DOLAR 44,1988 0.05%
EURO 50,8875 -0.08%
ALTIN 7.107,14-0,02
BITCOIN 33232203.73235%
İstanbul
11°

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Alpkan Koç

Alpkan Koç

18 Mart 2026 Çarşamba

Emine Erdoğan, onursal başkanı olduğu dernek ve vakıfların temsilcileriyle buluştu

Emine Erdoğan, onursal başkanı olduğu dernek ve vakıfların temsilcileriyle buluştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Bozdağ Film Platosu’nda, onursal başkanlığını yaptığı dernek ve vakıfların temsilcileriyle bir araya geldi.

Emine Erdoğan, ramazanın ruhları yetiştiren bir okul, orucun ise bu mübarek okulun en güzel dersi olduğunu dile getirdi.

İnsanın oruca olan manevi ihtiyacını Sezai Karakoç’un, “Ey oruç, diriltici rüzgar, İslam baharı/Es insan ruhuna inip yüce ilham dağından/Kevser içir, abıhayat boşalt kristal bardağından/Susamış ufuklara, insan kalbinin ufuklarına.” dizeleriyle çok güzel ifade ettiğini kaydeden Erdoğan, bu mübarek ayın, susamış ufuklara rahmet olup yağmasını, mazlumların yorgun gönüllerine şifa olmasını ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini niyaz etti.

Emine Erdoğan Bozdağ Film Platosunda

Emine Erdoğan, medeniyetlerin kurucu değerlerinin olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bizim medeniyetimizin üstünde yükseldiği sütunlardan biri ‘İyiliktir.’ Hayatın içinde iyilik yapabilmek için neden aramak, ailemize, komşularımıza, dostlarımıza ve insanlığa bu gözle bakmak, bu toprakların manevi iklimidir. En başta Peygamberimiz iyiliği bize bir yaşam amacı olarak sunmuştur. Peygamberimizin, ‘Allah’ım, yaşamayı benim için her türlü iyiliği artırma vesilesi yap. Ölümü de benim için her türlü kötülükten kurtuluş sebebi yap.’ duası bunun en açık delilidir. İşte bu yüzden, insan odaklı bir medeniyet kuran, insan onuru ve haysiyetini her şeyin üzerinde tutan ruh bu memleketin taşına toprağına sinmiştir.”

Tarihsel bakiyelerinin sadece insanların değil, ağaçlardan dağdaki kurtlara kadar bütün canlıların ihtiyacını gözetmiş ince ruhlu insanların eserleri olduğunu belirten Erdoğan, “Düşünün ki Osmanlı’da kurulan vakıf sayısı 26 bini geçmiştir. Bu vakıfların hayatın içinde öyle merkezi bir yeri vardır ki, doğumdan ölüme kadar bir insanın yaşamının tüm aşamaları vakıflarla iç içe geçer. İnsan, vakıf hastanede doğar, vakıf beşikte büyür, vakıf çeşmeden su içer, vakıf mektebe gider, vakıf çarşıda ticaret yapar, vakıf camide ibadet eder, vefat edince vakıf mezarlığa defnedilir. Görürüz ki vakıf kurmak, dayanışmanın yaşam kültürüne dönüştüğü bir barış ortamı kurar.” şeklinde konuştu.

Emine Erdoğan, Bozdağ Film Platosunda

Erdoğan, Osmanlı topraklarına gelmiş bir Fransız’ın, vakıfların çeşitliliği karşısındaki şaşkınlığını, “Osmanlı ülkesinde, verimsiz ağaçların sıcaktan kurumasına meydan vermemek üzere her gün sulanmaları için işçilere para vakfedecek kadar çılgın Türkler bile görmek mümkündür.” sözleriyle ifade ettiğini kaydederek, şunları söyledi:

“İşte sizler o çılgın Türklersiniz. TOGEM-DER’in, Şule Yüksel Şenler Vakfının, Afrika Evinin, Sıfır Atık Vakfının çatısı atında, Allah’ın rızasından başka karşılık beklemediğiniz işler peşindesiniz. Gecenizi gündüzünüze katıyor, başkalarının dertlerine çareler arıyorsunuz. Toplumsal faydası nesiller boyu sürecek hayırlar yapıyorsunuz. Bir kütüphane açmak, bir çocuk okutmak, afet bölgelerinde hayatı yeniden inşa etmek, iyilik elini sınırlarımızın ötesine uzatmak, toprağa, suya, mahlukata sahip çıkmak… İşte tüm bunlar, bizler bu dünyadan göçüp gittikten sonra bile insaniyet meyvesi verecek fidanlardır. Sadakayı cariyedir. Bizim sivil toplum kuruluşlarımızın zihni altyapısını da böylesine derin bir maneviyat oluşturur. Yani STK’lerimiz, batılı tanımıyla gönüllülük temelli bir üçüncü sektör faaliyeti değil, medeniyetimizin modern izdüşümleridir.”

