23 Mart 2026 Pazartesi
2000’li yılların ortasında, Türkiye’nin en çok izlenen dizisi “Aliye” ekranlarda fırtınalar estirirken, gerçek hayatta yaşanan bir olay dizinin reytinglerini bile gölgede bıraktı. Dizinin başrol oyuncusu Sanem Çelik ile evli olan yönetmeni Kudret Sabancı, Tarabya’da bir jipin içinde baş başa yakalandı. Bu olay, magazin dünyasında taşları yerinden oynatan o meşhur “Jip Skandalı” olarak tarihe geçti.
Tarabya’da Gece Yarısı Baskını: “Anne Beni Durduramazsın!”
O dönem Kudret Sabancı, ünlü oyuncu Esra Akkaya ile evliydi. Sanem Çelik ise Aliye karakteriyle “iffetli ve acılı anne” imajının zirvesindeydi. Magazin muhabirlerinin Tarabya sahilinde karanlık bir jipi fark edip flaşları patlatmasıyla sırlar döküldü. Jipin içindeki isimler Aliye ve dizinin yönetmeniydi! Patlayan flaşlar sadece bir aşkı değil, bir evliliği ve bir imajı da paramparça etti.
Esra Akkaya’nın Vakur Ama Can Yakıcı Tepkisi
Olay patlak verdiğinde tüm gözler Kudret Sabancı’nın eşi Esra Akkaya’ya çevrildi. Akkaya, o dönem yaptığı açıklamalarla ve sergilediği duruşla büyük destek topladı. Skandalın hemen ardından boşanma kararı alan Akkaya, ihaneti televizyondan öğrenmenin ağırlığını tüm Türkiye ile paylaştı. Bu olay, Türk magazin tarihinin en hızlı ve en dramatik boşanma süreçlerinden birini başlattı.
“Aliye” Dizisi Gerçek Hayata Yenildi
Dizide çocukları için her şeyi göze alan fedakar bir anneye hayat veren Sanem Çelik, bu olaydan sonra büyük bir eleştiri yağmuruna tutuldu. Halkın gözündeki “kutsal anne” imajı sarsılan Çelik, bir süre sessizliğe gömüldü ve hatta yurt dışına giderek gözlerden uzak bir hayat yaşamayı tercih etti. Kudret Sabancı ise yönetmenlik koltuğunda kalsa da, adı bu skandalla sonsuza dek mühürlenmiş oldu.
Sosyal Medyada “Aldatma” Dosyalarının Baş Tacı
Bugün bile sosyal medyada, TikTok’ta ya da nostalji sayfalarında “Unutulmaz İhanetler” listesi yapıldığında, Sanem Çelik ve Kudret Sabancı’nın o meşhur jip içindeki şaşkın bakışları bir numara! Bu olay, magazin takipçileri için hala “Bir imaj nasıl yerle bir olur?” dersi niteliğinde anlatılmaya devam ediyor.
Kaynak: Magazin Haberleri
Türk sinemasının usta ismi Nebahat Çehre, konuk olduğu bir programda yaptığı açıklamayla şoke etti. Yıllar önce 19 parça mücevherinin çalındığını söyleyen 82 yaşındaki usta sanatçı, yaşadığı olayın ardından mücevher takmayı bırakıp antikaya yöneldiğini açıkladı.
‘Aşk-ı Memnu’ dizisinde oynadığı Firdevs Yöreoğlu karakteri ile hafızalara kazınan ünlü oyuncu Nebahat Çehre, katıldığı bir programda yıllar öncesinde kendisini hem maddi hem de manevi kayba uğratan olayı ilk kez itiraf etti.

19 PARÇA MÜCEVHERİ ÇALINDI
Yıllar önce yaşadığı hırsızlık olayını anlatan Çehre, “Evimden tam 19 parça mücevherim çalındı. Hepsi de birbirinden çok değerliydi.” dedi.
Yaşadığı olayın ardından mücevher takmayı bıraktığını dile getiren 82 yaşındaki usta sanatçı daha sade takılar tercih ettiğini belirtti.

ANTİKA KOLEKSİYONU OLUŞTURDU
Şimdilerde daha çok antika yüzük ve takılara yöneldiğini belirten usta oyuncu, zamanla özel bir koleksiyon oluşturduğunu da paylaştı.
