiyor ve tercih ediyorsanız bu görev tam sizlere göredir. Eğer bu yolda ilerlemek istiyorsanız yüreğinizdeki vatan sevgisiyle; disiplin, fedakarlık ve kararlılıkla çalışmanız gerekir. İnandığınız sürece önünüzde hiçbir engel duramaz. Pusulanız doğruluktan ve hakkaniyetten şaşmasın. Hedefiniz daima zirve olsun”

“TÜRK KADINLARININ MÜCADELECİ RUHU İLHAM OLSUN”

“Kadın subaylarımıza tavsiyem, üzerlerindeki üniformanın sadece bir kıyafet değil, vatanımıza ve milletimize olan görev bilincimizin bir simgesi olduğu düşüncesiyle hareket etmeleridir. Tarihimiz boyunca kahraman Türk kadınlarının mücadeleci ruhu her zaman onlara ilham olsun.” diyen Tuğgeneral Şakir, “Görevlerini yerine getirirken şanlı Jandarma Teşkilatımızın birer parçası olarak yılmadan çalışmaya devam etsinler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, ‘Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır’ düsturuyla hareket etsinler. Zorluklardan korkmayın; çünkü gelişim orada başlar. Bizim yolumuz kolay olmadı; ama bizden sonrakiler için yolu aydınlattığımızı düşünüyorum. Onların da bu ışığı büyüteceğine inanıyorum. Liderliği tek başına önde yürümek değil, birlikte yürüyebileceğimiz bir yol açmak olarak görüyorum” şeklinde konuştu.

“KADIN TOPLUMU AYAKTA TUTAN EN GÜÇLÜ DEĞER”

Son olarak Türk kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamayı ihmal etmeyen Tuğgeneral Şakir, “Kadınlar hayatın her alanında emeğiyle, fedakarlığıyla, cesaretiyle ve sevgisiyle toplumu ayakta tutan en güçlü değerdir. Her kadının eşit, güvenli ve saygı duyulan bir dünyada yaşaması en büyük temennimizdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, ‘Şuna inanmak lazımdır ki dünya üzerinde gördüğünüz her şey kadının eseridir.” dedi.

Devamını Oku

Ünlü sanatçılar “Kadınlar Omuz Omuza Projesi” için bir araya geldi!

Ünlü sanatçılar “Kadınlar Omuz Omuza Projesi” için bir araya geldi!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Memorial Sağlık Grubu ve İyi Niyet Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen “Kadınlar Omuz Omuza” projesi, bu yıl toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan özel video serisiyle ilgi odağı oldu. Sanat dünyasının sevilen isimleri, kadınların güçlerine ve toplumsal hayattaki etkilerine dikkat çeken proje için düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

Kadınların toplumsal rolünün güçlenmesine, görünürlüğünün artmasına ve ilham veren hikayelerin çoğalmasına katkı sunmayı amaçlayan “Kadınlar Omuz Omuza Projesi”, geniş yankı uyandırdı. Memorial Sağlık Grubu ve İyi Niyet Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında oluşturulan özel video serisinin lansmanı Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde yapıldı.

ÜNLÜ İSİMLER PROJE KAPSAMINDA BULUŞTU

Etkinlik kapsamında Ahu Sungur, Aydilge, Atiye, Hande Subaşı, Özge Borak, Suzan Kardeş, Zara ve Tanju Babacan başta olmak üzere sanat, müzik ve televizyon dünyasının sevilen isimleri, bir araya geldi.