Emine Erdoğan

“BİZ İYİLİK YAPAR, DENİZE ATAR, BİR DAHA DA ARKAMIZA BAKMAYIZ”

Bugün bilhassa batılı toplumlarda geleneksel yardımlaşma anlayışının yok olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Gençler sosyal sorumluluk projelerine, özgeçmişlerine yazmak ve üniversite ya da iş başvurularında rakiplerinin önüne geçmek amacıyla katılıyorlar. Kişisel fayda sağlandıktan sonra da bu faaliyetlerle kurulan bağ çoğu zaman zayıflıyor. Aslına bakarsanız bu tam anlamıyla iyiliğin ve yardımlaşmanın ticarileşmesi ve tıpkı Cemil Meriç’in ‘İyilik eden mükafat bekliyorsa tefecidir.’ dediği gibi utanç verici bir alışverişe dönüşmesidir. Halbuki, bizim toplumumuzda öyle mi? Biz iyilik yapar, denize atar, bir daha da arkamıza bakmayız.”

Erdoğan, bugün sosyal medyanın engellenemez yükselişinin de, toplumların manevi reflekslerini son derece zayıflatmış durumda olduğunu ifade etti.

İnsanların, bir yardım çağrısını beğendiklerinde, hesaplarında paylaştıklarında ya da profil resimlerini değiştirdiklerinde ortaya bir eylem koyduklarına inanır hale geldiklerini vurgulayan Erdoğan, oysa sosyal medyada paylaşılan görsellerin ne aç bir karnı doyurduğunu ne de herhangi bir yaraya pansuman olduğunu belirtti.

Emine Erdoğan

Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son 2,5 senede Gazze’de yaşananlar bize bir kez daha gösterdi ki batı dünyasının merhameti ideolojiktir, ayrımcıdır. Öyle olmasa, insanlık tarihinin canlı yayında gerçekleşen en trajik soykırımı, bir film izler gibi izlenmezdi. Ölen 20 binden fazla çocuk, sarışın ve mavi gözlü olsalar görmezden gelinmezdi. Bugün ağır kış koşullarında, sel basan çaputtan çadırların içinde çıplak ayak duran, soğuktan tir tir titreyen, üşüyerek ölen çocuklar için yer yerinden oynardı. Onun yerine, bunca zulme rağmen, dünya sessizliğini koruyor. Bu noktada, STK örnekliğimizin uluslararası düzeyde daha çok öne çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sizlerin yaptığı işlerin her biri, yüreklerin pasını siliyor.”

Çok daha fazla genci de STK’lerin çatısı altında görmek istediklerini ifade eden Erdoğan, “En zengin manevi mirasımız olan merhamet geleneğimizin pratiklerini mutlaka genç nesillere kazandıralım inşallah.” dedi.

Erdoğan, ramazanın neredeyse bittiğini belirterek, mübarek günlerde, ‘Yok mu bana uzanan bir el?’ dedirtmedilerse, kimseye kendini kalabalıklar içinde yapayalnız hissettirmedilerse ve dara düşse çalacak bir kapısı olduğunu düşündürebildilerse bundan daha büyük bir kazanç olmadığını kaydetti.

Programda emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

NOTLAR

Emine Erdoğan, vatandaşların ziyaretine de açık olan platoda Kuruluş Orhan dizisinin setini ziyaret ederek, oyuncularla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Ziyaret sırasında platoda yer alan yönetmen koltuğuna geçen Erdoğan, daha sonra sanatçı Arslanbek Sultanbekov’un kısa bir performansını dinledi, ayrıca buradaki atlı dans gösterisini izledi.

Gezisi sırasında Emine Erdoğan’a, Kuruluş Orhan dizisinin yapımcısı Mehmet Bozdağ ile eşi Zeynep Peker Bozdağ da eşlik etti.

