07 Nisan 2026 Salı
Bülent Ersoy, gece saat 02:00’de köfte yemek isteyince ustayı uykusundan uyandırıp kendisine köfte yaptırdı. Ersoy, hazırlattığı köfteleri arabasından inmeyerek yemesiyle sosyal medyada çok konuşuldu.
Türk Sanat Müziği’nin usta seslerinden birisi olan Bülent Ersoy, bu sefer açıklamalarıyla değil gece yarısı lüks zevkiyle dikkat çekti.
Saatler 02.00’yi gösterdiğinde canı köfte çeken Bülent Ersoy, kapalı olan bir restoranı özel ricasıyla açtırarak şaşırttı. İstirahat halindeki restoran ustasını uykusundan uyandırarak kendisine özel köfte ve künefe hazırlatan Ersoy’un bu talebi, sosyal medya kullanıcıları tarafından “aşırı lüks tüketim” odağında yoğun eleştirilere maruz kaldı.

GOLD KAPLAMA ARACINDA TAM BİR ‘DİVA’ HAREKETİ
Sanatçı, hazırlanan yemekleri restoran içerisinde yemek yerine, kendine has tarzıyla gold kaplama Tesla aracında tüketmeyi tercih etti. Aracından hiç inmeden gerçekleştirdiği bu gece ziyafeti, Ersoy’un lüks yaşam standartlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Usta sanatçının bu lezzet tutkusu aslında yeni değil. Sanatçının yakın çevresi, Diva’nın ani gelişen köfte aşermelerine alışık. Öyle ki, sanatçının daha önce de benzer bir istek üzerine yakın dostu Mehsem Özşimşir’in kapısını çaldığı ve kendisinden özel olarak köfte hazırlamasını rica ettiği biliniyor.
İbrahim Tatlıses, İstanbul’daki evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı; ünlü sanatçının ağır bir virüse yakalandığı öğrenilirken yakınları hastaneye akın etti.
Yurt dışı konserlerinden dönen ünlü türkü İbrahim Tatlıses, İstanbul’daki evinde rahatsızlanınca acil olarak hastaneye kaldırıldı.
VİRÜSE YAKALANDI

Evinden ambulansla alınan ünlü türkücünün kesin sağlık durumuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken ağır bir virüse yakalandığı öğrenildi ve bir süre gözlem altında tutulabileceği ifade edildi.
HASTANEYE KOŞTULAR
Sanatçının sağlık durumunun kontrol altında olduğu öğrenilirken, haber sonrası yakınları hastaneye akın etti.
SAĞLIK DURUMU HAKKINDA AÇIKLAMA GELDİ
İbrahim Tatlıses’in sağlık durumu ile ilgili tedavi gördüğü hastanenin Başhekimi Dr. Engin Çakmakçı şu açıklamayı yaptı:
“Hastamız İbrahim Tatlıses bugün, hastanemizin acil servisine saat 11:20’da tansiyon düşüklüğü şikayetiyle başvurmuştur. Acil servis muayenelerinin yanı sıra yapılan kan tetkikleri ve tomografi sonucunda, ilk bulgularında enfeksiyon ön tanısıyla tedbiren yoğun bakıma servisine alınmıştır.
Hastamızın bilinci açık, kalp fonksiyonu ve akciğer dokusu normal olup, genel durumu iyidir. Bakteriyel bir enfeksiyon nedeniyle tedavisine başlanmıştır .”
Geçtiğimiz günlerde hastaneye kaldırılan usta sanatçı Orhan Gencebay, sevenlerini korkutmuştu. Gördüğü tedavinin ardından taburcu olan usta sanatçı önceki akşam katıldığı ödül töreninde sağlığına ilişkin konuştu. Eşi Sevim Emre’nin uyarısı ise gündem oldu.
Türk müziğinin usta ismi Orhan Gencebay’ın, yüksek ateş nedeniyle rahatsızlanarak hastaneye kaldırılması sevenlerini korkutmuştu. Korona virüs şüphesiyle gözetim altında tutulan usta sanatçı, geçtiğimiz günlerde tedavisinin tamamlanması üzerine taburcu edilmişti.

TABURCU OLMUŞTU
81 yaşındaki Usta sanatçı, taburcu olduktan sonra müjdeli haberi eşi Sevim Emre’den gelmişti. Usta sanatçının sağlık durumuna ilişkin açıklama yapan Emre, “Kontroller bitti. Orhan Baba kale gibi maşallah” diyerek yürekleri su serpmişti.
“DAHA İYİ OLACAĞIM”
Usta sanatçı Gencebay, tedavisinin ardından geçtiğimiz gün katıldığı ödül töreninde, “İyiyim. Daha iyi olacağım. Allah’a çok şükür iyiyiz.” sözleriyle sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti.

“MASKE TAK ORHAN”
Törende ödül alan Sevim Emre eşi Orhan Gencabay’ı yalnız bırakmadı. Emre’nin eşini maske takması konusunda uyarması dikkat çekti.

