20 Mart 2026 Cuma
Bayramda, Ramazan ayı boyunca dinlenen metabolizmamızı ağır ve kalorili yiyeceklerle yormamak elimizde. Değişen beslenme düzeni ile birlikte bayramda yapılan en büyük hata birden mide ve bağırsaklara çok yüklenmek oluyor. Peki, bayram boyunca nasıl beslenmek gerekiyor? İşte, detaylar…
Ramazan ayında uzun süreli açlığa alışan vücudumuz, bayram ile birlikte bol ikramın eşlik ettiği farklı bir düzene geçiyor. Geleneksel lezzetlerin oldukça fazla olduğu bayram sofralarında özellikle besin seçimleri ve porsiyonlar önem kazanıyor. Doğru beslenme stratejileri ile bu dönemi kilo almadan ve sindirim sorunları yaşamadan geçirilebilirsiniz. Özellikle bu noktada, uzmanlar bazı püf noktalara dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.
KAHVALTI ÖĞÜNÜNÜ ATLAMAYIN!
Kahvaltı öğününün önemini vurgulayan Diyetisyen Meral Tansu Ayışık, “Protein ve lif açısından zengin bir kahvaltı gün içinde tokluk hissinin daha uzun sürmesine yardımcı olur. Kahvaltı öğünü atlanmamalı; yumurta, peynir, avokado veya zeytin gibi sağlıklı yağ kaynakları ile siyez, çavdar, tam tahıllı veya ekşi mayalı ekmekler tercih edilmelidir. “ dedi.

Diyetisyen Ayışık, yüksek kalorili besinlerin tamamen yasaklanması yerine kontrollü tüketilmesinin önemini, “Ekmek yerine sarma veya börek tercih edilecekse bunlardan sadece biri seçilmeli ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Gün içinde sarma ile birlikte bir kase yoğurt tüketmek daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olabilir” sözleriyle belirtti.
AKŞAM YEMEĞİNDE PROTEİN AĞIRLIKLI TERCİH EDİN
Diyetisyen Ayışık, akşam yemeğini atlamanın doğru olmadığını, akşam saatlerinde daha hafif bir öğün tercih edilerek sebze ve protein ağırlıklı bir öğün tercih etmenin sindirim açısından daha uygun olacağını vurguladı.

“AÇ GİTMEYİN”
Bayram ziyaretlerinin vazgeçilmezi olan ikramların, bazen sağlık sınırlarını zorlayabileceğinden bahseden Diyetisyen Meral Tansu Ayışık’a göre ise bu süreçte yapılan en büyük hata, ziyaretlere aç karnına gitmek.

HEP YA DA HİÇ DEĞİL DENGELİ OLUN
İkram edilen şekerli çay ve asitli içeceklerin gizli kalori tuzağı olduğunu belirten Ayışık, tatlı tüketiminde “hep ya da hiç” demek yerine porsiyon kontrolünün hayati olduğunu vurguladı. Kahvenin yanındaki 1-2 kare çikolatanın masum bir ara öğün olabileceğini ifade eden uzman isim, özellikle mide rahatsızlığı olanları az ve sık beslenmeleri konusunda uyardı.

SU TÜKETMEYİ UNUTMAYIN
Bayram süresince yeterli su tüketiminin hem metabolizmanın düzenli çalışmasına hem de sindirimin desteklenmesine yardımcı olacağını belirten Diyetisyen Ayışık, “Yemeklerden sonra yapılacak kısa yürüyüşler sindirimi destekler ve kan şekeri kontrolüne yardımcı olabilir” dedi.

Kars 36 Spor’da forma giyen ve Ramazan Bayramı tatili için İstanbul’a gelen 21 yaşındaki genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Rapçi Vahap Canbay ile şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu’nu barıştırmak için arabuluculuk yaptığı esnada yaşamını yitirdiği iddia edilen Kubilay Kaan Kundakçı’nın acı kaybı, sevenleri ve takım arkadaşlarını yasa boğdu.
Bayram tatili için İstanbul’a giden, Kars 36 Spor’da forma giyen genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, çakarlı araçlarla gelen şüphelilerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.