Program aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

“BOZDAĞ FİLM PLATOLARI AİLESİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Emine Erdoğan, programın ardından NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:

“Sivil toplum yolculuğunda birlikte emek verdiğimiz kıymetli yol arkadaşlarımızla, Bozdağ Film Platoları’nda, iftar programında bir araya geldik. Bu anlamlı buluşma vesilesiyle Kuruluş Orhan dizisinin setini ziyaret ederek değerli oyuncular ve set ekibi ile tanışmaktan memnuniyet duydum. Tarihin ruhunu yaşatan böylesi özel bir atmosferde, bizi samimiyetle ağırlayan Bozdağ Film Platoları ailesine teşekkür ediyorum.”

Paylaşımda, Emine Erdoğan’ın platoyu gezdiği anlardan, sergilenen gösterilerden ve dernek ile vakıf temsilcileriyle buluşmadan görüntülerin bulunduğu videoya da yer verildi.

Devamını Oku

Son hali gündem olmuştu: Alper Rende ‘kilo aldığı’ haberlerine videolu yanıt verdi!

Son hali gündem olmuştu: Alper Rende ‘kilo aldığı’ haberlerine videolu yanıt verdi!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Betül Çakmak ile hayatını birleştiren ünlü Youtuber Alper Rende, evlilik sonrasında aldığı kilolarla magazin gündemine oturmuştu. Rende, hakkında çıkan haberler daha fazla sessiz kalamayarak konuyla ilgili ilk kez açıklamada bulundu.

Youtube dünyasının en popüler isimlerinden biri olan Alper Rende, ürettiği eğlenceli içeriklerle adından sıkça söz ettirmeye devam ediyor. Ünlü Youtuber, geçtiğimiz aylarda kendisi gibi içerik üreticisi olan Betül Çakmak ile görkemli bir düğünle dünyaevine girmişti.

Alper Rende ve eşi Betül Çakmak

Son olarak Alper Rende ile ilgili yapılan haberlerde evlilik sonrası aşırı kilo aldığı yazılmıştı. Ünlü Youtuber hakkında çıkan haberler sonrası sosyal medya hesabında yaptığı açılamayla görüntülerin gerçeği yansıtmadığını ve photoshop ile değiştirildiğini açıkladı.

ALPER RENDE’DEN YANIT GECİKMEDİ

Evlilik sonrası kilo aldığını kabul eden Alper Rende, photoshopla yapılan görüntülerdeki halinin ise abartılı olduğunu açıkladı. Bu durumu esprili bir dille eleştiren Rende, kendisine “kilolu efekti” uyguladığı bir kareyi paylaşarak hakkında çıkan haberleri tiye aldı.

Alper Rende sosyal medya paylaşımı

Devamını Oku

Başsavcılık soruşturma başlattı: Testo Taylan dahil 3 sosyal medya fenomeni gözaltına alındı

Başsavcılık soruşturma başlattı: Testo Taylan dahil 3 sosyal medya fenomeni gözaltına alındı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Testo Taylan olarak bilinen Taylan Özgüç Danyıldız ve iki isim sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındı. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada; söz konusu paylaşımların toplum nezdinde kadınları küçük düşüren müstehcen nitelikte davranışlar barındırdığını belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, sanal medya platformlarında “sosyal deney” adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen içerikler paylaşan hesaplara yönelik harekete geçti.

İnsan onurunu ve kamu düzenini hedef alan bu tür eylemlere karşı adli süreç başlatan başsavcılık, yapılan incelemeler sonucunda; “Sosyal Mühendis Akademi” başlıklı videolar ve ilgili hesaplar üzerinden paylaşılan içeriklerin, eğlence adı altında kadınları aşağıladığını ve taciz eylemlerini normalleştirmeye çalıştığını tespit etti.

KADINLARA YÖNELİK SALGIRGAN TUTUMLAR ‘SIRADAN’ GÖSTERİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada; içeriklerin genel ahlakı zedeleyecek boyutta olduğu ve geniş kitlelere ulaştırılarak kadınlara yönelik saldırgan tutumların ‘sıradan’ gibi gösterilmeye çalışıldığı belirtildi.