Sevim Emre, “Yılın Sembol Kadını” ödülünü ise eşi Orhan Gencebay’ın elinden aldı.

Sürekli yorgunluk ve isteksizlik her zaman depresyon anlamına gelmeyebilir. Psikolog ve Çocuk Gelişim Uzmanı Sare Şen, B12, D vitamini, demir eksikliği ve tiroid dengesizliklerinin benzer belirtiler yapabileceğini belirterek, tanı koymadan önce mutlaka kan tahlili yapılması gerektiğini vurguladı.
Ama burada durup bir düşünmek gerekiyor. Çünkü her yorgunluk, her isteksizlik ya da her keyifsizlik depresyon anlamına gelmez. Psikolog ve Çocuk Gelişim Uzmanı Sare Şen’e göre, bazen bedenimiz eksik olan bir şeyi çok sessiz ama çok net bir şekilde anlatmaya çalışır. Biz ise o sesi duymak yerine, hemen bir tanı koymaya çalışırız.
Sare Şen, alanda sıkça karşılaştıkları durumlardan birini şöyle anlatıyor: “Kişi kendini uzun süredir iyi hissetmediğini anlatıyor, hiçbir şeye enerjisi olmadığını söylüyor ama işin fiziksel tarafına hiç bakılmamış oluyor. Oysa bazı fiziksel durumlar, neredeyse birebir depresyon belirtileri gibi görülebilir.”

Örneğin;
– B12 vitamini eksikliği
– D vitamini düşüklüğü
– Demir eksikliği (kansızlık)
· Tiroid dengesizlikleri
Bu durumların her biri; halsizlik, isteksizlik, odaklanma güçlüğü ve hatta keyif alamama gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Yani kişi aslında “ruhsal olarak çökmüş” gibi hissederken, bedeninde eksik olan bir değer bu tabloyu oluşturuyor olabilir. Bunu fark etmek çoğu zaman düşündüğümüz kadar kolay olmuyor. Çünkü his aynı: yorgunluk, isteksizlik, geri çekilme…

Bu yüzden kendinize hemen bir tanı koymadan önce, şunu sormak önemli: “Ben gerçekten iyi değil miyim, yoksa bedenim mi bana bir şey anlatıyor?”
Bazen gerçekten ihtiyacımız olan şey daha fazla dinlenmek değil, eksik olanı tamamlamaktır. Ve bu, düşündüğümüzden çok daha basit bir yerden başlıyor olabilir: Bir kan tahlili.
TABİİ Kİ BU ŞU ANLAMA GELMİYOR: “TÜM DUYGULARIN SEBEBİ FİZİKSELDİR”
Ama şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki, zihin ve beden birbirinden ayrı çalışmaz. Biri yorulduğunda diğeri de etkilenir. Bedeninizdeki bir eksiklik, ruh halinize doğrudan yansıyabilir. Aynı şekilde uzun süreli duygusal yük de bedensel yorgunluk olarak kendini gösterebilir. Bu yüzden sürece tek bir yerden bakmak yerine, biraz daha bütüncül yaklaşmak gerekiyor.

Eğer yaptırdığınız tahlillerde her şey yolundaysa ve siz hâlâ kendinizi iyi hissetmiyorsanız, işte o zaman bu duyguların psikolojik tarafına bakmak çok daha anlamlı ve sağlıklı bir adım olur.
Kendinizi anlamaya çalıştığınız her adım, aslında iyileşmenin bir parçasıdır. Bazen iyi hissetmenin yolu, kendinize doğru yerden yaklaşmaktan geçer.
Psikolog/ Çocuk Gelişim Uzmanı
Sare Şen
Şeyma Subaşı ve Acun Ilıcalı’nın kızı Melisa, hayatında ilk kez gittiği Taksim’deki şaşkın ve mütevazi tarzıyla sosyal medyada çok konuşulanlar arasına girdi. O anları sosyal medya hesabından paylaşan Şeyma Subaşı, “Gerçekten bambaşka” notunu düştü.
Acun Ilıcalı’nın kızı Melisa Ilıcalı, annesi Şeyma Subaşı’nın Youtube kanalında sergilediği kendine has tavırlarıyla sık sık ilgi odağı oluyordu. Bu kez lüksten uzak, İstanbul’un kalbi Taksim’deki şaşkınlığı ve stiliyle sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

TAKSİM’DE İLK GEZİ
Şeyma Subaşı, kızıyla çıktığı pazar gezmesinden kareleri sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaştı. Melisa’nın hayatında ilk kez Taksim’de gezdiği o anlarda yaşadığı şaşkınlığı kareleyen Subaşı, paylaşımına şu notu düştü:
“Pazar günü Melisa’yla… Melisa’nın Taksim’de ilk seferi. Çok sevdi! Hahahaha. Gerçekten bambaşka…”

DOĞAL HALLERİYLE İLGİ ODAĞI OLDU
Sosyal medyada sık sık kıyafetleri ve konuşmasıyla gündem olan küçük Melisa’nın, Taksim sokaklarındaki abartıdan uzak ve doğal hali büyük ilgi gördü.
