04 Mayıs 2026 Pazartesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CEV Şampiyonlar Ligi şampiyonu VakıfBank’ı tebrik ederken, finalde mücadele eden Eczacıbaşı Dynavit’i de kutladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi’nde şampiyon olan VakıfBank Voleybol Takımı’nı sosyal medya hesabından yayımladığı mesajla tebrik etti.

Erdoğan açıklamasında, “CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi Şampiyonu VakıfBank Voleybol Takımı’nı ülkemizi gururlandıran bu önemli başarısı nedeniyle tebrik ediyor, final müsabakasının diğer takımı Eczacıbaşı Dynavit’i mücadelesi nedeniyle kutluyorum.” ifadelerini kullandı.
CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi Şampiyonu VakıfBank Voleybol Takımı’nı ülkemizi gururlandıran bu önemli başarısı nedeniyle tebrik ediyor, final müsabakasının diğer takımı Eczacıbaşı Dynavit’i mücadelesi nedeniyle kutluyorum. 🇹🇷 pic.twitter.com/YDDAh5MHkr
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) May 3, 2026
Ünlü şarkıcı Murat Dalkılıç burnundan 13.kez ameliyat oldu. Son operasyonunun ardından bandajlarını çıkaran Dalkılıç artık sahnelere döndü. sağlık durumuyla ilgili bilgi vererek son halini paylaştı.
Daha önce 12 kez burnundan operasyon geçiren Murat Dalkılıç, yine ameliyat masasına yattı. Dalkılıç, “Geçmiş olsun mesajlarınız, aramalarınız için çok teşekkür ederim. Dönemediğim için affedin, kendime yeni gelebiliyorum. Ameliyatım iyi geçti çok şükür doktorum dün güzel şeyler söyledi. Umutlandık. İnşallah bu meselenin ebediyen hakkından geleceğiz” demişti.


“KRİTİK BİR SÜREÇ GEÇİRDİM DEMİŞTİ”
Sağlık durumuna dair yeni açıklamalarda bulunan Murat Dalkılıç, “Kritik bir süreç geçirdim. İyileşme süreci gayet güzel gidiyor. Konuşmam yavaş yavaş yerine geliyor, şarkı söylemem de yavaş yavaş yerine gelince sahnelere başlayacağım. Birazcık ağır bir süreç geçirdiğim için iyileşirken de böyle dikkatli yaşamaya çalışıyorum. Çok fazla zorlamamaya çalışıyorum. Çünkü iki seneden sonra bir burnum oldu çok şükür” ifadelerini kullandı.

“LAF YETİŞTİRMEK İSTEMİYORUM”
Burnuyla ilgili yapılan olumsuz yorumlar hakkında da konuşan Dalkılıç, “Daha önce görmüş olduğunuz o protezden artık kurtulduk. ‘Yanlış estetik yaptırmışsın yine olmamış’ diyenlere gülerek bakıyorum. ‘Çocuğum estetik değil’ deyip öyle laf yetiştirmek istemiyorum. Çok şükür… Yani ayakta bir burnumuz var. Bu şu anda bizi bayağı bir mutlu ediyor” dedi.
3 Mart’ta burnundan 13’üncü kez ameliyat olduğunu açıklayan Murat Dalkılıç, burnundaki bandajları geçtiğimiz haftalarda çıkarmıştı.

SON HALİ GÜNDEM OLDU
Burun ameliyatı sonrası sağlığına kavuşan ünlü şarkıcı geri döndü. Dalkılıç’ın son hali gündem oldu.

“BURUN KEMİKLERİM DIŞARI DOĞRU ÇIKIYOR” DEMİŞTİ
Murat Dalkılıç, daha önce yaptığı açıklamada; “Benim bir hastalığım var. Burun kemiklerim dışarı doğru çıkıyordu. Doktor, o kemikleri alırken kıkırdağımı da almış. Benim hayatımın en en zor zamanları başladı. Oramdan buramdan bir şeyler alınıp sürekli burnuma eklendi. Hücre yenilemesiyle ilgili sıkıntılar vardı, iyileşmiyordu. Büyük oradan yediğimiz yiyeceklerden dolayı olduğunu fark ettik. İyileşmede sıkıntı oluyordu. Yiyecekleri ciddi oranda sınırladım. Tatlıyı, alkol, sigarayı ve gluteni tamamen çıkardım” ifadelerini kullanmıştı.
Ünlü sanatçı Mustafa Keser’in sahnede anlattığı fıkra Kayserililerden büyük tepki çekti. Kayserililere hakaret etmediğini belirten Mustafa Keser yaptığı açıklamada, “Allah’a şükür aklım başımda. Ben sahne adamıyım. Herhangi bir memleketin insanlarına ne diye hakaret edeyim. Deli miyim ben? Neden hakaret edip, ayağıma kurşun sıkıp, ekmeğimle oynayayım.” dedi.
Ünlü sanatçı Mustafa Keser, sahnede anlattığı bir fıkra nedeniyle Kayserililerin büyük tepkisini çekti. Kısa sürede sosyal medyada yankı uyandıran tartışmaların ardından, 15 Mayıs’ta gerçekleştirilmesi planlanan Kayseri konseri salon yönetimi tarafından iptal edildi.

