DOLAR 44,5776 0.21%
EURO 51,6433 -0.06%
ALTIN 6.699,740,21
BITCOIN 2981356-1.63422%
İstanbul
11°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Alpkan Koç

Alpkan Koç

24 Nisan 2026 Cuma

Mesane kanserinde sinsi tehlike: “İdrardaki her kanama hayati önem taşıyor”

Mesane kanserinde sinsi tehlike: “İdrardaki her kanama hayati önem taşıyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Altay, özellikle 40 yaş üstü ve sigara kullanan bireylerde görülen idrardaki kanamaların sinsi bir tehlikeye işaret ettiğini belirtti. Mesane tümörlerinin milimetrik boyutlardayken sistoskopi ile yakalanabildiğini vurgulayan Altay, “İdrardaki en ufak kanama bile ihmal edilmemeli, erken teşhis hayat kurtarır” diyerek kritik süreci anlattı.

HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE

Hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen mesane kanseri, erken teşhis edilmediğinde yaşamı tehdit eden ciddi bir sağlık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle sigara kullanımının riski katlayarak artırdığı bu hastalığın, vücudun verdiği ilk sinyallerin doğru okunmasıyla tamamen tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor.

Özellikle 40 yaş üstü bireylerde ve sigara kullanıcılarında sıkça görülen mesane kanseri, idrarda sinsi bir şekilde ortaya çıkan kanamalarla kendini belli ediyor. Medipol Koşuyolu Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Altay, mesane tümörlerinin teşhis ve tedavisinde ultrasonografi ve sistoskopinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, idrardaki en ufak kanamanın bile ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Altay, “Sigara içenlerde mesane kanseri riski artıyor ancak sigara içmeyenlerde de görülebiliyor. Özellikle 40 yaş üzeri kişilerde bu tabloya daha sık rastlıyoruz” dedi.

Medipol Koşuyolu Hastanesi

“İDRARDAKİ KAN EN ÖNEMLİ BELİRTİ”

Mesane kanserinin tipik belirtisinin idrarda kan olduğunu belirten Prof. Dr. Altay, süreci şu sözlerle aktardı:

“Ağrısız ve sancısız, gözle görülür idrar kanaması özellikle pıhtılarla birlikte mesane kanserinin ilk ve en önemli işareti. Bu durumda en kısa sürede bir üroloji uzmanına başvurmak şart. İlk adım genellikle ultrasonografi ile mesanenin değerlendirilmesidir. Teşhis MR veya tomografi ile desteklenebilir; ancak en değerli yöntem sistoskopidir. Işıklı bir kamerayla idrar yolundan mesanenin tamamını inceleyerek milimetrik tümörleri bile tespit edebiliyoruz.”

TÜMÖR TİPLERİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Mesane tümörlerinin “yüzeyel” ve “invaziv” olmak üzere ikiye ayrıldığını ifade eden Prof. Dr. Altay, tedavi yaklaşımları hakkında şu bilgileri verdi:

“Yüzeyel tümörler endoskopik yöntemle kapalı olarak kazınıp tedavi edilebilir. Ancak tekrar etme potansiyeli olduğu için düzenli takip gerekir. İnvaziv tümörler ise kökleri derinlere ilerlemiş, organ dışına yayılma riski taşıyan çınar ağacı gibi tümörlerdir. Bu durumda daha radikal cerrahi ve bazen mesanenin alınması gerekebilir. Hastalar ilk 2 yıl boyunca 3 ayda bir, sonra 6 ayda bir ve sonrasında yılda bir sistoskopi ile takip edilmelidir.”

GEÇ KALINAN TANIDA RİSK ARTIYOR

Kanser erken teşhis edilmediğinde daha agresif tedavi yöntemlerinin devreye girdiğini belirten Prof. Dr. Altay, “İlerleyen hastalıkta radikal sistektomi yani mesanenin alınması gerekebilir. Daha ileri vakalarda ise kemoterapi gündeme gelir. Bu nedenle idrarda görülen en ufak kanamayı bile dikkate almak hayati önem taşıyor” uyarısında bulundu.