YAPILAN TÜM MÜDAHALELERE RAĞMEN KURTARILAMADI
19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak üzerinde meydana gelen acı olayda, iddialara göre; genç futbolcu, rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay ve bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu’nu barıştırmak istedi. Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte, Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne giden Kundakçı, araç içerisinde bekliyordu. Olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüphelilerden A.K., araç içerisindeki gruba ateş açtı ve kurşunlardan biri genç futbolcuya isabet etti. Ağır yaralanan ve apar topar hastaneye kaldırılan genç futbolcu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

ALEYNA KALAYCIOĞLU GÖZALTINDA
Cinayet Büro Amirliği ekipleri, saldırının ardından olay yerinden kaçan ve kimliği belirlenen firari şüpheli A.K.’nin yakalanması için kapsamlı bir operasyon başlattı. Araçta bulunan rapçi Canbay’ın ifadesini alınırken, Aleyna Kalaycıoğlu’nun ise gözaltına alındığı öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma sürerken Kundakçı’nın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
KULÜPTEN AÇIKLAMA GELDİ
Spor dünyasını yasa boğan acı haberin ardından Kars 36 Spor Kulübü, resmi sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak şu ifadelere yer verdi:
“Kars 36 spor camiamızı yasa boğan acı bir olay yaşandı. Futbolcumuz Kubilay Kaan Kundakçı, dün akşam İstanbul’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Genç futbolcumuzun vefatı, ailesi başta olmak üzere spor camiamızda büyük üzüntüye neden oldu. Merhuma Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve camiamıza başsağlığı diliyoruz.”
Birçok kadının yaşadığı geçmek bilmeyen yorgunluk, karın bölgesinde şişkinlik ve kontrol edilemeyen duygu durumu, vücudun hassas dengesindeki bir soruna işaret ediyor olabilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şerife Kadriye Erdem, östrojen hormonu ve progesteronun dengede olmamasının, migrenden kist oluşumuna kadar pek çok hastalığı tetiklediğini söyleyerek önemli uyarılarda bulundu.
Yorgunluk, şişkinlik ve ani duygu dalgalanmaları yaşayan pek çok kadın, bu durumu genellikle “yoğun tempo” veya “stres” deyip geçiştiriyor. Ancak kadınların jinekoloji kliniklerine başvurmalarının başlıca nedenlerinden biri olan östrojen dominansı, premenstruel sendrom, adet ağrısı, migren, ruhsal dalgalanmalar ve kilo alımı gibi pek çok sorunun arkasında yer alıyor. Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şerife Kadriye Erdem, “Bu hormon dengesizliği, hem psikolojik hem de fiziksel belirtilerle kendini gösteriyor. Adet öncesi yaşanan göğüs dolgunluğu, karın şişkinliği, yoğun ve uzun süren adet kanamaları, adet öncesi gerilim sendromu, endometrial polipler, miyomlar, endometriozis kistleri ve memede fibrukistik hastalık gibi hastalıklar da bu tablonun parçası” diyerek uyarılarda bulundu.
ÖSTROJEN NEDEN BASKIN HALE GELİYOR?
Östrojen ve progesteronun dengede olması gerektiğini vurgulayan Dr. Erdem, “Progesteron eksikliği ya da östrojen fazlalığı durumunda östrojen dominansı oluşur. Bu durum özellikle kilo fazlası olanlarda yağ dokusunda yapılmasından, karaciğerin hormon yıkımında yetersiz kaldığı durumlarda ve bağırsak sağlığı bozuk olduğunda atılamadığında, menapoza yakın yıllarda doğal bir şekilde ve östrojeni taklit eden kimyasallarla alınan endokrin bozucularla ortaya çıkar” diye konuştu.
BELİRTİLER YALNIZCA RUHSAL DEĞİL, FİZİKSEL DE OLABİLİR
Dr. Erdem, “Migren, uyku problemleri, yeme bozuklukları, depresyon gibi ruhsal sorunların yanı sıra, göğüs hassasiyeti, karında şişkinlik, konsantrasyon dağınıklığı gibi fiziksel rahatsızlıklar da östrojen dominansına işaret edebilir” dedi. Özellikle adet dönemi şikayetlerinde bu hormon dengesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.

TEDAVİ YAŞAM TARZIYLA BAŞLIYOR
Östrojen fazlalığının azaltılması için öncelikle yaşam tarzı değişikliklerinin şart olduğunu belirten Dr. Erdem, “Kilo kontrolü, stres yönetimi, düzenli egzersiz ve zararlı kimyasallardan kaçınma gibi adımlar oldukça önemli. Ayrıca karaciğer ve bağırsak sağlığının desteklenmesi, kabızlığın giderilmesi ve prebiyotik kullanımıyla hormon dengesi sağlanabilir. Düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli. Östrojen ve progesteron dengesinin korunması, hem fiziksel hem ruhsal sağlığın anahtarıdır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj paylaştı. Erdoğan, ramazanın bereketiyle arınan gönüllerin, Ramazan Bayramı’nda sevgiyle çoğalmasını, paylaştıkça büyüyen iyiliğin her haneye huzur, her kalbe sükunet getirmesini diledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından Ramazan Bayramına ilişkin anlamlı bir mesaj paylaştı.

