16 Mart 2026 Pazartesi
78 yaşında hayatını kaybeden tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlanıyor. Kızı Tuna Ortaylı’nın babasına vedası izleyenleri gözyaşlarına boğdu.
Çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitiren Prof. Dr. İlber Ortaylı Galatasaray Üniversitesi’nde anma töreni düzenleniyor.
‘BU KADAR SEVİLDİĞİNİ BİLMEK BİZİ MUTLU EDİYOR’
Tören öncesi konuşan İlber Ortaylı’nın Kızı Tuna Ortaylı, “Bu kadar sevildiğini bilmek onun ve bu kadar bu tepkiyi görebilmek bizi de çok mutlu ediyor, acımızı dindiriyor. Çok sağ olun geldiğiniz için” ifadelerini kullandı.

KIZI TUNA ORTAYLI: “YARIM KALAN TASHİHİ GÖRMEK İÇİMİ ACITTI”
Galatasaray Üniversitesi’nde düzenlenen anma töreninde kürsüye çıkan kızı Tuna Ortaylı, babasının çalışma masasındaki son detayları anlatırken boğazı düğümlendi. Babasının yaşam enerjisine vurgu yapan Ortaylı, şu ifadeleri kullandı: “Kronik Kitap’taki odasına girdiğimde masada kalan yarım tashihi görmek içimi acıttı. Hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği daha nice zamanlar vardı. Ben sadece bunlara hayıflanıyorum.”

Ortaylı’nın Türk Bayrağı’na sarılı cenazesi sevenlerinin omuzunda tören için cami avlusuna getirildi. İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı taziyeleri kabul ediyor.

SEVENLERİ TÖRENDE YERİNİ ALDI
Sabah erken saatlerden itibaren ailesi, öğrenciler, akademisyenler ve sevenleri üniversitenin Ortaköy’deki yerleşkesinde, bahçede kurulan tören alanında yerini aldı.
Törenin ardından Ortaylı’nın naaşı, Fatih Camii Haziresi’nde defnedilecek.
Evinde ölü bulunan sosyal medya fenomeni ve moda tasarımcısı Ayşegül Eraslan’ın ölümüne ilişkin detaylar çıkmaya devam ediyor. Genç kadının son anlarına ilişkin görüntüler ortaya çıktı.
İşte Benim Stilim yarışmasıyla tanınan moda tasarımcısı ve sosyal medya fenomeni Eraslan, Kağıthane’de evinde ölü bulundu. Olayın ardından başlatılan soruşturma sürerken, otopsi raporuna ilişkin ortaya atılan iddialar ve yakın arkadaşının açıklamaları dikkat çekti.

KANLI BİR NOT BULUNMUŞTU
Ayşegül Eraslan’ın ölümünden kısa süre önce sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım da dikkat çekti. Eraslan’ın paylaşımında şu ifadelerin yer aldığı görüldü:
“Paylaşamadığım şeyler olacaktır sizin bilmediğiniz, size anlatmadığım. Tek bildiğim ben çok iyi bir insandım. Kimseye kötülüğüm olmadı.”
MEĞER 2 GÜN ÖNCE GELMİŞ
Diğer yandan Kağıthane Asayiş Büro Amirliği polislerinin yaptığı çalışmalarda, Ayşegül Eraslan’ın 11 Mart Çarşamba günü Mısır tatilinden döndüğünü ve valiziyle yaşadığı binaya girdiğini belirledi. Olay günü yaşananlarla ilgili Eraslan’ın yaşadığı binanın güvenlik kamera görüntülerini inceleyen polis, olaydan 1 saat önce oyuncu Sunay Kurtuluş’un Eraslan’ın evine girdiğini tespit etti. İçeride kısa bir süre kalan Kurtuluş’un daha sonra daireden çıkarak binadan ayrıldığı belirlendi.

BEN BÖYLE EL ŞAKALARINI SEVMEM
Soruşturmayı derinleştiren Kağıthane Asayiş Büro Amirliği polisleri, olay günü Eraslan’ı son kez gören Sunay Kurtuluş’un bilgi sahibi olarak ifadesine başvurdu. Emniyette ifadesi alınan Kurtuluş’un, Eraslan ile yaklaşık 3 hafta önce sosyal medya üzerinden tanıştıklarını 2 kez evine gittiğini, 1 kez de dışarıda yürüyüş yaptıklarını söylediği öğrenildi. Kurtuluş’un ifadesinin devamında Eraslan ile yurtdışından döndükten sonra telefonla iletişime geçtiklerini, kendisiyle görüşmek istediğini söylemesi üzerine evine gittiğini, burada çay içtiklerini, şakalaştıkları sırada ise Eraslan’ın kendisine tokat attığını, kendisinin ise ‘Ben böyle el şakalarını sevmem’ diyerek tepki gösterdiğini söylediği öğrenildi.
Son zamanlarda “Kabe’de Hacılar” adlı ilahiyi seslendirmesiyle sosyal medyada gündem olan Celal Karatüre, geçtiğimiz akşam Kahramanmaraş Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan etkinlikleri kapsamında 3 bin kişiye ilahi söyledi.
Kahramanmaraş Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan etkinliklerinde Celal Karatüre sahne aldı. Sosyal medyada söylediği ilahilerle ünlenen Celal Karatüre Kahramanmaraş’ta 3 bin kişiyle bir araya gelerek ilahi söyledi.

