30 Nisan 2026 Perşembe
Survivor yarışmasıyla öne çıkan oyuncu Çağrı Atakan sosyal medya hesabından aldığı acı haberi paylaştı.
‘Çukur’ dizisi sonrası 2021 yılında Survivor’da yarışan Çağrı Atakan, üzücü bir haberle gündeme geldi. 45 yaşındaki Çağrı Atakan aldığı acı haberle yıkıldı.
ACI HABERİ BÖYLE DUYURDU
Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan ünlü oyuncu, annesinin vefat ettiğini duyurdu. Atakan, annesine veda ederken şu ifadeleri kullandı:
“Canım annem! Her şeyim, prensesim, miniğim hakkın rahmetine kavuşmuştur.”

Geçtiğimiz yıl boşanan Pelin Akil ve Anıl Altan, ikiz kızlarının doğum günü partisi için bir araya gelerek doğum günlerini kutladılar. O anları sosyal medya hesabından paylaşan ünlü ikili sosyal medyada ilgi odağı haline geldi.
Ağustos 2025’te ayrılık kararı aldıklarını duyurarak magazin dünyasını şaşırtan Pelin Akil ve Anıl Altan çifti, ikiz kızları Alin ve Lina’nın 7. yaş günü kutlamasında yeniden bir araya geldi. Ayrılık sonrası sergiledikleri “ortak ebeveynlik” duruşuyla dikkat çeken ikili, bu özel günü duygusal paylaşımlarla taçlandırdı.

Bir dönem Türk televizyon dünyasının örnek çiftleri arasında gösterilen, ancak geçtiğimiz yıl yollarını ayırma kararı alan Pelin Akil ve Anıl Altan, çocuklarının mutluluğu için örnek bir buluşmaya imza attı.

2016 yılında nikah masasına oturan ve 2019 yılında ikizlerini kucağına alan ünlü oyuncular, kızları Alin ve Lina’nın yeni yaşını düzenlenen özel bir organizasyonla kutladı.
SİZ BÜYÜDÜKÇE BEN YENİDEN DOĞDUM!
Kutlamadan kareleri sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaşan Pelin Akil, çocuklarına olan bağlılığını dile getirdiği notuyla büyük ilgi topladı.
Akil, kızlarına “Sarı papatyam” ve “Renkli kelebeğim” sözleriyle hitap ederek, fotoğrafa şu notu düştü:
“Sizi o kadar çok seviyorum ki bunu kelimelerle anlatmam mümkün değil. Size hayatı öğretmeye çalışırken aslında en çok ben sizden öğreniyorum.

Sevmeyi,denemeyi, bazen yavaşlamayı, sonra koşmayı, an’da kalmayı,dinlemeyi,coşkulu olmayı bazen de durmayı. Sevinmeyi de, sabretmeyi de,
bazen bırakmayı, bazen daha sıkı tutmayı…Hayat hep güzel olmayacak biliyorum,
ama şundan eminim; Ne olursa olsun, yalnız yürümeyeceksiniz.

Önce şükürler olsun ki birbiriniz varsınız sonra da ben hep orada olacağım. Bazen önünüzde, bazen yanınızda bazen de arkanızda. Ama her zaman yakınınızda…
Sizin anneniz olmak
hayatımın en gerçek, en sahici hali.
İyi ki varsınız. Sizi çok seviyorum”
ÇOCUKLARI İÇİN BİR ARAYA GELDİLER
Resmi olarak yollarını ayırmış olmalarına rağmen, çocukları söz konusu olduğunda sık sık yan yana gelen ikili, geçtiğimiz günlerde de bir veli toplantısı ve 23 Nisan etkinliklerinde birlikte görüntülenmişti.