“KADINLAR BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİ”

Video gösterimlerinin ardından Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz ve projeye destek veren sanatçıların katılımıyla bir sohbet düzenlendi. Lansmanda konuşan Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, şu ifadeleri kullandı:

“Bütün emekçi, cesur, güçlü kadınların gününü kutlamak için buradayız. Kurum olarak kadınlar bizim için çok değerli. Bizim istihdamımızın yaklaşık yüzde 70’i kadınlardan oluşuyor. Yönetimin, çalışan arkadaşlarımızın her kademesinde kadınlarımız güçlü bir şekilde temsil ediliyor. Onlarla daha güzel, daha güçlü işler yapabiliyoruz. İyi Niyet Derneği ile 2022 yılından bu yana ‘Kadınlar Omuz Omuza’ projesini başlattık. Bu aslında bir sosyal sorumluluk projesi. İlk çıkış noktası, dezavantajlı ve depremzede kadınlara istihdam desteği sağlamak için bir program yapmak oldu. Fakat bu sene itibarıyla biraz değiştiriyoruz. İstihdamı sonuç gibi düşünüyoruz. Kadınlar için bu sonuca giden yolu nasıl daha iyi hale getirebiliriz diye odaklanıyoruz. Bu süreç boyunca istihdama giden yolda kadınlara hem sağlık desteği hem psikolojik destek hem de öz güvenlerini artıracak her türlü desteği sunmak için bir program geliştiriyoruz. Bunu daha fazla sunmaya çalışacağız. Aynı zamanda ünlülerimizin katılımıyla bir film serisi çektik. Bunları da yaygınlaştırmak istiyoruz. Amacımız kadınların gücünden ilham alınması, insanların daha fazla kendilerine güvenmeleri ve topluma çok daha fazla değer yaratmaları.”

“KADINLAR KÜLLERİNDEN DOĞAN BİR ANKA KUŞU GİBİ!”

Toplumsal konulardaki hassas yaklaşımıyla bilinen ünlü sanatçı Aydilge, lansmanda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “Bugün çok mutluyum. Bazen bu işler şova dönüşebiliyor. İçi boş, sadece ünlülerin görünürlüğünü sağlayan organizasyonlara dönüşebiliyor. Oysa bu proje gerçekten kadınlara dokunan, ihtiyaç sahibi kadınlara fayda sağlayan, hem iş anlamında hem maddi ve manevi anlamda imkan sağlayan bir proje.” diyen Aydilge, şöyle konuştu:

“O yüzden işe yaradığımı, anlamlı bir şey yaptığımı hissediyorum. Buna katkı verebilmek beni mutlu ediyor. Ne yazık ki ‘Kadınlar bunu yapamaz, şunu yapamaz’ diyen bir kitle var. Diyorlar ki kadınlar uçamıyor. Kanatlarını kırıp sonra ‘Uçamıyorlar ki’ demek bana çok ahlaksızca geliyor. Kadınlar, siz kanatlarını kırsanız bile küllerinden doğan anka kuşu gibi yeniden uçabiliyorlar. Böyle bir projede yer almak beni o yüzden çok mutlu ediyor”

“OMUZ OMZA ÇOK GÜÇLÜYÜZ”

Lansmanda konuşan ünlü şarkıcı Zara“Birbirimize sahip çıkmak, bu organizasyonu her yıl gelenek haline getirmek çok şık. Aslında kadınların ne kadar güçlü ve iyi olduğuyla ilgili ya da kadınları anmakla ilgili bir gün değil, verilen emeklerin hatırlandığı bir gün. Dolayısıyla omuz omuza çok güçlüyüz. Anadolu’muz bile ismini analarımızdan almış. Güzel kadınlarımızın el emeği göz nuru yetiştirdiği evlatları, en büyük eserleri. Dolayısıyla bir kadın değişirse dünya değişir” yorumunda bulundu.

“IŞIK SAÇTIĞIMIZ DAHA GÜZEL GÜNLERİMİZ OLSUN”

Şarkıcı ve oyuncu Suzan Kardeş ise bu projenin devam ediyor olmasından dolayı mutluluk duyduğunu belirterek “Bazı şeyler yarım kalabiliyor ama bu organizasyonu düzenleyen tüm ekibe binlerce kez teşekkür ediyorum. Çünkü bunun devamlılığının olması çok önemli. Burada sadece kadınlar omuz omuza değil bize yardım eden çok şahane adamlar da var. Bizi görünür kıldıkları için onlara da çok teşekkür ediyorum. Kadınlar günümüz, kadın günümüz kutlu olsun. Kendimizi güçlü, sağlıklı hissettiğimiz, ışık saçtığımız daha güzel günlerimiz olsun” diye konuştu.