HERKESİ MEST ETTİ
İftar sonrası başlayan konserde Karatüre ve ekibi, birbirinden değerli ezgi ve ilahileri Kahramanmaraşlı vatandaşlar için seslendirdi. Ramazan’ın manevi atmosferini yansıtan eserlerin yer aldığı programda vatandaşlar ilahilere eşlik ederek unutulmaz bir akşam yaşadı.

Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, program sonunda Karatüre kendisi ile fotoğraf çekinmek isteyenler tarafından da ilgi gördü.
Art Basel ve UBS raporuna göre dünya genelinde sanat satışları yüzde 4 artışla 60 milyar dolar sınırına dayanırken pazarın lideri 26 milyar dolarlık hacmiyle ABD oldu.
Art Basel ve UBS‘nin yayımladığı Küresel Sanat Piyasası Raporu‘na göre sanat dünyası 2025 yılında büyük bir canlanma yaşadı. Sanat piyasası satışları 2025’te yüzde dört artarak 59.6 milyar dolara ulaştı.
Ekonomist Clare McAndrew tarafından hazırlanan veriler 2025 yılının sanat piyasası için oldukça verimli geçtiğini ortaya koyuyor. Bu rapora göre hem galeriler hem müzayede evleri yılı büyüme ile kapattı.

2025’teki büyümenin arkasındaki en önemli etkenler arasında üst segmentte yeniden artan alıcı güveni ve müzayede satışlarındaki toparlanma yer alıyor.
MÜZAYEDELERDE BÜYÜK SIÇRAMA
Yıl genelinde galeri satışları yüzde 2’lik sınırlı bir artışla 38,4 milyar dolar olarak gerçekleşirken, asıl hareketlilik müzayede salonlarında yaşandı. Müzayede satışları bir önceki yıla oranla yüzde 9 artarak 20,7 milyar dolara ulaştı. Özellikle 10 milyon doların üzerindeki yüksek değerli eserlerin satışında yaşanan yüzde 30’luk artış, koleksiyonerlerin büyük ölçekli yatırımlara geri döndüğünü kanıtladı.

PAZARIN LİDERİ ABD OLUYOR
Küresel sanat ticaretinin lideri bu yıl da Amerika Birleşik Devletleri oldu. Toplam satışların yüzde 44’ünü tek başına karşılayan ABD, 26 milyar dolarlık bir pazar payına ulaştı. ABD’yi 10,5 milyar dolarla İngiltere ve 8,5 milyar dolarlık hacmiyle Çin takip etti.
SANATTA KADIN İMZASI ARTIYOR
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri de sanatta toplumsal cinsiyet eşitliğine dair veriler oldu. 2025 yılında kadın sanatçıların galeri temsilindeki payı yüzde 45’e yükseldi. Satış rakamlarına bakıldığında ise kadın sanatçılara ait eserler, toplam değerin yüzde 37’sini oluşturarak geçtiğimiz yıllara göre daha güçlü bir grafik sergiledi.

1–31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 5 farklı branşı tek masada buluşturan Medipol Sağlık Grubu, farkındalık paneliyle güncel tedavi yöntemlerini masaya yatırdı. Tarama programlarından akıllı ilaçlara, kapalı cerrahi avantajlarından beslenme alışkanlıklarına kadar her detayın ele alındığı panelde, kanserden korunmak için 45 yaşından itibaren düzenli kontrolün bir zorunluluk olduğu belirtildi
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE
Kalın bağırsak kanserinde erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığına dikkat çekmek amacıyla 1–31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli bir etkinlik düzenlendi. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen “Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Paneli”, Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu’nda yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haskal üstlenirken; Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu ve Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır kolorektal kanserin tarama yöntemlerinden güncel tedavi yaklaşımlarına kadar birçok önemli başlığı farklı disiplinlerin bakış açısıyla ele aldı.
KANSERDEN KORUNMAK İÇİN SAĞLIKLI YAŞAM ÖNEMLİ
Kanserden korunmada yaşam tarzının büyük rol oynadığını belirten Prof. Haskal, “Özellikle beslenme ve düzenli hareket çok önemli. Ortalama 1,5 ila 2 litre su tüketimi vücut için oldukça önemlidir. Bunun yanında lif açısından zengin gıdalarla beslenmek ve hayvansal ağırlıklı beslenmeden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Sedanter yaşam birçok hastalık için risk oluşturuyor.” dedi.