Akil, daha önce yaptığı bir paylaşımda bu duruma “Ebeveynlik modu açık” notunu düşerek, ayrılık sonrası önceliklerinin çocukları olduğunu bir kez daha vurgulamıştı.
Kutlamaya dair paylaşılan fotoğraflar, çiftin hayranları tarafından “olgunluk ve sevgi dolu bir yaklaşım” olarak yorumlanırken, ikizlerin mutluluğu magazin sayfalarına sıcak karelerle yansıdı.

Chanel’in Cruise 2026/27 defilesinde çıplak ayak görünümü veren sandalet dikkatleri üzerine çekti. Sosyal medyada eleştiri yağmuruna tutulan sandaletin Türkiye satış fiyatı ise dudak uçuklattı.
Moda dünyasına yön veren öncü markalardan Chanel, Fransa’nın güneybatısındaki sahil kasabası Biarritz’de gerçekleştirdiği Cruise 2026/27 defilesiyle dikkatleri üzerine çekti.

ÇIPLAK AYAK GÖRÜNÜMLÜ SANDALET
Defilede dikkat çeken bir detay sosyal medyanın gündemine oturdu. Defilede tanıtılan çıplak ayak görünümü veren bağcıklı sandaletler sıra dışı tasarımıyla eleştirilerin odağı oldu.

TÜRKİYE FİYATI 90 BİN TL
Türkiye satış fiyatı 90 Bin TL olan bu tasarım, kısa sürede sosyal medya kullanıcılarının hedefi haline geldi. Fiyatı ve tasarımı nedeniyle eleştiri yağmuruna tutulan sandaletler hakkında kullanıcılar, “Hangi arzın talebi bu?”, “Bunu sahilde nasıl giyeceğiz, ayaklarımız yanar.” yorumunda bulundu.

Sosyal medya hesabından kansere yakalandığını duyuran ünlü sunucu Serap Paköz, tedavi süreciyle ilgili paylaşımda bulundu.
Gündüz kuşağında sunduğu programlarla tanınan sunucu Serap Paköz’den sevenlerini üzen haber geldi.

MEME KANSERİNE YAKALANDI
60 yaşındaki Paköz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla geçtiğimiz ay kendisine meme kanseri teşhisi konulduğunu açıklamıştı.
Paköz, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Dostlar, bir süredir sahne arkasında büyük bir hazırlık vardı ve artık sizinle paylaşma vakti geldi. Yaklaşık bir ay önce, hayatıma ‘Kanser’ kelimesi girdi ama ben onu bir son değil, yeni bir ‘ben’e giden yolun başlangıcı olarak kabul ettim.
10 Mart gecesi sağlıklı bir kadın olarak yattım 11 Mart’ta “Meme kanseri” tanısı konmuş bir kadındım. 30 Mart’tan beri kemoterapi yolculuğum devam ediyor ve bugün, o meşhur kuaför durağındayım.
“SAÇLARIMIN DÖKÜLMESİ BU YOLUN BİR PARÇASI”
Saçlarımın dökülmesi bu yolun bir parçası.. Sarsıldım mı? Evet. Ama pes ettim mi? Asla! Bu videoda gördüğünüz sadece bir saç kesimi değil; bir kabulleniş, bir özgürleşme ve yepyeni bir stilin doğuşu.
Bandanam ve berelerimle bu yolculuğu zarafetle yürüyeceğim. Dualarınız ve güzel enerjiniz benimle… Saçlarım veda ederken, ruhum daha gür bir sesle şarkı söylüyor.
Dökülen her saç telini, yerini şifaya bırakan eski bir anı gibi uğurluyorum. Perukların arkasına saklanmaya değil; bu süreci tüm gerçekliğiyle kucaklamaya çalışacağım.
Detayları kendi kişisel hikayem ve tecrübem üzerinden paylaşacağım. Yine kişisel deneyimlerim üzerinden sorularınız olursa cevaplarım. “Meme kanseri” konusunda ben de başka bir bakış açısıyla farkındalık oluşturabilirsem mutlu olurum.
Hepinize sağlıklı günler dilerim. Hayatın her mevsimine eyvallah… Biz bu yoldan çok daha parlak bir ışıkla geçeceğiz.”

