12 Mart 2026 Perşembe
Gelir vergisi yönünden gönüllü uyum seviyesi yüksek mükellefler arasında yer alan ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya’ya “Vergi Haftası” kapsamında teşekkür belgesi takdim edildi.
“Lale Devri”, “Medcezir”, “Aile”, “Kimler Geldi Kimler Geçti” gibi bugüne dek sayısız başarılı projede rol alan ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya’ya Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından düzenlenen “Vergi Haftası” kapsamında teşekkür belgesi verildi.

Gelir vergisi yönünden gönüllü uyum seviyesi yüksek mükellefler arasında yer aldığı ifade edilen ünlü oyuncuya belgesi, İstanbul Defterdarı Rıza Bilgiç tarafından takdim edildi.

Bilgiç’in belgeyi takdim ettiği anlara ait bir kare de kamuoyuyla paylaşıldı.
GÖNÜLLÜ UYUM NE DEMEK?
Bir mükellefin vergi yükümlülüklerini herhangi bir zorlamaya gerek kalmadan doğru ve zamanında yerine getirmesi ‘gönüllü uyum’ olarak nitelendirilmektedir. Vergi beyannamelerini zamanında veren, gelirini doğru ve eksiksiz bildiren, vergisini zamanında ödeyen ve vergiyle ilgili yükümlülükleri düzenli bir şekilde uygulayan kişiler ise “gönüllü uyum seviyesi yüksek” kabul edilmektedir.
Bir dönemin unutulmaz müzik gruplarından “Hepsi” ile yıldızı parlayan Yasemin Yürük, sevenlerini endişelendirdi. Sokakta yürüdüğü sırada dengesini kaybeden ünlü ismin ayağı alçıya alındı.
2000’li yıllara damga vuran “Hepsi” grubunun üyelerinden Yasemin Yürük, talihsiz bir kazayla gündeme geldi. Uzun bir süredir kariyerine kişisel antrenör olarak devam eden ünlü isim, Etiler’de yürüyüş yaptığı esnada dengesini kaybederek yere düştü.

Acı içinde apar topar hastaneye kaldırılan ünlü şarkıcıya yapılan kontroller sonrası ayağının iki yerinde kırık olduğu belirlendi.

Ayağı alçıya alınan Yürük, hastane odasından bir karesini sosyal medya hesabından paylaşarak durumunun iyi olduğunu duyurdu.

Ünlü sunucu Esra Erol, canlı yayında tüm dünyada geçerli olan ‘Ulusal Yardım İşareti’nin nasıl kullanacağını uygulamalı bir şekilde anlattı. Tehdit ve şiddet altındaki kişilerin sesini duyurabilmesi için hayati önem taşıyan bu işaretin detayları, izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE
Hafta içi her gün ‘Esra Erol’da programıyla karşımıza çıkan ünlü sunucu Esra Erol, canlı yayında ‘Ulusal Yardım İşareti’ hakkında bilgi verdi.

SESSİZ YARDIM ÇAĞRISINI ANLATTI
Ulusal yardım işareti, tehdit veya baskı altında olan kişilerin karşılarındaki kişinin (başta kadınlar ve çocuklar) sessizce yardım isteyebilmesi için geliştirilen ve dünya genelinde kabul gören ‘Sessiz Yardım Çağrısı’ el işaretidir.

Programda bu işaretin ne anlama geldiğini ve nasıl kullanılacağını anlatan Esra Erol, izleyicilerin bu işaretin tanımasının önemine dikkat çekti.

Erol, “Bu çok önemli bir işaret. Bunu çocuklarımıza da anlatacağız. Bir gün sizin ihtiyacınız olabilir ya da bu işareti yapan birini görebilirsiniz.” ifadelerini kullandı.
YARDIM İŞARETİ NASIL YAPILIR?
Yardım işaretini yapmak için avuç içinizi karşıya gösterecek şekilde elinizi kaldırın. Dört parmağınız yukarı bakmaya devam ederken, başparmağınızı avucunuza sokun. Diğer dört parmağı aşağı doğru katlayarak başparmağınızı kapatın. Başparmağınızı sabit tutacak şekilde dört parmağınızı açıp kapayın.
Bu işaret, eli tek bir pozisyonda tutulan bir şekilde olmak yerine, kolayca görülebilmesi için kasıtlı olarak tek bir sürekli el hareketi olarak tasarlanmıştır.
Dört parmak ile yapılan el işareti, video görüşmesi sırasında da kullanılabilir. Bu yönüyle hem yüz yüze hem de çevrimiçi anlarda ev içi şiddet veya herhangi bir şiddet görme durumunu ve yardım ihtiyacını haber vermek için kullanılabilir.
Çocuğunuzda fark edilmeyen bir ateşin veya bir paket cipsin bedeli diyaliz olmasın. 12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde çocukluk çağı böbrek sağlığına dair en kritik uyarı Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Önder Yavaşcan’dan geldi: “Basit bir ateşle maskelenen enfeksiyonlar ve mutfaktaki paketli zehirler, çocukları böbrek nakli sırasına sokuyor.”
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE
Çocukluk çağında böbrek sağlığını tehdit eden bazı hastalıklar çoğu zaman basit belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Özellikle yalnızca ateşle kendini gösteren idrar yolu enfeksiyonları, fark edilmediğinde böbreklerde kalıcı hasara yol açabiliyor. 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında önemli uyarılarda bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Prof. Dr. Önder Yavaşcan, çocuklarda böbreğin son derece hassas bir organ olduğunu ve bazı hastalıkların ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.

