15 Nisan 2026 Çarşamba
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırıları sonrası ebeveynlere önemli uyarılarda bulunan Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Ömer Akgül, Haber7.com’a çok özel açıklamalarda bulundu. Akgül, çocukların bastırılmış duygular ve “görünür olma” isteğiyle şiddete yönelebildiğini belirterek “Gençler sorunlarla kendi başlarına başa çıkamayacakları durumlarda şiddete başvurmak yerine muhakkak profesyonel destek alsınlar.” dedi.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da peş peşe yaşanan ve ülkemizi yasa boğan okul saldırıları, Türkiye’yi derinden sarsarken eğitimde güvenlik ve gençlerin psikolojik durumu büyük bir endişeyi beraberinde getirdi.
İki farklı şehirde öğrencilerin silahlı saldırı düzenlemesi sonucu ölü ve yaralıların olması, velilerde büyük endişeye neden olurken uzmanlar çocukların şiddete yönelme nedenlerine dikkat çekiyor. Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Dr. Ömer Akgül, yaşanan trajedilerin ardından Haber7.com’a yaptığı değerlendirmede, çocukların iç dünyalarındaki gerilimlerin doğru şekilde yönlendirilmemesi halinde şiddet davranışına dönüşebileceğini belirterek, ailelerin ve eğitimcilerin bu süreçte daha aktif rol alması gerektiğini vurguladı.
“FARKINA VARILMAK İÇİN ŞİDDETE BAŞVURUYORLAR”
Akgül, “Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da öğrenciler tarafından okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılarda veliler çocuklarına nasıl sahip çıkabilir? Bu şiddet olaylarından çocuklarını nasıl uzak tutabilir?” sorusuna, şöyle yanıt verdi:
“Öncelikle biz ölen meslektaşımıza ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileyelim. Şiddet aslında bir eylem biçimi olarak dışa yansıtmadır. Kişi kendi varoluşsal anlamından uzaklaştıkça bir gerilime tabi tutulur. Olmak üzere var olduğu şeyle, olduğu şey arasındaki fark gerilim oluşturur. Ve çocuklar da sonuçta olmak üzere var oldukları şeylerden uzaklaştıkça bu gerilim artar. Yapabilecekleri kendi varoluşlarını ortaya çıkarabilecekleri şiddet eylemlerine başvurarak farkına varılmak isteyebilirler. Anne babalar çocuklarıyla ilgili şunu yapsalar daha güzel olur; çocuklarının gerçek potansiyellerini keşfetmelerine rehberlik etmeliler. Hiçbir çocuk gözden çıkarılamaz. Fakat eğer biz onu gözden çıkartırsak, böyle şiddet içerikli davranışlar sergileyecek; öğretmenlerin, arkadaşlarının ölümüne sebep olacaklar. Bu tür olayların tekrar olmaması için de öğrencilerin hayatı daha anlamlı hissedebilmeleri için onlara olmak üzere var olduğu, kendi özlerini, çekirdeklerini keşfetmelerini öğretmenlerimize ve velilerimize de tavsiye ederim.”
BASTIRILMIŞ DUYGULAR YIKICI EYLEME DÖNÜŞÜYOR
“Çocuklar bu saldırılara neden meylediyor? Bunun psikolojik olarak değerlendirmesi nedir?” sorusuna yönelik değerlendirmelerde bulunan uzman isim, “Birden çok sebep var, tek bir şeyle açıklayamayız. Ama genellikle şiddet eğilimi, içinden bastırılmış olan duyguların dışa aksettiriyor, yani yıkıcı bir eyleme dönüşmesi olarak gözüküyor. Kişilerin içinde bu potansiyel niye sıkışıyor? İşte az önce söylediğim o gerilim. Olmak üzere var olduğu şeyle olduğu şey arasındaki fark gerilim oluşturunca, bu gerilim de doğal yollarla kendini gerçekleştirmiyor ve çocuk da sonuçta fark edilmek, görülmek istediğinde, bunun meşru yollarını bulamadığında, gayrimeşru yollarla fark edilmek, görülmek istiyor. Yani hepimizin bir bilinme, fark edilmek isteği var. Yasal meşru zeminlerde bunu sağlayamayınca maalesef gayrimeşru zeminlerde şiddet eylemleriyle, kötü davranışlarla görünür olmaya çalışıyorlar. İşte bu görünür olmak bizim çağımızın fenomeni. Herkes görünür olmak istiyor. Görünür olmayı da maalesef meşru zeminlerde yapamayınca böyle gayrimeşru zeminlerde şiddet eylemleriyle gerçekleştirebiliyorlar. Sebeplerinden birisi bu. Birçok sebebi vardır; yani anne babada başka bir problem vardır, öğretmende başka bir problem vardır, sınıf arkadaşında başka bir problem vardır ama sonuçta bu problemlerin sonucunda böyle şiddet davranışının sergilenmesi kabul edilemez ve beklenilmez.” diye konuştu.