“HAZIRIM VE GÜÇLÜYÜM”
Sosyal medya hesabından paylaştığı son kareyle yaşam enerjisinden hiçbir şey kaybetmediğini kanıtlayan Paköz, “Bugün kemoterapi seansı öncesinde sokaklardan, güneşten ve bu güzel çiçeklerden moral depoladım. Bazen en iyi ilaç, temiz bir nefes ve yüzündeki o sarsılmaz gülümsemedir. Hazırım, güçlüyüm ve her zamanki gibi stilimden ödün vermiyorum!” mesajıyla hayata nasıl sımsıkı tutunduğunu bir kez daha gösterdi.

KEMOTERAPİ GÖRDÜĞÜ ANLAR
Sunucu, bu kez kemoterapi ve immünoterapi gördüğü anları yayımladı.
Serap Paköz, duygularını şu şekilde dile getirdi:
“Haftada bir gün kemoterapi, üç haftada bir gün de kemoterapi ve immünoterapi alıyorum. Bu rutin üç ay sonra değişecek. Kemoterapi günleri benim için sadece bir tedavi günü değil; bir disiplin, bir odaklanma ve hayata yeniden ‘Merhaba’ deme günü. Her tahlil sonucu bir umut, her seans zafere bir adım daha yakınlaşmak demek. Belki saçlarımız dökülüyor, belki vücudumuz yoruluyor ama içimizdeki ışık her zamankinden daha parlak. Bu video benim değil, direncin ve hayata tutunmanın hikâyesi. Adı ister kanser olsun ister başka bir şey; biz buradayız, ayaktayız ve şifalanıyoruz.”

