19 Ocak 2026 Pazartesi
Magazin dünyasının örnek çiftleri arasına adını yazdıran Mesut Özil ve Amine Gülşe’den müjdeli bir haber geldi. Eda ve Ela adında iki kızları olan ünlü çift, üçüncü kez anne ve baba olmaya hazırlanıyor.
2019 yılında nikah masasına oturan ünlü futbolcu Mesut Özil ve Amine Gülşe, mutlu evlilikleriyle sık sık gündeme geliyor. 2020 yılında ilk göz ağrıları Ela’yı, ardından 2022 yılında ikinci kızları Eda’yı kucaklarına alan çiftten sevindiren bir haber daha geldi.

ÜÇÜNCÜ ÇOCUK MÜJDESİ GELDİ
Ünlü çiftin üçüncü çocuk heyecanı yaşadığı öğrenilirken bebeklerinin cinsiyetini ise henüz açıklamak istemedikleri belirtildi.

Ünlü şarkıcı Demet Akalın’ın bahçesi adeta görsel şölene dönüştü. İstanbul’da yoğun kar yağışı sebebiyle evinin bahçesi karla kaplanan ve o anları sosyal medya hesabından paylaşan Akalın, takipçilerinden beğeni topladı.
Türk pop müziğinin tanınan ismi Demet Akalın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla sık sık gündeme geliyor. Ünlü isim, son olarak kar yağışıyla keyif dolu anlar yaşadı.

İstanbul’da yoğun kar yağışı sebebiyle evinin bahçesi bembeyaz karlarla kaplanan ünlü şarkıcı, o anları takipçileriyle paylaşmayı ihmal etmedi.

Sunucu ve psikolog olarak tanıdığımız Esra Ezmeci’nin, iş yerinde kullandığı “klinik psikolog” unvanının sahte olduğu ortaya çıktı. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerin ardından, Ezmeci’nin Klinik psikolog unvanı için gerekli eğitimi tamamladığı belirtildi. Konuya ilişkin mahkeme, Esra Ezmeci hakkında 10 ay hapis cezası verilmesine hükmetti.
Psikolog, yazar ve sunucu olarak tanıdığımız Esra Ezmeci’nin İstanbul Beşiktaş’ta bulunan ofisinde yer alan tabelada “Klinik Psikolog” unvanını kullanılmasının üzerinde, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince inceleme başlatıldı.

SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
İncelemelerin ardından suç duyurusundan bulunan ekipler, dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iletti. Savcılık tarafından başlatılan incelemede, Ezmeci’nin bu konuda herhangi bir diploması olmadığı tespit edildi.

ESRA EZMECİ’NİN SAVUNMASI
Soruşturmanın ardından ifadesi alınan Ezmeci, klinik psikoloji dersleri aldığını ve bu alanda yüksek lisans eğitimini tamamladığını ancak “klinik psikolog” unvanını kullanmadığını iddia etti. Ancak mahkeme bu savunmanın yasal olarak “klinik psikolog” unvanını kullanmak için yeterli olmadığı kanaatine vardı.

MAHKEMEDEN HAPİS KARARI
İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Esra Ezmeci, “tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun” kapsamında suçlu bulundu. Mahkeme, 10 ay hapis cezasına hükmederken, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Modern yaşamla birlikte artan hareketsiz yaşam ve kötü beslenme düzeni, karaciğer sağlığımızı sessizce tehdit eden bir krize dönüşüyor. Karaciğerin sertleşmesi, şeklinin bozulması ve görevlerini yapamaz hale gelmesiyle gelişen siroz ise giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, siroz riskine karşı önemli uyarılarda bulundu.
Geçmiş yıllarda yalnızca viral enfeksiyonlarla anılan siroz, günümüzde masabaşı çalışma düzeni ve işlenmiş gıda tüketiminin etkisiyle artan bir “yaşam tarzı hastalığı” olarak karşımıza çıkıyor. Toplumun büyük bir bölümünü pençesine alan karaciğer yağlanmasının, yüzde 40’a ulaştığını belirten Medipol Mega Üniversite Hastanesi Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, karaciğer yağlanması konusunda gerekli önlemler alınmadığı takdirde siroza kadar ilerleyebileceğini belirtti. Uzman isim, konuya dair bilinmesi gereken detayları tek tek açıkladı.
“KARACİĞER VÜCUDUN KİMYA FABRİKASIDIR”
Sirozun karaciğerin yapısının sertleşmesi ve fonksiyonlarını kaybetmesi anlamına geldiğini belirten Prof. Dr. Yaprak, “Karaciğer; protein üretimi, safra salgılanması, bilirubinin atılması, pıhtılaşma faktörlerinin sentezi ve karbonhidrat yağ metabolizmasının merkezidir. Siroz geliştiğinde bu hayati fonksiyonların tamamı ciddi şekilde bozulur. Eskiden sirozun en sık nedeni hepatitlerdi. Aşılama ve yeni tedaviler sayesinde bu nedenler geriledi. Asıl tehlike karaciğer yağlanması. 2000’li yıllarda toplumda karaciğer yağlanması oranı yüzde 10 civarındaydı. Bugün bu oran yüzde 40’a ulaştı. Yani dört katlık bir artış söz konusu” ifadelerini kullandı.

