10 Ocak 2026 Cumartesi
“Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası” kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Medipol Sağlık Grubu’ndan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, veremin yavaş ilerleyen yapısı nedeniyle belirtilerin çoğu zaman göz ardı edildiğini vurgulayarak, erken tanının hem hastayı hem de toplumu koruduğunun altını çizdi.
Dünya tarihinde büyük salgınlar ve çok sayıda ölüme neden olduğu bilinen verem, günümüzde kontrol altına alınmış gibi görünse de ciddi bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde hastalığın yeniden artış gösterebildiğine işaret ederek önemli uyarılarda bulundu.
VEREM YAVAŞ BAŞLAR, SESSİZCE İLERLER
Veremin, tüberküloz basili adı verilen bakterinin neden olduğu enfeksiyöz bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Akkoyunlu, “Bu hastalık genellikle yavaş başlar, haftalar hatta aylar içinde ilerler. Aslında zatürenin daha sinsi seyreden bir alt tipi gibi düşünebiliriz. Zamanla akciğerlerde kalıcı hasara yol açarken tedavi edilmediğinde ölümcül sonuçlara sebep olabiliyor.” dedi.

KAPALI ALANLARA DİKKAT!
Tüberkülozun özellikle kapalı alanlarda ve uzun süreli temasla bulaştığını belirten Prof. Akkoyunlu, “Vücuda mikrop girdikten sonra kişilerin yaklaşık yüzde 95’i bağışıklık sistemi sayesinde hastalığı baskılar. Ancak yüzde 5’lik bir grupta hastalık aktif hale gelir ve bulaştırıcılık başlar” diye konuştu.

Prof. Akkoyunlu, Aktif hastalık geliştiğinde kişinin hem kendisi hem de çevresi için ciddi risk oluşturduğunu sözlerine ekledi.
“TÜRKİYE’DE KONTROL ALTINDA AMA DİKKATLİ OLMALIYIZ”
Son yıllarda bağışıklık sistemini baskılayan kanser tedavileri, romatolojik ilaçlar ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle tüberküloz vakalarında yeniden artış görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Akkoyunlu, Tüberkülozun bir ülkenin sağlık sistemiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, “Sağlık sistemi güçlü ve düzenli çalışan ülkelerde tüberküloz neredeyse tamamen kontrol altına alınmıştır. Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor. Ancak bağışıklık baskılayıcı tedavilerin artması nedeniyle dikkatli olmak zorundayız” şeklinde konuştu.
TEDAVİ MÜMKÜN, DÜZENLİ TAKİP ŞART
Tüberkülozun tedavisinin Türkiye’de genellikle 6 ila 9 ay sürdüğünü belirten Prof. Dr. Akkoyunlu, şöyle konuştu:
“Tedavi düzenli ve eksiksiz uygulandığında hastaların büyük çoğunluğu tamamen iyileşir. Ancak tedavi yarım bırakılırsa dirençli tüberküloz gelişebilir. Bu da çok daha uzun ve zor tedaviler anlamına gelir. Uzun süren öksürük, balgamda kan görülmesi ve açıklanamayan kilo kaybının tüberkülozun erken belirtileri olabilir. Bu şikâyetler her zaman kanser anlamına gelmez. Tüberküloz da bu belirtilerle karşımıza çıkabilir. Bu nedenle erken dönemde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır”

Burak Özçivit, yüzü olduğu lansmanda ‘para karşılığı davetlere katıldığı’ haberlerine sessizliğini bozdu. “Maddiyatla alakalı konular niye hep sosyal medyaya yansıyor, bilmiyorum. Hiç para için hareket etmedim.” diyen Özçivit, iddiaları yalanladı.
Hem Türkiye hem de yurt dışında geniş bir hayran kitlesi olan ünlü oyuncu Burak Özçivit, yer aldığı başarılı projelerin yanı sıra son yıllarda pek çok etkinlik ve davette de boy gösteriyor.

Bazı sosyal medya kullanıcıları katıldığı davetlerle adından çokça söz ettiren Özçivit’in belirli bir rakam karşılığında etkinliklerde boy gösterdiğini ileri sürdü. Bu iddialara karşı sessizliğini bozan ünlü oyuncu, reklam yüzü olduğu Hayat Finans’ın Feriye’de düzenlediği lansmanında açıklamalarda bulundu.
ÜNLÜ OYUNCUDAN SERT ÇIKIŞ
Burak Özçivit, kendisine yöneltilen para karşılığı davet ve yemeklere katıldığı iddialarına sert cevaplar verdi. Ünlü isim, “Maddiyatla alakalı konular niye hep sosyal medyaya yansıyor, bilmiyorum. Hiç para için hareket etmedim. Önemli olan tek durum, projeyi beğenmem, okuyunca kendime yakıştırmam. Ben anlamıyorum, neden sürekli parayla ilgili haberler yapılıyor?” dedi.

“BİRAZ SAYGI BEKLİYORUM”
Özçivit’e yönlendirilen “Para karşılığı yemek için yurtdışına gittiğiniz haberleri hakkında neler söylemek istersiniz?” sorusuna “Benim ağzımdan duydunuz mu hiç? Benim anlaşmalı olduğum şirketler var. Onlar için tabii ki yurtdışı ziyaretlerimiz oluyor. Sosyal medya hep bir yerden bir şeyleri çekip alıyor. Bir durumu başka yerlere çekmek isterseniz, bu çok basit. Bu tarz konularda biraz saygı bekliyorum açıkçası.” cevabını verdi.