“RAMAZAN BAYRAMI ÜLKEMİZE, MİLLETİMİZE VE TÜM İSLAM ALEMİNE SAĞLIK, ESENLİK VE HAYIRLAR GETİRSİN”
Emine Erdoğan, Ramazan Bayramı mesajında, şu ifadeleri kullandı:
“Ramazan ayının bereketiyle arınan gönüllerin, bu bayramda sevgiyle çoğalmasını, paylaştıkça büyüyen iyiliğin her haneye huzur, her kalbe sükunet getirmesini diliyorum. Birlik ve kardeşlik duygularımızın güçlendiği, mazlumların unutulmadığı, sofraların ve duaların buluştuğu bir bayram olması temennisiyle… Ramazan Bayramı, ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine sağlık, esenlik ve hayırlar getirsin.”
Misafirperverliğin ve “tatlı yiyelim tatlı konuşalım” geleneğinin en lezzetli nişanesi olan baklava, 7’den 70’e herkes tarafından çok seviliyor. Özellikle bayram sofralarından eksik olmayan bu çıtır çıtır tat, her ne kadar lezzet şöleni sunsa da fazla tüketimi sağlık için birçok riski beraberinde getirebilir. İşte, baklava tüketirken göz ardı edilmemesi ve dikkat edilmesi gereken püf noktalar…
Bir ay boyunca tutulan oruçların, duaların ve sabrın ardından gelen Ramazan Bayramı, birlik ve beraberliğin en güçlü şekilde ilmek ilmek işlendiği bir zaman dilimine kucak açıyor. Büyüklerin ellerinden öpüldüğü, küçüklerin sevindirildiği bu güzel günlerde sofralarda dolup taşıyor. Türk mutfağının en önemli lezzetlerinden baklava ise bu sofraların olmazsa olmazı. Bayram ziyaretlerinin en şık eşlikçisi olan baklavanın fazla tüketimi sağlık için zararlı etkilere neden olabilir. Peki, baklava tüketirken nelere dikkat edilmeli?
BAKLAVANIN ZARARLARI NELERDİR?
İncecik hamurların, bol fıstık veya cevizle buluşup altın sarısı renge büründüğü baklavanın her bir dilimi leziz olsa da içeriğindeki yoğun şeker ve yağ oranını göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Glisemik indeksi oldukça yüksek bir tatlı olan baklavanın şerbetindeki yoğun şeker, hızla kana karışarak insülin seviyelerini aniden yükseltir.

Ayrıca, baklavanın içeriğindeki yüksek miktardaki yağ, sindirim sistemini de olumsuz etkiler. Özellikle uzun süreli bir açlığın ardından sabah ilk olarak baklava tüketmek, mideyi yorar. Bu da mide yanması, reflü ve şişkinlik gibi sorunlara neden olabilir.

Yağ ve şeker oranı yüksek olan baklava, kolesterol seviyelerini de olumsuz etkiler. Damar sertliği ve yüksek tansiyon riski taşıyan kişiler için, ölçüsüz baklava tüketimi kalp ve damar sağlığını tehdit eder.

Diyet listelerinin en büyük düşmanlarından biri olan baklavanın yalnızca bir dilimi 230-300 kalori arasında değişmektedir. Birkaç dilim baklava tüketmek, günlük alınması gereken kalori miktarının büyük bir kısmının şeker ve yağdan karşılanmasına sebep olur. Bu da kontrolsüz kilo alınımını beraberinde getirebilir.

BAKLAVA TÜKETİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Yemeklerin ardından çayla ya da kahveyle birlikte servis edilen baklava çeşitleri Ramazan’a farklı bir güzellik katsa da porsiyon kontrolü yapmamak sağlık için tehdit oluşturabilir. Bayram ziyaretlerinde her ikramı kabul etmek yerine (sağlık durumunuza göre) 1 veya en fazla 2 dilim baklava tüketmeniz yeterli olacaktır.
Yoğun şeker oranıyla dikkat çeken baklavanın tüketimi sonrası elbette vücudun su ihtiyacı artar. Metabolizmayı desteklemek ve su ihtiyacını karşılamak için mutlaka baklava tükettikten sonra su içmeye özen gösterin.
Baklavada yer alan yüksek orandaki şekerin kana karışma hızını yavaşlatmak, mide ve bağırsaktaki sindirim hareketini kolaylaştırmak için yanında lifli gıdalar tüketebilirsiniz.
Bir diğer önemli püf nokta ise; baklavanın tüketileceği saat diliminde gizli! Gün içerisinde aktif olduğunuz saatlerde baklava tüketmek sindirim sistemi için daha az zararlı bir etki sunacaktır.