ÇOCUKLARDA EN SIK NEDEN: İDRAR YOLU ENFEKSİYONU
Çocukluk çağında böbreğe zarar veren hastalıkların erken teşhis edilmesinin hayati önem taşıdığını belirten Prof. Yavaşcan, “Özellikle idrar yolu enfeksiyonları böbrek hasarının en önemli nedenlerinden birisidir. Özellikle küçük çocuklarda kendini yalnızca ateşle gösterebilir. Kendini ifade edemeyen bir çocukta ateş görüldüğünde idrar tahlili yapılması tanı açısından büyük önem taşır. Bu hastalık tekrarlayıcı olabileceği için, tekrar eden enfeksiyonlarda böbreğe zarar verebilecek altta yatan nedenlerin mutlaka araştırılması gerekir” dedi.

HAZIR GIDALAR VE TUZ TÜKETİMİ ÇOCUKLARDA RİSK OLUŞTURUYOR
Beslenme alışkanlıklarının değişmesinin de böbrek sağlığını etkilediğini vurgulayan Prof. Yavaşcan, “Geçmişte daha çok yetişkinlerde görülen bazı sorunlar artık çocuklarda da ortaya çıkıyor. Günümüzde çocuklar daha fazla hazır gıda tüketiyor, daha fazla tuz alıyor ve daha az hareket ediyor. Bu durum hipertansiyona yol açabiliyor ve böbrekleri zorlayabiliyor. Bu nedenle çocukları paketli, kutulu ve şişelenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak tutmak, ev yapımı besinlerle beslenmelerini sağlamak çok önemli” diye konuştu.

SU TÜKETİMİ ÇOCUKLAR İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Yeterli su tüketiminin böbrek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Yavaşcan, “Her yaş grubunun içmesi gereken uygun bir su miktarı vardır. Ancak su içmek çoğu zaman aklımıza gelmeyebiliyor. Bu nedenle hem kendimize hem de çocuklarımıza su içmeyi hatırlatmalı ve teşvik etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“DİYALİZ ÇOCUĞA YAKIŞMAYAN BİR TEDAVİ”
Böbrek yetmezliği gelişen çocuklarda diyalizin hayat kurtarıcı bir tedavi olduğunu ancak çocuklar için zor bir süreç oluşturduğunu belirten Yavaşcan, şunları söyledi: “Diyaliz gerektiğinde çocuğun hayatını kurtaran çok önemli bir tedavidir. Ancak diyaliz tedavisi gören çocukların büyüme ve gelişmesi yavaşlayabilir, okul hayatıyla tedaviyi bir arada yürütmek zorlaşabilir. Bu nedenle son dönem böbrek yetmezliği gelişen çocuklarda en uygun tedavi yöntemi böbrek naklidir.”

