15 Mayıs 2026 Cuma
Kadir İnanır, rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırıldı. Zatürre teşhisi konulan usta sanatçı, doktorların önerisiyle yoğun bakımda tedavi altına alındı.
Kadir İnanır, önceki akşam rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Yapılan ilk müdahale ve tetkiklerin ardından 77 yaşındaki sanatçıya zatürre teşhisi konuldu. Doktorların önerisiyle tedavi sürecinin daha yakından takip edilmesi amacıyla yoğun bakım servisine alındığı öğrenildi.
AKCİĞER ENFEKSİYONU GEÇİRDİ

Habertürk’ün haberine göre, sanatçının sağlık durumuyla ilgili henüz hastaneden resmi bir açıklama yapılmazken, tedavisinin titizlikle sürdürüldüğü belirtildi. Kadir İnanır’ın hayat arkadaşı Jülide Kural ise yaptığı açıklamada, sanatçının üşütmeye bağlı olarak akciğer enfeksiyonu geçirdiğini ve sağlık durumunun iyiye gittiğini ifade etti.
Doktorların, yoğun bakımda sürekli kontrol altında tutulmasının tedavi süreci açısından önemli olduğunu belirttiğini aktaran Kural, İnanır’ın birkaç gün içerisinde normal odaya alınmasının beklendiğini söyledi.
“EN BÜYÜK DÜŞMANI SİGARA”

Açıklamasında sigaranın sanatçının sağlık sorunlarında önemli rol oynadığını da dile getiren Kural, “En büyük düşmanı sigara” ifadelerini kullandı.
Kadir İnanır, 24 Mart 2024 tarihinde beyin damarına pıhtı atması nedeniyle uzun süre yoğun bakımda tedavi görmüş, ardından taburcu edilmişti. Usta oyuncunun fizik tedavi süreci ise halen devam ediyor.
‘Dekolonize Film Günleri’ panelinde, sömürgecilik, kültürel hafıza, direniş ve kimlik temaları sinema üzerinden yeniden tartışmaya açıldı. Etkinlik İranlı yönetmen Majid Majidi, yapımcı Mehmet Bozdağ ve yönetmen Faysal Soysal’ı bir araya getirdi. Paneli büyük bir dikkatle dinleyen sanat dünyasının ünlü isimleri, “Kültürel sömürgecilik çok büyük bir tehdit…” dedi.
Enstitü Sosyal ile NUN Eğitim ve Kültür Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen “Dekolonize Film Günleri”, Beyoğlu Atlas 1948 Sineması’nda sinemaseverlerle buluştu. World Decolonization Forum 2026 kapsamında 13-14 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen etkinlikte, sömürgecilik, kültürel hafıza, direniş ve kimlik temaları sinema üzerinden masaya yatırıldı.

Kıbrıs’tan Afrika’ya, Güney Amerika’dan Myanmar’a kadar geniş bir coğrafyadaki sömürgecilik izlerini ve direniş hikâyelerini beyaz perdeye taşıyan programda, toplam 9 film ücretsiz olarak izleyiciye sunuldu.

“ÇOK SESLİ YAKLAŞIM”
Etkinliğe katılan Türk sinemasının efsane ismi Hülya Koçyiğit, “Bir millet her şeyini kaybedebilir ama kültürünü kaybederse yok olur” diyerek kültürel mirasa dikkat çekti.
Dünya dekolonizasyon meselesini sinema üzerinden yeniden gündeme taşıyan NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Erdoğan Albayrak, etkinliğin küresel sinema sektörüne alternatif bir soluk getireceğini belirtti.

Esra Albayrak, “Tartışacak çok konumuz var. Sömürgecilik konusu farklı yönleriyle konuşulmaya ve tartışılmaya devam edecek. Biz buna ‘İstanbul Perspektifi’ diyoruz. Sinemada da umut ederim ki İstanbul perspektifiyle çok sesli ve çok merkezli bir yaklaşım hakim olur. Beyaz adamın yüküne karşı, insanın yükünü kucaklayabildiğimiz bir çıkışın İstanbul’dan olmasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Ünlü şarkıcı İrem Derici ve 3 Şubat’ta evlilik yolunda adım attığı nişanlısı Melih Kunukçu ile önceki akşam Arnavutköy’de bir mekanda objektiflere yansıdı. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Derici, “Benim 15 yıldır popülerlik derdim var. Bu bir hastalık” dedi.
Geçtiğimiz akşam objektiflere yansıyan ünlü popçu İrem Derici ve nişanlısı Melik Kunukçu ile Arnavutköy’de bir mekanda objektiflere yansıdı.