SORUŞTURMA KAPSAMINDA 3 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Soruşturma kapsamında, 3 sosyal medya fenomeni gözaltına alındı. ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama’ ve ‘Müstehcenlik’ suçlarından işlem başlatılan içerik üreticisi Y.H. ve U.U. İstanbul’da, ilgili videoyu kendi hesabından paylaşarak geniş kitlelere ulaştıran “Testo Taylan” adıyla tanınan Taylan Özgüç Danyıldız ise Kocaeli’nde gözaltına alındı.

İstanbul’daki evlerde yapılan aramalarda şüphelilere ait tüm dijital materyallere ise ekipler tarafından el konuldu.

Devamını Oku

Ekran ışığından sızan sessiz tehlike: Mavi ışık hem uykumuzu hem de göz sağlığımızı etkiliyor

Ekran ışığından sızan sessiz tehlike: Mavi ışık hem uykumuzu hem de göz sağlığımızı etkiliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Neredeyse hayatımızın her alanında güçlü bir hakimiyet kuran teknolojik aletlerden yayılan mavi ışık, uyku düzeninden göz sağlığına kadar birçok risk faktörüne davetiye çıkarıyor. Uzmanlar, günün ilk ışıklarından uyku saatine kadar mavi ışığa maruz kalmanın zararlarına dikkat çekti.

Gün içerisinde sıklıkla kullandığımız teknolojik aletler, her ne kadar pratik ve hızlı bir yaşamın sırrı olsa da ekran karşısında geçirilen uzun saatler, sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor. Telefondan bilgisayara, televizyon tabletlere kadar sayısız teknolojik aletten yayılan mavi ışığa karşı uyarılarda bulunan Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Şevki Arslan, önemli açıklamalarda bulundu.

SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR

Sabah Gazetesinin haberine göre; güneşin hem görünen hem de görünmeyen ışınlar içerdiğini söyleyen Prof. Dr. Arslan, “Mavi ışığın göz sağlığı üzerindeki etkileriyle ilgili kesin ve net bilimsel çalışmalar olmasa da bu konuda çeşitli öngörüler ve şüpheler mevcut. Dijital ekranlar; bilgisayarlar, telefonlar, tabletler sadece mavi ışık yaymakla kalmaz, aynı zamanda uzun süreli ekran kullanımı ve yanlış duruş gibi faktörler de sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle ekrana bakma mesafesi, bakma süresi ve boyun duruşu gibi unsurlar, iskelet sistemi üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir” diye konuştu.

UYKUDAN RUH HALİNE KADAR ETKİLİYOR

Mavi ışığın uykudan ruh haline kadar her şeyi bozduğuna işaret eden Prof. Dr. Arslan, şöyle konuştu:

“Güneş ışığı, melatonin hormonunu etkileyerek, uyku-uyanıklık döngüsünü düzenler. Gündüz saatlerinde güneş ışığı, melatonin salgısını baskılar ve bizlerin uyanık kalmasını sağlar. Akşam ise güneş battığında, melatonin salgılanmaya başlar ve uykuya geçiş başlar. Gündüz melatonin baskılanırken, akşam arttığı için uykuya geçiş kolaylaşır. Eskiden, dijital ekranlar olmadan uyku düzeni doğal olarak sağlanıyordu. Ancak günümüzde televizyon, bilgisayar ve telefonlardan yayılan mavi ışık, sirkadiyen ritmi bozarak, uyku sorunlarına yol açıyor. Uyku eksikliği fiziksel ve psikolojik sağlık üzerinde olumsuz etkilere sebep olur. Enerji düşer, ruh hali bozulur ve zihinsel performans azalır. Bunların yanı sıra vücudun yenilenememesine ve dinlenmeden bir sonraki güne başlanmasına neden olur. Bu nedenle, dijital ekranların kullanımına dikkat edilmelidir.”

“UYKUDAN 4 SAAT ÖNCE DİJİTAL EKRANDAN UZAK DURUN”

Uyku öncesi 3-4 saat öncesi televizyon, bilgisayar ve telefondan uzak durulması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Arslan, “Çok zorunlu hallerde birkaç dakikalığına bakılabilir, ama sürekli ekranın başında kalacak şekilde, yatıncaya kadar dijital ekranlarla ilgilenmek doğru değildir. Hiçbir şekilde kişi doğal uykuya geçemez. Bu sefer devreye uyku ilaçları veya rahatlatıcı birtakım çaylar girer. Bunlar da uykuya doğal geçişi sağlayan faktörler değildir. Örneğin gece 23.00 – 24.00 gibi yatılacaksa, dijital ekran kullanımını gece 21.00 – 22.00 gibi bırakmak lazım” ifadelerini kullandı.