METABOLİK SENDROM SİROZU BESLİYOR
Karaciğer yağlanmasının metabolik sendromun bir parçası olduğunu belirten Prof. Yaprak, “Obezite, diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve karın içi yağlanma metabolik sendromu oluşturuyor. Bu tablo, karaciğeri zamanla siroza sürüklüyor. Karaciğer hücrelerinin yüzde 5’inden fazlasının yağla yer değiştirmesi durumunda yağlanmadan söz edebiliriz. Yağlanma ilerlerse iltihap eklenir ve NASH dediğimiz tablo gelişir. Yağlanması olan hastaların yaklaşık yüzde 25-30’unda NASH ortaya çıkar. Bu grubun yüzde 10’unda ise süreç siroza kadar ilerler” diye konuştu.

10 YILDA 400 BİN YENİ SİROZ HASTASI OLABİLİR
Türkiye için çarpıcı bir projeksiyon paylaşan Prof. Dr. Yaprak, “Karaciğer yağlanması olan bireylerin yaklaşık yüzde 1’inin 10 yıl içinde siroz geliştireceğini öngörüyoruz. Bu da önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 400 bin yeni siroz hastası anlamına geliyor. Bu rakam son derece endişe verici. Erkeklerde bel çevresi 100 cm, kadınlarda 85 cm üzerindeyse, diyabet, hipertansiyon veya kolesterol yüksekliği varsa karaciğer yağlanması olasılığı yüzde 60-70’tir. Morbid obez bireylerin ise yüzde 90’ında yağlanma vardır” ifadelerini kullandı.

“YAĞLANMA GERİ DÖNDÜRÜLEBİLİR”
Tedavinin temelinin yaşam tarzı değişikliği olduğunu vurgulayan Prof. Yaprak, “Akdeniz tipi beslenmeye geçilmeli, işlenmiş karbonhidratlar bırakılmalı, fruktoz ve mısır şurubu içeren ürünlerden uzak durulmalı. Mümkünse 14-16 saatlik aralıklı oruç uygulanmalı. Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş öneriyoruz. Nabzın yükseldiği, terlemenin olduğu bir egzersiz olmalı. Ayrıca kas güçlendirici egzersizler çok önemli çünkü kaslar vücutta enerji yakımını artırır” şeklinde konuştu.

40 yaş üzeri ve kalp riski olan bireylerin egzersiz öncesi kardiyolojik değerlendirme yaptırması gerektiğini de hatırlattı.
TV8 ekranlarının fenomen yarışması MasterChef Türkiye All Star, dün gece hafızalardan silinmeyecek bir finalle perde kapattı. Günlerdir süren “Kupayı kim kaldıracak?” tartışmaları, canlı yayında Sergen Özen’in zaferiyle son buldu. Ancak geceye sadece yemekler değil, duygusal anlar ve stüdyodaki gerilim damga vurdu!
Finalin Perde Arkası: “Oğlak Eti” Kaderini Çizdi!
Finalin Perde Arkası: “Oğlak Eti” Kaderini Çizdi!Gecenin başından beri soğukkanlılığını koruyan Sergen, son turda hazırladığı imza tabağıyla şefleri adeta büyüledi. Mehmet Şef’in “Bu tabak bir başyapıt!” yorumuyla puanları toplayan Sergen, Hasan’a 2,5 puan fark atarak 5 Milyon TL’lik büyük ödülün sahibi oldu.
Hasan’ın Gözyaşları ve Sessiz Vedası
Final anonsu yapıldığında stüdyoda buz gibi bir hava esti. İkinci olan Hasan Biltekin, sonuçlar açıklandıktan sonra gözyaşlarına hakim olamadı. Yarışma boyunca “efendi kişiliğiyle” tanınan Hasan’ın, kupa elinden kayıp giderken sergilediği üzgün tavrı sosyal medyada hayranlarını ikiye böldü: “Hasan bu kupayı sonuna kadar hak etmişti!” yorumları Twitter’da (X) TT oldu.
Ödülle Ne Yapacak?
Sergen Özen, kupayı kaldırdıktan sonra ilk röportajında samimi bir açıklama yaptı: “Bu kupa sadece benim değil, bana inananların. Ödülü ailem ve yeni projelerim için kullanacağım.”
Kaynak: Magazin Haberleri