“DÜĞÜNÜMDE SEZEN AKSU’YU GÖRMEK İSTERİM”
Evlilik tarihinin henüz belli olmadığını belirten ünlü şarkıcı, “Bu sene de yok. Parayı pulu sağa sola yatırdık. Kafayı kırıp nikah yapıp düğünü seneye yapabiliriz. Düğünümde en çok Sezen Aksu’yu görmek isterim” dedi.

“15 YILDIR POPÜLERLİK DERDİM VAR”
Aleyna Tilkiye benzetilmesi hakkında konuşan derici, “Aleyna olsam daha ne isterim! Dünya güzeli. Bayılıyorum ona. Popülerliğini kaybetme kaygısına girmedi. O artık bir marka. Popülerlik derdi olsaydı buralara gelemezdi. Benim 15 yıldır popülerlik derdim var. Bu bir hastalık” dedi.
Testo Taylan, yaklaşık 60 günlük tutukluluğun ardından tahliye edildi. Sosyal medya paylaşımında cezaevi sürecine dikkat çeken Taylan’ın sözleri gündem oldu.
YouTube kanalında yayınladığı videolar nedeniyle “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” ile “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” kapsamında yaklaşık 60 gündür tutuklu bulunan Testo Taylan, çıkarıldığı mahkemece tahliye edilmişti.
“ALLAH YARDIMCILARI OLSUN”

Tahliyesinin ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Testo Taylan, cezaevinde geçirdiği günlere dikkat çekerek, “Bir gün geçti diye sevinen biri varsa o da cezaevindeki mahkumlardır. Allah yardımcıları olsun.” ifadelerini kullandı.
Areda Survey tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de vatandaşların yüzde 88,4’ü 15 yaş altına sosyal medya kısıtlamasını destekliyor. Kimlik doğrulama önerisine de büyük destek geldi.
Türkiye genelinde 2.400 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ve Areda Survey tarafından yapılan araştırma ile halkın çocukların sosyal medya platformlarına girişinin kısıtlanması yönündeki düzenlemelere bakış açısı ortaya çıktı.
SOSYAL MEDYAYA YAŞ SINIRINA BÜYÜK DESTEK

Araştırmaya katılan katılımcılara, “15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya platformlarına girişinin kısıtlanması fikrini nasıl karşılıyorsunuz?” şeklinde soru yönetildi. Katılımcıların yüzde 88,4’ü bu uygulamayı doğru bulduğunu, yüzde 11,6’sı ise yanlış bulduğunu ifade etti.
Bu uygulamaya destek veren kadınların oranı yüzde 94,5 iken erkeklerde bu oran yüzde 83,1 olarak araştırmaya yansıdı. Yaş ortalamasına bakıldığında ise bu uygulamaya 35 yaş üstü katılımcıların destek oranının yüzde 92 seviyesini geçtiği görüldü.
EĞİTİM SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE DESTEK ARTIYOR

Araştırmada dikkat çeken bir diğer başlık ise “sosyal medya platformlarına kimlik doğrulamasıyla giriş yapılması” önerisi oldu. Bu öneriye katılımcıların yüzde 62,4’ü destek verirken, yüzde 37,6’sı karşı olduğunu açıkladı.
Kimlik doğrulama önerisine erkek katılımcılardan yüzde 64,1, kadın katılımcılardan yüzde 60,1 destek aldı. Bu öneriye destek veren katılımcıların yüzde 72,3’nün eğitim seviyelerinin lisans ve üzeri olduğu da ortaya çıktı.

Bu araştırma, Türkiye genelinde 2.400 kişinin katılımıyla 24-27 Nisan 2026 tarihleri arasında kantitatif araştırma yöntemlerinden CAWI tekniği kullanılarak Areda Survey’in Profil Bazlı Dijital Paneli üzerinden gerçekleştirildi.