Gelişmeler üzerine Mustafa Keser, sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak duruma tepkisini dile getirdi.
“HERHANGİ BİR MEMLEKETİN İNSANLARINA NE DİYE HAKARET EDEYİM?”
Açıklamasında herhangi şehrin insanına hakaret etmesinin söz konusu olamayacağını belirten Keser, “Allah’a şükür aklım başımda. Ben sahne adamıyım. Herhangi bir memleketin insanlarına ne diye hakaret edeyim? Deli miyim ben? Neden hakaret edip, ayağıma kurşun sıkıp, ekmeğimle oynayayım” sözleriyle iddiaları reddetti.
Sanatçı, konserleri günümüz ekonomik şartlarında yüksek bilet ücretlerini ödeyemeyen halka ulaşabilmek amacıyla düzenlediğini ve bu etkinliklerden kar sağlamayı hedeflemediğini, hatta zaman zaman zarar ettiğini vurguladı.

“ÇALIŞAN ARKADAŞLARIMIN EKMEKLERİYLE OYNADIKLARI İÇİN SEVİNSİNLER”
Keser ayrıca iptal kararının sadece kendisini değil, ekibini de mağdur ettiğine dikkat çekti. Konser organizasyonunda 20 müzisyen ve sahne görevlisinin bulunduğunu ve dolaylı yoldan 150 kişinin bu etkinlikten gelir sağladığını belirten sanatçı, çalışanların ekmekleriyle oynandığı gerekçesiyle duruma tepki gösterdi.
Tepkiler arasında yer alan bir Kayseri milletvekilinin konuyu dini değerlere çekmesini de eleştiren Keser, bu tavrın üzücü olduğunu ifade etti.

“ÖZÜR DİLEYECEK BİR DURUM OLSA ON KERE DE ÖZÜR DİLERİM”
Ortada özür dilenecek herhangi bir durum olmadığını savunan Mustafa Keser, “Burada özür dileyecek bir durum olsa on kere de özür dilerim. O erdeme de sahibim” diyerek duruşunu netleştirdi. Keser, konunun yanlış anlaşılmaması adına sahnede anlattığı fıkranın tamamının yer aldığı videoyu da sosyal medya hesapları üzerinden takipçilerine sundu.
Sabahları uyanmak zor geliyorsa, gün içinde çabuk yoruluyor ve enerjinizin giderek azaldığını hissediyorsanız sebebi yoğun iş temposu değil, demir eksikliği olabilir. Medipol Sağlık Grubu’ndan İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sevda Yılmaz, özellikle kadınlarda sık görülen ancak çoğu zaman strese bağlanarak göz ardı edilen bu sorunun, erken tanıyla kolayca çözülebileceğini vurguladı.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE
Günlük hayatta sıkça karşılaşılan halsizlik, çarpıntı, nefes darlığı ve dikkat dağınıklığı gibi şikayetler, birçok kişi tarafından yoğun iş temposuna ya da günün stresine bağlanıyor. Oysa yaşam kalitesini sessizce aşağı çeken bu belirtilerin arkasında, tedavisi oldukça kolay bir sağlık sorunu yatıyor olabilir.

Medipol Üniversitesi Vatan Kliniği’nden Uzm. Dr. Sevda Yılmaz, toplumda çok yaygın görülmesine rağmen genellikle geç fark edilen demir eksikliği anemisi hakkında kritik uyarılarda bulundu.

“VÜCUT YETERİNCE OKSİJENLENEMİYOR”
Demirin vücut için hayati bir rolü olduğunu belirten Dr. Yılmaz, “Demir, dokulara oksijen taşınmasını sağlar. Eksikliğinde vücut yeterince oksijenlenemez ve bu durum hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. Halsizlik, çarpıntı, nefes darlığı, dikkat dağınıklığı ve çabuk yorulma en sık görülen belirtilerdir. Hastalar bu şikâyetleri genellikle yaşa, strese ya da yoğun iş temposuna bağlıyor. Ancak altta yatan neden çoğunlukla tedavi edilebilir bir demir eksikliğidir” ifadelerini kullandı.

KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
Demir eksikliğinin özellikle kadınlarda yaygın olduğuna işaret eden Dr. Yılmaz, “Yoğun ve düzensiz âdet kanamaları kadınlarda demir eksikliğinin en sık nedenlerinden biridir. Bu hastaların kadın doğum muayenesiyle birlikte değerlendirilmesi tedavinin önemli bir parçasıdır. Bazı hastalarda mide ve bağırsak kaynaklı gizli kan kayıpları demir eksikliğine yol açabiliyor. Bu durumlarda gerekli endoskopik tetkiklerin yapılması ve altta yatan nedenin mutlaka saptanması hayati önem taşır” dedi.
TANISI KOLAY, TEDAVİSİ MÜMKÜN
Demir eksikliği anemisinin tanısının zor olmadığını belirten Dr. Yılmaz, “Basit bir kan testiyle serum demiri ve depo demiri ölçülebilir. Ancak kalıcı çözüm için sadece demir vermek değil, eksikliğe neden olan durumu da tespit etmek gerekir. Bazı hastalarda ağızdan demir tedavisi yeterli olurken, bazı özel durumlarda damar yoluyla demir tedavisi tercih edilebilir. Uygun tanı ve tedaviyle hastaların hem enerji düzeyi hem yaşam kalitesi belirgin şekilde artıyor. Tedavi sonrası hastalarımızdan sıkça ‘Meğer yıllarca boşuna halsiz ve bitkin yaşamışım’ cümlesini duyuyoruz. Sürekli halsizlik yaşayan herkes demir eksikliği açısından değerlendirilmelidir” dedi.
Klinik psikolog Pınar Sabancı, katıldığı bir programda hayatının sanıldığı kadar kolay olmadığını açıkladı. Sabanacı, “Şanslı olduğumu biliyorum. Ama prenses gibi hissetmiyorum. Ben de hiç dört dörtlük değilim.” dedi.
Türkiye’nin tanınan iş adamlarından İhsan Sabancı’nın eşi klinik psikolog Pınar Sabancı, geçtiğimiz gün katıldığı YouTube programında yaptığı açıklamalarla gündem oldu. Hayatının ayrıcalıklı yönleri olduğunu kabul eden Sabancı, dışarıdan görünenle içeride yaşananların aynı olmadığını vurguladı.

“ŞANSLIYIM AMA PRENSES DEĞİLİM”
Toplumdaki kusursuz hayat algısına değinen Sabancı, imkanlarını elinden geldiğince paylaştığını ancak kendisini bir prenses gibi hissetmediğini şu sözlerle ifade etti:
“Şanslı olduğumu biliyorum. Ama bu hayatımın hiç zor olmadığı anlamına gelmiyor. Dışarıdan görünenle içeride yaşananlar aynı değil. O şansı elimden geldiğince paylaşmaya çalışıyorum. Ama ‘Prenses miyim?’ derseniz, bana göre değilim. Hayat, belli bir konuma geldiğiniz zaman arkasında sonsuz mutluluk var ve hiçbir acı size temas edemez demek isterdim. Ama üzgünüm, bu böyle değil. Hayat böyle değil.”
Sevgisini sonuna kadar gösteren bir anne olduğunu söyleyen Üç çocuk annesi Pınar Sabancı, “Kendime karşı hala çok acımasızım. Kendi içimde sürekli ‘daha iyisini yapmalısın’ diyen bir ses var” dedi.

“BABAM VARLIKLI BİR ADAMDI AMA İFLASI DA GÖRDÜM”
Sabancı, varlıklı bir ailede doğmasına rağmen babası Erdener Konca’nın iş hayatındaki iflasını ve zorlukları şu sözlerle anlattı:
“Doğduğumda babam varlıklı bir adamdı. Ama iflası gördüm. Haczedilmiş bir evde de bulundum.”

Babasının geçirdiği sağlık probleminin hayatının dönüm noktası olduğunu ifade eden Sabancı, “15 yaşıma kadar başka bir ailedeydim. Sevgi dolu, daha korunaklı bir hayat vardı. Sonra her şey değişti.” Bu değişimi çocukluk mutluluğu ve ergenlik sonrası sorumlulukların ayrılması olarak iki ayrı hayata böldüğünü belirtti.
“BİRLİKTE BÜYÜDÜK”
Eşi İlhan Sabancı’yla ilişkisinin sade bir şekilde başladığını aktaran ünlü isim, “Bir çiçek gönderdi. Arkadaşım ‘Onu aramaz mısın?’ dedi. Aradım ve sonra her şey başladı. Yaklaşık 20 yıldır beraberiz. Birlikte büyüdük” diyerek ilişkilerinin temelini anlattı.