Yıllarca süren ağır sigara kullanımının pençesinde, her geçen gün nefes almakta zorlanan ve ciddi sağlık sorunları yaşayan 76 yaşındaki Gülin Gökçen yapılan tetkiklerin ardından akciğer kanseri olduğunu öğrendi. KOAH, bronşektazi ve yüksek kalp riski de taşıyan Gökçen, Medipol Sağlık Grubu’nda üç farklı uzmanlık alanının bir araya geldiği zorlu bir operasyonla sağlığına kavuştu.
Uzun yıllar günde üç pakete varan sigara kullanımı sonrası ciddi sağlık sorunları yaşayan 76 yaşındaki Gülin Gökçen, şiddetli öksürük krizlerini takip eden kanlı balgam şikayetiyle başvurduğu Medipol’de sağlığına kavuştu. Yapılan incelemelerde akciğer kanseri tespit edilen ve aynı zamanda KOAH ile bronşektazi öyküsü bulunan Gökçen için üç branş seferber oldu. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Karapınar, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Saltürk ve Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ceyla Zeynep Çolakoğlu Gevher’in ortaklaşa yürüttüğü başarılı ameliyat sonrası hasta şifa bularak taburcu edildi.
“AKCİĞER KANSERİ VE BRONŞEKTAZİYE AYNI SEANSTA MÜDAHALE ETTİK”
76 yaşındaki Gülin Gökçen’in yoğun sigara kullanımı, KOAH ve bronşektazi öyküsü bulunan yüksek riskli bir hasta olduğunu belirten Prof. Karapınar, “Hastamız düzensiz de olsa takip altındaydı. Ağzından kan geldiğini fark edince bilinçli davranarak hemen doktoruna başvurdu. Tomografide sağ akciğer alt lobunda yaklaşık 2 santimetrelik bir lezyon saptadık. Bronkoskopiden sonuç alamayınca biyopsi yaptık ve akciğer kanseri tanısı koyduk. Bu sonuçların ardından hastamız için cerrahi seçeneği değerlendirmeye başladık” ifadelerini kullandı.
“YÜKSEK RİSKLERE RAĞMEN BAŞARIYLA AMELİYAT ETTİK”
Hastanın ileri yaşta olması, sigara kullanımı, KOAH, hipertansiyon ve kalpte plak bulunması nedeniyle detaylı şekilde değerlendirildiğini vurgulayan Prof. Karapınar, “Tüm risklere rağmen bu ameliyatı kaldırabileceğini düşündük. Operasyonun kapalı yöntemle gerçekleştirdik. Kanserli sağ alt lobu çıkarırken komşu orta lobda bulunan bronşektazili alanı da aldık. Böylece tek seansta iki farklı hastalığa müdahale etmiş olduk. Yaklaşık 4 saat süren ameliyat sonrası hastamız bir gün yoğun bakımda takip edildi ve 5 gün içinde taburcu edildi” diye konuştu.
“KOAH HASTALARI DA UYGUN HAZIRLIKLA AMELİYAT OLABİLİR”
Yüksek risk taşıyan bir hasta olduğunu belirten Prof. Saltürk, “Bu tür hastalarda girişimsel işlemler ve ameliyatlar öncesinde çok dikkatli değerlendirme yapılması gerekir. Akciğerdeki şüpheli kitle nedeniyle ameliyat planlandık. Hasta başvurduğunda sigara içmeye devam ediyor ve KOAH tedavisi de yeterli düzeyde değildi. Öncelikle tedavisini yeniden düzenledik, detaylı solunum fonksiyon testleri yaptık ve yoğun bir hazırlık süreci uyguladık. Ameliyat sonrasında da KOAH’a yönelik özel önlemler alarak sürecin başarıyla tamamlanmasını sağladık. Uygun destek, doğru zamanlama ve multidisipliner yaklaşımla bu tür operasyonlar yüksek riskli hastalarda da güvenle yapılabiliyor” ifadelerini kullandı.
“SÜRECİ GÜVENLE YÖNETTİK”
Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi bölümlerinden ameliyat hazırlık sürecinde kendilerine yönlendirilen hastanın yüksek kardiyovasküler risk faktörleri taşıdığını belirten Uzm. Dr. Ceyla Zeynep Çolakoğlu Gevher, “Majör cerrahi sırasında herhangi bir komplikasyon yaşanmaması için detaylı koroner görüntüleme yaptık. İncelemelerde yüksek riskli bir kalsiyum skoru saptadık. Bunun üzerine invaziv koroner anjiyografi uyguladık. Ameliyat riski ile kardiyak riski dengeleyerek gerekli tedavileri planladık ve hastamızı güvenle operasyona verdik. Herhangi bir ek yandaş hastalık gelişmedi ve hastamız güvenle taburcu edildi. Bundan sonraki süreçte akciğer rehabilitasyonu ile kalp risklerine yönelik önerilere uyduğu sürece sağlıklı şekilde yaşamını sürdüreceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.
“SİGARA BENİM EN BÜYÜK RAHATSIZLIĞIM OLDU”
76 yaşındaki Gülin Gökçen, uzun yıllar sigara kullandığını belirterek, “Benim asıl rahatsızlığım sigara oldu. Yaklaşık 60 küsur yıl sigara içtim, kötü bir örneğim” dedi. Ocak ayı sonunda ağzından kan geldiğini fark edince vakit kaybetmeden doktora başvurduğunu söyleyen Gökçen, yapılan tetkiklerin ardından Medipol’e yönlendirildiğini ifade etti. Gökçen, “Kendimi doktorlarımızın ellerine teslim ettim. Çok kısa sürede taburcu oldum, şu anda fıstık gibiyim. İkinci baharımı yaşıyorum” diye konuştu. Sigaraya küçük yaşlardan itibaren aile ortamında başladığını anlatan Gökçen, “Babamız da içiciydi, sigarayla büyüdük. O dönemde her yerde sigara içiliyordu. Bu alışkanlık bırakmamızı çok zorlaştırdı” ifadelerini kullandı.