“PSİKOSOSYAL MÜDAHALE TİMLERİ İLGİLENMELİ”
Akgül, “Eğitimciler, arkadaşlarının şiddet eylemlerinden olumsuz etkilenen çocuklara nasıl yaklaşmalılar?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Bu çocukların gözü önünde arkadaşları öldürülmüş. Onlara kesinlikle psikososyal destek hizmetleri sunulmalı. Çocuklar içlerinde yaşadıkları travmaları deşarj edebilmeliler. Yani ne diyebilirsiniz ki; arkadaşını bir başka arkadaşı gözünün önünde öldürmüş veya yaralamış. Bu hem kendi güvenliğiyle ilgili hem de arkadaşının vefatıyla ilgili çok derin yaralar. Burada yapılabilecek en önemli şey; yaşadığımız bu talihsizliğe rağmen nasıl bir insan başarısı ortaya koyabiliriz? Yani bu hiç istenmeyen bir şey fakat buradan da biz kendimize, gençlerimize hani bir daha böyle şeylerin olmaması için neler yapmalıyız; öğretmen-öğrenci davranışları, ebeveyn-çocuk davranışları, arkadaş ilişkileri, akran zorbalığı… Belki bu kavramları tekrar konuşmalıyız. Zorbalık yerine akran nezaketini kullanmaya çalışıyoruz, bunu önemsemeliyiz. Maalesef bu konuda Batı’da gördüğümüz, bizde olmayan şeylerin artık kendi ülkemizde de olduğunu duyuyoruz. Yani burada öğretmenlerin çocuklara söyleyeceği şeylerden ziyade, orada psikososyal destek timlerinin bu konuya müdahale etmesi daha profesyonel olur. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı’nın psikososyal müdahale timleri vardır; öğretmenlerden önce onların bu çocuklarla görüşmesi daha sağlıklı olacaktır.”
“BENİM İÇİN HAYATIN SONU, İMZAMI ATARIM”
Okullarda peş peşe yaşanan acı verici olaya dair değerlendirme bulunan Akgül, çocukların ailesi, hayalleri, umutları olduğunun altını çizdi. Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gençlerin sorunları olabileceği ve bu sorunlarla kendi başlarına başa çıkamayacakları durumlarda şiddete başvurmak yerine muhakkak profesyonel destek alsınlar. “Ben artık bununla başa çıkamayacağım, benim için hayatın sonu geldi, bari imzamı atayım” diyerek bu tarz eylemler yapmak doğru değil.”

Dişlerindeki gevşeme şikayetiyle Nijerya’dan Türkiye’ye gelen 24 yaşındaki gencin çenesinde, her an ölümcül bir kanamaya yol açabilecek nadir bir damar yumağı tespit edildi. Medipol Sağlık Grubu’nda multidisipliner bir yaklaşım ile 10 saatlik zorlu operasyonda gencin alt çenesi tamamen alınırken, yerine bacak kemiğinden yepyeni bir çene yapılarak hayata döndürüldü.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE
Sadece sıradan bir diş gevşemesi ve ağrı şikayetiyle başlayan süreç, 24 yaşındaki Nijeryalı Munır Bashır Yuguda için adeta bir yaşam mücadelesine dönüştü. Türkiye’ye gelerek Medipol Sağlık Grubu’na başvuran gencin yapılan tetkiklerinde, çene kemiğini tamamen saran, kemikte erimeye yol açan ve en ufak bir darbede dahi hayati tehlike yaratacak kanamalara sebep olabilecek nadir bir damar yumağı tespit edildi. Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erol Akgül, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sina Uçkan ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan’ın ortak yürüttüğü multidisipliner tedavi planıyla hasta, tıp dünyasında parmakla gösterilecek 10 saatlik bir operasyonla sağlığına kavuştu.