ABUR CUBURLARDAN UZAK DURULMALI
Paketli gıdalarla ilgili uyarılarda bulunan Prof. Dr. Yavaşcan, “Bu gıdalar aşırı kalori ve tuz yükü barındıran gıdalar olup bu durum çocukluk çağı hipertansiyonu açısından risk oluşturuyor Aşırı kilo almak böbrek hastalıkları için önemli bir risk oluşturuyor. Çocukluk çağında bunun en önemli sebebi, ekran karşısında çok uzun vakit geçirmek ve bu sırada abur cubur diye tanımlanan paketli gıdaları yoğun bir şekilde tüketmek olarak tanımlanıyor. Bu süreler günde 2 saat ile kısıtlanmalı ve çocuklar içinde hareketin olduğu spor aktivitelerine yönlendirilmeli” dedi.
KADAVRADAN NAKİL VURGUSU
Böbrek naklinin çocukların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirten Prof. Dr. Yavaşcan, kadavradan organ bağışının önemine de dikkat çekti. “Her çocuk böbrek naklini hak eder. Böbrek nakli çocukların normal yaşamlarına ve okul hayatına daha kolay uyum sağlamasını sağlar. Kadavradan organ bağışının artması, organ bekleyen hastalar için büyük önem taşıyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının ve sanayileşme hamlesinin en güçlü kalelerinden biri olan Sabancı Topluluğu, 2026 yılı itibarıyla kabuk değiştirerek “Yeni Ekonomi”nin liderliğine soyunuyor. Koç Grubu’nun aksine, daha çok enerji, finans ve stratejik sanayi odaklı bir portföyle büyüyen Sabancı ailesi, toplumsal katkılarını devletle iş birliği içinde “kalıcı eserler” bırakarak yürütme ekolünü sürdürülebilir kılıyor.
Türkiye’nin en merak edilen ailelerinen olan Sabancı ailesi fertleri, bugün sadece Türkiye’de değil, yenilenebilir enerji ve dijital teknolojilerle dünya devlerine meydan okuyor.
1. Sabancı Holding ve Stratejik İştirakler
Sabancı Grubu, son 5 yılda yaptığı 6,5 milyar dolarlık devasa yatırımın büyük kısmını yeşil enerji ve teknolojiye ayırarak portföyünü modernize etti. Sabancı ailesi serveti, bugün Türkiye’nin enerji arz güvenliğinden finansal istikrarına kadar her noktada kritik bir rol oynuyor.
Sektörel Güç Birliği ve Markalar:
Finans: Türkiye’nin en güçlü özel bankalarından Akbank, Ak Yatırım, Ak Portföy ve AkLease ile sermaye piyasalarını yönetiyor.
Enerji: Enerjisa Enerji (Dağıtım), Enerjisa Üretim ve Sabancı İklim Teknolojileri ile hidrojen ve güneş enerjisinde Türkiye’nin en büyük yatırımcısı konumunda.
Sanayi ve Yapı: Global arenada söz sahibi olan Kordsa, Brisa (Lassa/Bridgestone), Temsa (Skoda ortaklığı) ile üretim yaparken; Akçansa, Çimsa ve Sabancı Building Solutions ile yapı malzemelerinde dünya liderliğine oynuyor.
Dijital ve Perakende: SabancıDx ve Sabancı ARF ile girişimcilik ekosistemini besleyen grup; Teknosa ve CarrefourSA ile perakendede her eve ulaşıyor.
Sigorta: Aksigorta ve AgeSA ile finansal güvencenin adresi olmaya devam ediyor.
2. Eğitim
Sabancı ailesi soy ağacı içerisinde eğitim, her zaman en kutsal miras olarak görülmüştür. Sabancı Üniversitesi ile eğitimde disiplinlerarası bir devrim başlatan aile, vakıf aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanına okullar inşa etmiştir.
Sabancı Üniversitesi (SÜ): Tuzla’da bulunan, dünya çapında araştırma başarısıyla tanınan butik eğitim merkezi.
Sakıp Sabancı Müzesi (SSM): Akademi ile sanatı birleştiren Emirgan’daki eşsiz merkez.
Metin Sabancı Okulları: Cerebral Palsy’li çocuklara özel uzmanlık eğitimi veren Türkiye’deki ender kurumlardan.
Vakıf Okulları: Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi ve Türkan Sabancı Görme Engelliler Okulu gibi onlarca kalıcı eser.

3. Sağlık
Koç Grubu’nun özel hastane zinciri modelinin aksine, Sabancı stratejisi tesis inşa edip Sağlık Bakanlığı’na devretmek veya spesifik rehabilitasyon merkezleri kurmak üzerine kuruludur.
Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi: İstanbul’un en önemli uzmanlık hastanelerinden biri.
Kangal Sabancı Devlet Hastanesi: Sivas’taki bölge halkı için hayati önem taşıyan sağlık yatırımı.
Metin Sabancı Rehabilitasyon Merkezi: Fizik tedavi odaklı uzmanlaşmış tesis.
Hacı Ömer Sabancı Huzurevi: Adana’daki köklü yaşlı bakım merkezi.
4. Kültür, Sanat ve Miras
Toplumun ruhuna dokunan yatırımlarıyla bilinen Sabancı ailesi fertleri, Türkiye’nin sembol eserlerinin altında imzası bulunan isimlerdir.
Sakıp Sabancı Müzesi (Atlı Köşk): Picasso’dan Dali’ye dünya çapında sergilerin ev sahibi.
Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi: Bölgesel kültürün korunması için atılan en güçlü adımlardan.
Sabancı Merkez Camii: Adana’nın simgesi ve Orta Doğu’nun en görkemli camilerinden biri.
Sanatsal Destekler: Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması gibi sanatı teşvik eden yıllık organizasyonlar.
5. Sabancı Vakfı (Vaksa)
Güler Sabancı başkanlığındaki mütevelli heyetiyle yönetilen vakıf, Türkiye’nin sosyal dokusuna en çok temas eden yapılardan biridir.
120+ Kalıcı Eser: Yurtlar, kütüphaneler ve spor tesisleriyle Türkiye’nin dört bir yanında Sabancı ismini yaşatan yapılar.
Fark Yaratanlar: Toplumdaki gizli kahramanları ödüllendiren ve görünür kılan vizyoner program.
Merak Edilen Gerçek: Sabancı Ailesi Soy Ağacı ve Mirası
Kamuoyunun en çok ilgisini çeken konulardan biri olan Sabancı ailesi soy ağacı, Hacı Ömer Sabancı ile başlayan o efsanevi girişimcilik ruhunun bugün Güler Sabancı’dan Suzan Sabancı’ya kadar nasıl bir disiplinle aktarıldığını gösteriyor. Global ekonomi dergilerinin her yıl yayınladığı Sabancı ailesi serveti verileri, aslında sadece bir finansal gücü değil; binlerce insana iş imkanı sunan devasa bir sanayi çarkını temsil ediyor.
Kaynak: Magazin Haberleri