KOLON VE REKTUM KANSERİ AMELİYATLARINDA KAPALI YÖNTEM AVANTAJ SAĞLIYOR
Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında uygulanan yöntemlere de değinen Prof. Haskal, “Bazı durumlarda hastalarda “stoma” olarak bilinen torba uygulaması gerekebiliyor. Bu durum özellikle rektum bölgesindeki tümörlerin konumuna göre değişebilir. Çoğu vakada torbanın geçicidir. Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda hastalar daha az ağrı hisseder, daha erken ayağa kalkabilir ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilir. Açık ameliyatlarda iyileşme süresi daha uzun olurken kapalı cerrahi sayesinde hastanede kalış süresi de ortalama 5–7 günlere kadar düşebilmektedir. Ameliyat sonrasında hastaların erken dönemde yürütülmesi ve beslenmeye kademeli olarak başlanması iyileşme sürecini olumlu yönde etkiliyor.” ifadelerini kullandı.

YAŞ SINIRI 45’E ÇEKİLDİ
Kolon kanserinde taramanın büyük önem taşıdığını belirten Prof. Bilgiç, “Son yıllarda kolonoskopi tarama yaşı erkene çekildi. Daha önce 50 yaş üzerindeki bireylere önerilen taramalar artık 45 yaşından itibaren yapılmasını tavsiye ediyoruz. Özellikle ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksek olabiliyor. Kolonoskopi sırasında eğer polip tespit edilirse büyüklüğü ve yayılımı incelenir ve buna göre tedavi planı yapılır. Aynı zamanda hastanın bir sonraki tarama zamanını da buna göre belirliyoruz. Hareketsiz yaşam tarzı, liften fakir ve yağdan zengin beslenme, obezite ve aile öyküsü kolon kanseri için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.

REKTUM KANSERİNDE AMELİYAT ÖNCESİ IŞIN TEDAVİSİ
Rektum kanserinde tedavi sürecinin çoğu zaman ameliyat öncesinde planlandığını belirten Doç. Altınok, “Işın tedavisi tümörü küçültmek amacıyla uygulanıyor. Hastaları öncelikle ayrıntılı şekilde değerlendiriyoruz ve hastalığın evresine göre tedavi planı oluşturuluyor. Ameliyat öncesinde uyguladığımız radyoterapi ile tümörün boyutunu küçültmeyi hedefliyoruz. Bu sayede cerrahi işlem daha kontrollü ve daha küçük bir kesiyle gerçekleştirilebiliyor. Tedavi sürecini bilgisayar destekli planlama ile hazırlıyoruz. Hangi bölgenin ışınlanacağı detaylı olarak belirleniyor ve işlem kısa sürede tamamlanıyor. Işın tedavisi yalnızca hedeflenen bölgede etkili oluyor. Bazı yan etkiler görülebilse de bunlar çoğu zaman hastaların tolere edebileceği düzeyde oluyor ve tedavi sürecinde hastalar günlük yaşamlarına büyük ölçüde devam edebiliyor” dedi.

KOLON KANSERİNDE ERKEN EVREDE TEDAVİ ŞANSI YÜKSEK
Kolon kanserinin erken evrede yakalandığında tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu belirten Doç. Topçu, “Hastalık dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Özellikle tarama yöntemleri sayesinde hastalık erken evrede tespit edilebiliyor. Kolon kanseri erken evrede yakalandığında yalnızca cerrahi tedavi ile tamamen kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Bu nedenle tarama programları büyük önem taşıyor. Evre 1 hastalarda genellikle kemoterapiye ihtiyaç duyulmaz. Evre 2’de ise bazı hastalarda ek tedavi gerekebilir. Daha ileri evrelerde ise kemoterapi ile birlikte hedefe yönelik akıllı ilaçlar da tedavi seçenekleri arasına girebilir. Kolorektal kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi yöntemleri günümüzde daha yönetilebilir hale geldi. Bu nedenle hastaların tedavi sürecini mutlaka hekim kontrolünde yürütmeleri gerekiyor” diye konuştu.
PET TETKİKLERİ TANIDA YOL GÖSTERİCİ OLABİLİR
Kanser hastalıklarının değerlendirilmesinde kullanılan görüntüleme yöntemlerinin önemli bilgiler sağlayabildiğini belirten Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, PET tetkiklerinde verilen radyasyon dozunun genellikle düşük seviyelerde olduğunu söyledi. Dr. Çakır, özellikle çocuklarda gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, “Bu tetkiklerde verilen radyasyon dozları oldukça düşüktür ancak yine de çocuk hastalarda mümkün olduğunca dikkatli davranmak gerekir. Eğer alternatif bir bakım seçeneği varsa, tetkik sırasında çocuğun yanında başka bir yakının bulunması tercih edilebilir” dedi. Gebelerde ise radyasyon konusunun çok daha hassas bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Çakır, gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinin dikkatle planlandığını ifade etti.