“EKRAN KULLANIM SÜRELERİNİN SINIRLANDIRILMASI ÖNEMLİ”

Uzun saatler ekrana bakmanın aynı zamanda göz sağlığını da tehdit ettiğinin altını çizen Prof. Dr. Arslan, şu ifadeleri kullandı:

“Bilgisayara genellikle 40- 60 cm mesafeden bakılır. Bu da gözün sürekli zoom yapma refleksine neden olur. Mavi ışığa uzun süreli maruz kalmak ve dijital ekranları yanlış kullanmak, hem göz sağlığı hem de genel sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Bu yüzden, ekran kullanım sürelerinin sınırlanması ve doğru mesafede kullanılması büyük önem taşır”

ÇOCUKLARA 1 SAAT KURALI

Özellikle ebeveynlere uyarılarda bulunan uzman isim, “Ailelerin çocukları dijital ekranlarla oyalama çabaları, gelişimsel olarak son derece zararlıdır. 0-2 yaş arası çocukların ekranlardan uzak tutulması, göz sağlığı ve genel gelişimleri için kritik önem taşır. 2-5 yaş arasındaki çocuklar için günlük 40 dakika ile 1 saat arasında ekran süresi önerilir. Sağlıklı bir uyku düzeni için ekran süresinin sınırlanması ve mavi ışığa maruz kalmanın azaltılması önerilmektedir. Ayrıca, çocuğun dikkat, öğrenme süreçlerinde zorluk ve odaklanma becerilerini olumsuz etkiler.” diyerek sözlerini tamamladı.

Devamını Oku

Rapçi Blok3 ve yapımcı Maruf Yöntürk’ün 25 yıla kadar hapsi isteniyor!

Rapçi Blok3 ve yapımcı Maruf Yöntürk’ün 25 yıla kadar hapsi isteniyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Menajer Ferhat Karagöz’ün şikayeti üzerine hazırlanan iddianamede, rapçi Blok3 ve yapımcı Maruf Yöntürk’e 12 yıl 4 aydan 25 yıla kadar hapis cezası talep edildi; suçlamalar arasında tehdit, yağma ve kasten yaralama bulunuyor.

Sahne adı Blok3 olan rapçi Hakan Aydın ile yapımcı Maruf Yöntürk hakkında menajer Ferhat Karagöz tarafından yapılan şikayet üzerine harekete geçen savcılık kapsamlı bir iddianame hazırladı.

İddianamede yer alan suçlamalar müzik dünyasında geniş yankı uyandırırken, savcılık, sanıklar hakkında 12 yıl 4 aydan 25 yıla kadar hapis cezası talep etti.

ÖNCE BİLARDO SOPASIYLA DARP EDİLDİ SONRA KAFASINA SİLAH DAYATILDI İDDİASI

Menajer Ferhat Karagöz

İddianamede yer alan menajer Ferhat Karagöz’ün ifadesine göre; Karagöz, Maruf Yöntürk tarafından Kağıthane’deki bir adrese çağrıldığını ve söz konusu mekanda çıkan tartışmada önce yumruk ve bilardo sopasıyla darp edildiği daha sonra başına silah dayatıldığı ve 850 bin TL istendiği iddia etti.

SAVCILIK İDDİANAMEYİ HAZIRLADI

Karagöz, aynı zamanda olay sırasında mekana gelen Blok3’ünde kendisine yumruk attığını öne sürdü. Karagöz’ün bu ifadesi üzerine hazırlanan iddianamede sanıklara “kişiyi silahla ve cebirle hürriyetinden yoksun kılma”, “gece vakti silahla yağmaya teşebbüs”, “tehdit”, “mala zarar verme” ve “kasten yaralama” suçlamaları yöneltildi.

BLOK3’ÜN DOSYASINI AYIRDI

Blok3 ve yapımcısı Maruf Yöntürk

Savcılık, iddianamede adı geçen yapımcı Maruf Yöntürk’ün tutuklu yargılanmasını talep ederken, rapçi Blok3’ün (Hakan Aydın) ise hakkında basit yaralama suçundan dosyasının ayrılmasını istendi.

Devamını Oku