“KADINLARIN TOPLUM İÇERİSİNDEKİ YERİNİ ANLATMAK İSTİYORUZ”

Oyuncu Hande Subaşı da “Bu güzel projede İyi Niyet Derneği ve Memorial ile böyle bir buluşma gerçekleştirdik. Gönülden bu projenin içinde olmak istedik. Tabii 8 Mart Dünya Kadınlar Günü aslında bir simge. Bütün yıla bir farkındalık çekmek istiyoruz. Tek bir gün değil, bütün yıl boyunca kadınların toplum içerisindeki yeri, hayatımız içerisindeki kıymetini anlatmak istiyoruz. Bunları yaşamak ve ihtiyacımız olan kadın kadına birbirimize bu desteği, bu cesareti verebilmek, ışık olabilmek istiyoruz. Umuyorum ki bu farkındalıkta bizim bir araya gelişimizden birilerine ilham olur” ifadelerini kullandı.

YIL BOYUNCA GENİŞ KİTLELERE ULAŞACAK

Kadınların gücüne ve toplumsal hayattaki etkisine ışık tutan Kadınlar Omuz Omuza Projesi’nin bilinçlendirme filmleri, yıl boyunca farklı mecralarda yayımlanarak geniş kitlelere ulaşacak.

Etkinlikte gösterimi yapılan farkındalık filmlerinin yapımcılığını ve yönetmenliğini Zuhal Ceran üstlenirken, yönetmen koltuğunda Cengiz Dikbaş yer aldı. Görüntü yönetmenliğini Tuğra Aksaç, kurgusunu Emre Aksaç, animasyonlarını Yalın Şen yaptı. Projede moda tasarımlarını Tanju Babacan, styling çalışmasını ise Umay Uzay gerçekleştirdi. 

Devamını Oku

Emine Erdoğan’dan devlet himayesindeki çocuklarla iftar programına ilişkin paylaşım

Emine Erdoğan’dan devlet himayesindeki çocuklarla iftar programına ilişkin paylaşım
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, devlet himayesindeki çocuklarla bir araya geldiği iftar programına ilişkin paylaşımda bulundu. Çocukların sevgi dolu yuvalarda hayata hazırlanmalarını temenni eden Emine Erdoğan, “Gülüşleriyle içimizi ısıtan, sohbetleriyle gönlümüze dokunan evlatlarımızla aynı sofrayı paylaşmak bizim için büyük bir mutluluktu.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, önceki gün Vahdettin Köşkü’nde gerçekleştirilen iftar programında devlet himayesindeki çocuklarla bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan

“GÜLÜŞLERİYLE İÇİMİZİ ISITAN SOHBETLERİYLE GÖNLÜMÜZE DOKUNAN EVLATLARIMIZLA AYNI SOFRAYI PAYLAŞMAK BÜYÜK MUTLULUK”

Çocuklarla yakından ilgilenen Emine Erdoğan, iftar programına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Duygu yüklü söylemlerde bulunan Emine Erdoğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Bu akşam İstanbul’da, iftarımızın en güzel misafirleri devlet himayesindeki çocuklarımızdı. Gülüşleriyle içimizi ısıtan, sohbetleriyle gönlümüze dokunan evlatlarımızla aynı sofrayı paylaşmak bizim için büyük bir mutluluktu. Her birinin bahtının açık olmasını diliyor, koruyucu ailelerin şefkatiyle buluşarak sevgi dolu yuvalarda hayata hazırlanmalarını temenni ediyorum.”

Devamını Oku