Yapımcı ve eski şarkıcı Erol Köse, oturduğu sitenin 16’ncı katından aşağı düşerek yaşamını yitirdi. Köse’nin bir süredir sağlık sorunları yaşadığı ve yaklaşık 3 aydır evden çıkmadığı öğrenildi.
Yapımcı ve doktor Erol Köse, Ağaoğlu 1453’teki evinin 16. katından düşerek 61 yaşında hayatını kaybetti.

Olay, saat 15.00 sıralarında Maslak Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 katlı binanın önünde bir kişinin yerde hareketsiz yattığını görenler durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yerde yatan yapımcı Erol Köse’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde bulunan ve Köse’nin arkadaşı olduğu öğrenilen Mevlüt Y. (64) ile görüşen polis ekipleri, Mevlüt Y.’nin, Köse ile birlikte yaşadıklarını öğrendi.
YAKLAŞIK 3 AYDIR EVDEN ÇIKMAMIŞ
Polis ekipleri tarafından ilk ifadesi alınan Mevlüt Y. ifadesinde, Köse’nin psikolojik rahatsızlıkları ile kalp hastalığı bulunduğunu, yaklaşık 3 aydır evden çıkmadığını ve kendisinin zaman zaman bakımına yardımcı olduğunu belirtti. Mevlüt Y., binanın lobisine indiği sırada Köse’nin evde yalnız olduğunu, geri döndüğünde arkadaşını aşağıda yerde gördüğünü ifade etti. Köse’nin, binanın 16’ncı katındaki kiralık ofis olarak kullanılan bölümde bulunduğu sırada düşmüş olabileceği değerlendirildi. Köse’nin ölümüne ilişkin olay yerinde incelemeler sürüyor.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Olaya ilişkin soruşturma başlatıldığını belirten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “Yapımcı Erol Köse’nin haatını kaybetmesine ilişkin olayla ilgili olarak cumhuriyet başsavcılığımızca re’sen soruşturma işlemlerine başlanılmış olup, yapılacak tahkikat ve otopsi işlemleri sonucunda ayrıntılı olarak bilgi verilecektir” ifadeleri kullanıldı.
Yurt dışında geçirdiği operasyon sırasında kalp kapağı ağır hasar alan 44 yaşındaki Aydın Çalışkan, ölümle burun buruna geldi. Türkiye’ye getirilen Çalışkan, Medipol Sağlık Grubu’ndan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun ve ekibi tarafından gerçekleştirilen yüksek riskli operasyonla sağlığına kavuştu. Çalışkan, “Bana nakil demişlerdi, Bilal Hocam beni yeniden hayata döndürdü” dedi.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE
Genç yaşta ağır bir kalp krizi geçiren ve yıllarca sağlıkla yaşayan Aydın Çalışkan’ın hayatı, iş gereği gittiği Mısır’da kabusa döndü. Şiddetli göğüs ağrısıyla başvurduğu hastanede 3,5 saat süren müdahale sırasında stentleri açıldı ancak bu esnada kalp kapakçığı ciddi şekilde zarar gördü. Türkiye’ye döndüğünde genç hasta için Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde adeta zamanla yarış başladı. Prof. Dr. Bilal Boztosun’un yüksek riskli operasyonunun ardından Çalışkan’ın kalp kapağı değiştirildi. Çalışkan başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuştu.

“GENÇ YAŞTA AĞIR BİR KALP KRİZİ GEÇİRDİ”
Hastanın oldukça genç yaşta ciddi bir kalp krizi geçirdiğini belirten Prof. Dr. Boztosun, “Hastamız önemli bir kalp krizi sonrası kalbin kasılma gücünde ciddi bir azalma yaşamıştı. Damarını açtıktan sonra tedaviye uyumu sayesinde belirgin şekilde toparladı ve bir süre sağlıklı bir yaşam sürdü. İş nedeniyle Mısır’a yerleşen hastamız yıllar sonra şiddetli göğüs ağrısıyla orada hastaneye başvurmuş. Yaklaşık 3 saat süren bir müdahale yapılmış. Damar açılmaya çalışılırken bu kez kalp kapağında ciddi bir hasar oluşmuş. Ne yazık ki süreç bu noktada daha karmaşık hale gelmiş” diye konuştu.