HAYATİ RİSK OLUŞTURDU
Prof. Dr. Akgül, “Hastamızda oluşan damar yumağı hastanın yaşamı için ciddi bir risk oluşturuyordu. Ağız içinde oluşabilecek en küçük bir travma bile kontrolsüz ve uzun süren kanamalara yol açarak hayati tehlike yaratabilirdi. Hastanın dış görünümünde belirgin bir şişlik olmaması tanıyı zorlaştırsa da dişlerdeki gevşeme önemli bir bulgu olarak karşımıza çıktı.Tespit edilen damar yumağının tedavisinde öncelikle embolizasyon işlemi uygulandık. Birçok hastada sadece embolizasyon yeterli olabilirken, bu vakada lezyonun geniş alanı etkilemesi, çene kemiğinde incelmeye ve diş kayıplarına yol açması nedeniyle cerrahi müdahale de gerekliydi. Öncelikle damar yumağını embolize ederek kanama riskini azalttık. Ardından belirli bir süre bekleyerek hastanın stabil hale gelmesini sağladık” diye konuştu.

DAMAR YUMAĞI NEDENİYLE GELİŞEN NADİR BİR DURUM
Hastada çeneyi tamamen saran damar yumağına bağlı nadir bir hastalık bulunduğunu belirten Doç. Özkan, “Bu durum hem diş kayıplarına hem de çene kemiğinde ciddi erimeye yol açıyordu. Oldukça kanlı bir bölge olduğu için ameliyat öncesinde mutlaka damarların tıkanması ve tümörün küçültülmesi gerekiyordu. Bu kapsamda girişimsel radyoloji ekibi tarafından hastaya tam embolizasyon işlemi uygulandı. Embolizasyon sonrası yumağın küçülmesini dikkatle takip ettik ve damarların kontrol altına alındığının görülmesi üzerine cerrahi planlamaya geçtik. Bu tür nadir vakalarda tedavi sürecini aşamalı ve dikkatli bir şekilde ilerletmek hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.

BACAK KEMİĞİNDEN YENİ ÇENE OLUŞTURULDU
Ameliyat sürecine ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Özkan, “Cerrahi sırasında çene kemiğini açarak damarları tıkanmış yumağı herhangi bir kanama komplikasyonu olmadan çıkardık. Ardından oluşan boşluğu hastanın bacağından aldığımız damarlı kemik dokusuyla yeniden şekillendirdik ve çene formuna getirerek yerine naklettik. Bu kemiğin damarlarını boyun bölgesindeki damarlara bağlayarak yaşamasını sağladık. Ağız içindeki doku eksikliğini de koldan aldığımız dokularla tamamladık. Oldukça uzun ve zorlu geçen ameliyat başarıyla sonuçlandı. Operasyon multidisipliner ekip çalışmasıyla gerçekleşti. Ameliyatın birinci ayında hastanın ağız içi tamamen iyileşti, çene hareketlerinde herhangi bir problem bulunmuyor. İlerleyen süreçte kemik iyileşmesi tamamlandığında dental implant uygulamalarıyla hastanın eksik dişleri de tamamlanacak” ifadelerini kullandı.
MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIMLA BAŞARILI TEDAVİ
Nijeryalı hastanın tedavi sürecinin multidisipliner bir yaklaşımla planlandığını ifade eden Prof. Dr. Uçkan, “Bu hastada serbest doku nakli yani ‘free flap’ uygulanması gerekiyordu. En kritik nokta, nakledilen dokunun yeni yerinde sağlıklı şekilde yaşamasıdır ve bu süreç plastik cerrahi ekibi tarafından başarıyla yönetildi. Biz de çene cerrahisi olarak tümörlü kemiği kontrollü şekilde çıkardık. Çıkarmadan önce çenenin formunu korumak adına bölgeyi uygun plaklarla sabitledik, ardından patolojik dokuyu tamamen temizledik. İki branşın koordineli şekilde süreci yönetmesi sonucun başarısında belirleyici oldu” dedi.