Brownie lezzetinde ıslak kurabiye tarifi! Kakao aromalı, şerbetli ve yumuşacık dokusuyla tatlı krizlerine pratik ve nefis bir çözüm.
Brownie tadında ıslak kurabiye tarifi, şerbetle buluşan yoğun dokusu ve kakao aromasıyla çay saatlerinden kahve molalarına kadar her anınızın favorisi olmaya aday. Fırından çıktıktan sonra soğuk şerbete batırılan bu özel kurabiye tarifi, yumuşak dokusu ve ağızda dağılan kıvamıyla tatlı severlerden tam not alacak.
Kakao ile hazırlanan bu ıslak kurabiye tarifi, sıcak sıcak şerbete batırıldığı için lezzetini daha yoğun hissettirecek ve canınız brownie çektiğinde denemek için sabırsızlanacağınız bir tarif olacak.
BROWNIE TADINDA ISLAK KURABİYE TARİFİ

Brownie tadında ıslak kurabiye tarifi için gerekli malzemeler;
Hamuru için:
Şerbeti için:
Servis için:
BROWNIE TADINDA ISLAK KURABİYE TARİFİ NASIL YAPILIR?

Derin bir karıştırma kabında tereyağı, sıvı yağ, yumurta, pudra şekeri, kakao, vanilin ve kabartma tozunu karıştırın.
Unu yavaş yavaş ekleyerek ele yapışmayan yumuşak bir hamur hazırlayın.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alın ve yuvarlayıp ortası hafifçe bastırarak yağlı kağıt serili tepsiye dizin.
Kurabiyeleri, önceden ısıtılmış 180 derece fansız fırında yaklaşık 15–20 dakika pişirin.
Kurabiyeler pişerken şerbet için şeker ve suyu 5–7 dakika kaynatıp tamamen soğumaya bırakın.
Fırından çıkan kurabiyeler 2 dakika dinlendirildikten sonra tek tek soğuk şerbete batırın.
Tüm kurabiyeler şerbetlendikten sonra kalan şerbet üzerlerine gezdirin.
Şerbetini tamamen çeken kurabiyeleri Hindistan ceviziyle süsleyin.
Afiyet olsun!
Ünlülere uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan sosyal medya fenomeni Şeyma Subaşı’nın uyuşturucu testinin pozitif çıktığı öğrenildi.
Yurt dışında olduğu öğrenilen Subaşı hakkında 18 Aralık’ta yakalama kararı çıkartılmıştı. ABD’den Türkiye’ye dönen Şeyma Subaşı, İstanbul Havalimanı’nda İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Şube Ekibi tarafından gözaltına alınmıştı. Subaşı, savcılık ifadesinin ardından ‘yurtdışına çıkış yasağı’ adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmıştı.

KOKAİN KULLANDIĞI TESPİT EDİLDİ
Subaşı’nın uyuşturucu test sonucu pozitif çıktı. Subaşı’nın kokain kullandığı tespit edildi. Ayrıca kokain ve metabolitleri Benzoilekgonin ile Metilekgonin bulunduğu, ayrıca ilaç etken maddelerinden Ketamin bulunduğu tespit edildi.
Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve Adli Tıp’a saç ve kan örneği veren Aleyna Tilki’nin uyuşturucu testinin pozitif çıktığı öğrenildi. Tilki’nin avukatından dikkat çeken açıklama geldi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Aleyna Tilki, Danla Bilic ve İrem Sak gibi ünlü isimler gözaltına alındı. İfadesinin ardından kan ve saç örneği veren Aleyna Tilki’nin uyuşturucu testi çıktı.
ESRAR KULLANDIĞI TESPİT EDİLDİ
Adli Tıp Kurumu’nca alınan saç ve kan örneklerinin sonucunda hazırlanan raporda, Tilki’nin esrar kullanımı tespit edildi.

AVUKATINDAN DİKKAT ÇEKEN ‘DUMAN’ SAVUNMASI
ATK raporunun dosyaya girmesinin ardından konu yeniden gündeme gelirken, Aleyna Tilki’nin avukatından kamuoyuna dikkat çeken açıklama geldi.
Tilki’nin avukatı Adem Uğur Kızıldere bir yandan “müvekkilimin kan örneği testinde herhangi bir maddeye rastlanmamıştır” dedi, bir yandan da, Tilki’nin “kamusal alanda soluma ve saça sinme” nedeniyle maddeye maruz kaldığını ileri sürdü.
İşte Tilki’nin avukatı Adem Uğur Kızıldere’nin, konuyla ilgili yazılı açıklaması…
“Müvekkilim Aleyna Tilki hakkında basında çıkan haberlerle ilgili, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapmak gereği doğmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, müvekkilimin kan örneği testinde herhangi bir maddeye rastlanmamıştır. Saç örneğinde tespit edildiği belirtilen madde ise herhangi bir kimyasal madde olmayıp, dumanla ilişkili bir maddedir. Müvekkilimin, yakın zamanda bu maddenin serbestçe tüketildiği bir ülkede bulunması nedeniyle, kamusal alanda soluma ve saça sinme şeklinde pasif maruziyete uğradığı kanaatindeyiz.
Bu sebeplerle yasal sürecin sonuçlanmasının beklenmesini ve yapılan haber ya da yorumlarda masumiyet karinesine hassasiyet gösterilmesini önemle rica ederiz.”