“RİSKLİ BİR KARARI AİLEYLE BİRLİKTE ALDIK”
Hastanın Türkiye’ye döndüğünde şikayetlerinin devam ettiğini belirten Prof. Boztosun, “Hastamızı kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi konseyinde değerlendirdik. 40 yaşında genç bir hastadan bahsediyoruz. Cerrahi açıdan oldukça riskli bir tablo vardı. Ancak başka seçeneğimiz kalmamıştı. Tüm riskleri aileyle detaylı şekilde paylaştık ve ortak bir kararla müdahaleye karar verdik. Hasta, ailesi ve hekimler olarak birlikte karar verdiğimiz bu süreci başarıyla tamamladık. Kalp kapağı şu an normal fonksiyonlarına döndü. Zaman içinde kalbin kasılma gücünün de kademeli olarak artmasını umut ediyoruz” ifadelerini kullandı.
KALP KAPAKÇIĞINDA KAÇAK OLDU
2019 yılında ilk kalp rahatsızlığını yaşadığını belirten 44 yaşındaki Aydın Çalışkan, o dönemde farklı hastanelere başvurduğunu ifade ederek, “Bypass öneren de oldu, kalp pili hatta kalp nakli önerenler de oldu. Daha sonra Bilal hocamla tanıştım. Damarımı açabileceğini söyledi ve o sürece başladık. Gerçekten damarımı açtı ve yıllarca sağlıklı bir şekilde hayatıma devam ettim. İşim gereği Mısır’da çalışıyorum. Orada bulunduğum dönemde rahatsızlandım. Daha önce taktırdığım stentlerin tıkandığını öğrendim ve acil olarak operasyona alındım. Türkiye’ye döndüğümde yeniden muayene oldum ve Bilal hocamla görüştük. Stentlerimin açık olduğunu ancak kalp kapakçığımda ciddi bir kaçak bulunduğunu söyledi” diye konuştu.
BİLAL HOCAM BENİ YENİDEN HAYATA DÖNDÜRDÜ
Geçtiğimiz yıl yeniden rahatsızlandığını belirten Çalışkan, “Haziran ayında tekrar göğüs ağrısı yaşadım. Mısır’da yapılan yaklaşık 3,5 saatlik müdahale sırasında stentlerim açıldı ancak o esnada kalp kapakçığım zarar görmüş. Türkiye’ye geldiğimde yapılan kontrollerde durum netleşti. Kalp kapakçığım değiştirildi. Şu an kendimi gayet iyi hissediyorum. Bilal hocam ve ekibi sayesinde yeniden hayata döndüm diyebilirim. Umarım uzun yıllar sağlıklı bir yaşam sürerim” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Yediden yetmişe herkesin, suya vefa, nimete hürmet, hayata sadakat ilkesiyle hareket etmesini diliyor, su verimliliği seferberliğinde yerini almasını temenni ediyorum.” ifadesini kullandı.
Emine Erdoğan, “22 Mart Dünya Su Günü” dolayısıyla NSosyal hesabından paylaştığı mesajında, bugün suyun, tüm ülkelerin bekasının, milli güvenliğinin ve gıda güvenliğinin konusu olduğuna dikkati çekti.
Türkiye’nin halihazırda su stresi altında bulunan bir ülke olduğunu ve tehlike kapıyı çalmadan harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Fikirlerimizi, gayretlerimizi ve iyi niyetlerimizi birleştirerek, ülkemizin ileride su kıtlığı çeken ülkelerden biri olmasını engelleyebiliriz. İşe, su verimliliği kavramının tüm kulaklara, tüm vicdanlara ulaşmasını sağlayarak başlayalım. Yediden yetmişe herkesin, suya vefa, nimete hürmet, hayata sadakat ilkesiyle hareket etmesini diliyor, su verimliliği seferberliğinde yerini almasını temenni ediyorum.”
Bugün su, tüm ülkelerin bekasının, milli güvenliğinin ve gıda güvenliğinin konusudur.
Hâlihazırda su stresi altında olan bir ülke olarak, tehlike kapımızı çalmadan harekete geçmeliyiz.
Fikirlerimizi, gayretlerimizi ve iyi niyetlerimizi birleştirerek ülkemizin ileride su… pic.twitter.com/hIKMevr222
— Emine Erdoğan (@EmineErdogan) March 22, 2026