“AĞRILARIM AZALDI, KENDİMİ DAHA İYİ HİSSEDİYORUM”
Nijarya’dan gelen Munır Bashır Yuguda yaşadığı zorlu süreci ve duygularını şu sözlerle aktardı:
“24 yaşındayım ve dişlerimde yaşadığım ciddi problemler nedeniyle buraya başvurdum. Süreçte benimle ilgili üç kez detaylı tarama yapıldı ve ardından ameliyat kararı alındı. İlk olarak girişimsel radyoloji kapsamında embolizasyon işlemi uygulandı. Yaklaşık iki ay sonra Doktor Burak ve Doktor Sena’nın birlikte gerçekleştirdiği, yaklaşık 10 saat süren oldukça zorlu bir ameliyat geçirdim. Ameliyat sırasında alt çenem tamamen alındı ve bacağımdan alınan kemikle yeniden yapılandırıldı. Ayağımdan alınan kemik çeneme yerleştirilerek yeniden kan dolaşımı sağlandı. Gerçekten çok zor bir süreçti ama doktorlarım çok başarılı bir operasyon gerçekleştirdi. Şu an ameliyatımın sonucu oldukça iyi, ağrılarım büyük ölçüde azaldı ve her geçen gün kendimi daha iyi hissediyorum.”
İsmail Ege Şaşmaz, yeni projesi “Onbeşliler” dizisinde kardeşi ve babasıyla birlikte kamera karşısına geçti. Aile üyelerinin aynı yapımda yer alması izleyicilerde büyük merak uyandırdı.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE
“Güneşi Beklerken”, “Barış Akarsu ‘Merhaba'”, “Sen Çal Kapımı” gibi yapımlarda göstermiş olduğu başarılı oyunculuğu ile dikkatleri üzerine çeken ünlü oyuncu İsmail Ege Şaşmaz, yeni projesi “Onbeşliler” dizisinde kardeşi ve babasıyla birlikte kamera karşısına geçti.

Kariyerinde bir ilki yaşayan Şaşmaz’ın bu sürpriz hamlesi hayranlarını da çok heyecanlandırdı.

DİZİ ÇEKİMLERİNDEN GÖRÜNTÜLER PAYLAŞILDI

Dizi çekimlerinden paylaşılan kareler sosyal medyada büyük ilgi görürken, ekran başında diziyi merakla bekleyen izleyiciler, Şaşmaz ailesinin hikayeye nasıl yansıtılacağını merak etmeye başladı.

Bağcılar Belediyesi Okçuluk Kursu’na giden lise öğrencisi Umut Kerem Akdeniz, aldığı eğitimle birlikte tarihi dizilerde oynamaya başladı. Kursun kendisine çok büyük katkıları olduğunu söyleyen Akdeniz, “İlk zamanlarda ok atmakta zorlanırken buradan aldığım eğitimle beraber artık attığımı vuruyorum” dedi.
Bağcılar’da 15-28 yaş grubu gençlere bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanda eğitim hizmeti veren Bağcılar Belediyesi Gençlik Merkezi’nin dikkat çeken sınıflarından biri okçuluk. Son zamanlarda özellikle diziler nedeniyle okçuluk kursuna yoğun bir ilgi oldu. Gençler, kursta hem geleneksel okçuluk eğitimi alıyor hem de keyifli zaman geçiriyor.

OYUNCULUK HAYATI DEĞİŞTİ
Kursun müdavimlerinden biri de dizilerde figüranlık yapan Umut Kerem Akdeniz. Lise öğrencisi olan Akdeniz, boş zamanlarını dizi setlerinde değerlendiriyor. Kendini geliştirmek için birçok eğitimi alan Akdeniz’in oyunculuk hayatı Bağcılar Belediyesi Gençlik Merkezi’nde aldığı okçuluk eğitimiyle değişti. Akdeniz, artık en çok izlenen tarihi dizilerde okçu rolünde oynuyor.

“OK ATMAKTA ZORLANIRKEN ŞİMDİ ATTIĞIMI VURUYORUM”
Öğrencilikle oyunculuğu aynı anda götürmeye çalıştığını söyleyen Akdeniz, “Tarih dizilerinde oyuncu olarak çalışıyorum. Buranın benim oyunculuğuma gerçekten çok büyük önemli katkıları oldu. Okçuluk beni çok geliştirdi ve bana çok büyük bir fayda sağladı. İlk zamanlarda ok atmakta zorlanırken buradan aldığım eğitimle beraber artık attığımı vuruyorum. ‘Kuruluş Osman’, ‘Aziz Mahmut Hüdai’ gibi tarihi dizilerde okçu asker olarak görev alıyorum. Buda benim daha çok tanınmamı sağlıyor ve oyunculuğumun da ilerlemesine katkı sunuyor. Bundan sonraki hedefim buradan almış olduğum eğitimle okçuluk konusunda kendimi daha da geliştirerek oyunculuk sektöründe daha da ilerlemek. Bize bu hizmeti sunduğu için Belediye Başkanımız Yasin Yıldız’a teşekkürlerimizi sunuyorum” dedi.

“ONU BAŞARILI GÖRMEK BİZİ MUTLU EDİYOR”
Okçuluk Kursu eğitmeni Hacer Dilaver ise “Burada gençlere yönelik okçuluk dersleri vermekteyiz. Kursiyerlerimizden biriside Umut, onu böyle başarılı görmek bizi de oldukça mutlu ediyor. Geleneksek okçuluk alanında eğitim veriyoruz. Okları, yayları kurmayı, ok atmayı öğreniyorlar. Bütün öğrencileri gençleri burada ok atmaya davet ediyoruz. Bu bizim geleneksel sporumuz aynı zamanda bunu bilmeleri bizi de mutlu eder” diye konuştu.

“5 YENİ GENÇLİK VE KÜLTÜR MERKEZİ DAHA YAPACAĞIZ”
Gençlik Merkezi’nin gençlerin uğrak yeri olduğunu söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, “Gençler, burada kaliteli zaman geçiriyorlar. Üniversiteye yönelik kurslarımızın yanında herkesin kendi ilgi alanına göre kurslar, atölyeler bulunuyor. İnşallah benzeri mekanların sayısını artıracağız. Önümüzdeki dönemde 5 yeni Gençlik ve Kültür Merkezimizi Bağcılar’ımıza kazandırıyoruz. Mevcuttaki Göztepe Gençlik Merkezi’mizi de yeni branşlar ekleyerek daha modern ve kullanışlı hale getiriyoruz. Bu sayede ilçemizdeki 6 tesisimiz gençlerimize ve ailelerine hizmet verecek” dedi.
Bir dönemin efsanesi “Kurtlar Vadisi” dizisindeki performansıyla büyük beğeni toplayan ünlü oyuncu Sefa Zengin, AK Parti grup toplantısına katıldı.
Türk televizyonlarının en çok izlenen dizileri arasında yer alan “Kurtlar Vadisi” dizisinde oynadığı “Erdal Kömürcü” karakteriyle hafızalara kazınan Sefa Zengin, yıllardır başarılı oyunculuk performansıyla göz dolduruyor.

Şimdilerde reyting rekortmeni dizi “Yeraltı” ile ekranlara bomba gibi bir dönüş yapan Zengin, sürpriz bir kareyle gündeme geldi.

Ünlü sanatçı, AK Parti grup toplantısına katılım sağladı. Söz konusu görüntüler, kısa sürede dikkat çekti.
