10 Şubat 2026 Salı
Gebelikte sigara kullanımı anne ve bebeğin sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Prof. Dr. Faruk Buyru, sigaranın doğurganlık, gebelik ve bebek gelişimi üzerindeki kanıtlanmış zararlarını anlattı.
Gebelikte sigara kullanımı, bebeğin yaşam kalitesini ve sağlığını doğrudan etkileyen etkenlerden bir tanesidir. Plasenta yolu ile doğrudan anne karnındaki fetüse ulaşan nikotin ve karbonmonoksit, bebeğin oksijen ve besin kaynaklarını kısıtlayarak gelişimsel sürecini geri dönüşü olmayacak şekilde etkileyebiliyor.
SİGARA DOĞURGANLIĞI BÜYÜK ÖLÇÜDE ETKİLİYOR

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, sigara kullanımının erkekte ve kadında üreme sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek, sigara kullanan bir erkeğin çocuk sahibi olmaya karar verdiğinde sperm kalitesinin düzelmesi için en az 2 ile 3 ay öncesinden sigarayı bırakması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Herhangi bir aşamada sigarayı bırakmak üreme sağlığını, gebeliği ve bebeğin sağlığını olumlu etkiler. Zararın neresinden dönülse kardır.”
HAMİLELİĞİ RİSKE ATABİLİR
Sigara kullanımın sadece erkekte değil kadında yumurta kalitesini etkilediğini belirten Prof. Dr. Buyru, “Yoğun sigara kullanımı gebeliğin yerleştiği rahim içindeki damarlanmayı, kanlanmayı bozabilir, embriyo oluşsa bile onun yerleşmesini olumsuz etkiler.” diyerek sigara kullanımın kadın için son derece yıkıcı sonuçları olduğunu ifade etti.
GEBELİK ÖNCESİ VE SONRASI DA SİGARADAN UZAK DURULMALI

Çocuk sahibi olmak isteyen kadınların, bu karar öncesi sigarayı bırakmasını ve gebe kaldıktan sonra da hiç kullanmaması gerektiğinin üstünü çizdi.
Gebeyken sigarayı bırakan anne adayının olumlu etkileri hemen göreceğini belirten Prof. Dr. Buyru, “Sigara gebelik kaybı riskini arttırır. Gebelik boyunca birtakım problemler ortaya çıkabilir. Bunlardan en önemlileri bebekte gelişme geriliği ve küçük doğması. Sigara kullanımı erken doğum riskini artırır. Bunlar bilimsel olarak ortaya konmuş, kanıtlanmış gerçekler. Bebeği besleyen plasentadaki ve rahim içindeki damarların büzüşmesine yol açıp düşük riskini arttırıyor, annede tansiyon sorunlarına yol açıyor.” şeklinde konuştu.
NÖROLOJİK VE FİZİKSEL GELİŞİM SORUNLARINA YOL AÇABİLİYOR
Gebelikte sigara kullanımının bebeğin plasentasının erken yerinden ayrılması, nörolojik ve fiziksel gelişimle ilgili birtakım sorunlara yol açabildiğini söyleyen Prof. Dr. Buyru, hiperaktiviteye dayalı davranış bozukluklarının sigara içen annelerin çocuklarında daha fazla görünebildiğini dile getirdi.
PASİF İÇİCİLİKTE OLDUKÇA ZARARLI

Pasif içiciliğin de gebeliği ve bebeği olumsuz etkilediğini işaret eden Prof. Dr. Buyru, “Sigara içilen ortamda bulunmak da hem anne hem bebek açısından olumsuzluk üretir. Gebe olan kadın sigara içilen ortamda bulunmamalı. Buna elektronik sigarayı da dahil edebilirsiniz. Elektronik sigara da en az diğer sigara kadar zararlı.” diyerek anne ve baba adaylarını uyardı.
“‘HAYIR BIRAKAMIYORUM’ DİYE BİR ŞEY YOK”
Sigara yoksunluğu sebebiyle sigarayı bırakmak yerine azaltan anne adaylarına da değinen Prof. Dr. Buyru, “‘Hayır, bırakamıyorum.’ gibi bir şey söz konusu değil. Burada bir karar verilmeli. Örneğin tüp bebek tedavisi gören bir anne adayına, gebelik şansını olumsuz etkileyeceği için sigarayla birlikte tedavi yapılması çok doğru değil. Birinden vazgeçmek zorunda. Ya sigara içmeyecek veya tedavi yapılmayacak.” diyerek bu konunun önemine değindi.
Bazı anne adaylarının hamilelik döneminde sigara kokusundan iğrenerek sigarayı bıraktıklarına da değinen Prof., bunun sigarayı hayatınızdan tamamen çıkarmak için bir bahane olarak kullanılabileceğini de belirtti.
LOHUSALIK DÖNEMİNDE DE UZAK DURULMALI

Loğusalık döneminde sigara içilmesinin de asla doğru olmadığına dikkati çeken Buyru, şunları kaydetti:
“Üstelik sigara içilmesi süt kalitesini de etkiler. Bırakın onu, nefesi sigara kokan bir kadının çocuğunu emzirmesi ne kadar doğru olur? Küçücük bebeğin sigaranın içerdiği zehri solumaya maruz bırakılması kesinlikle doğru bir davranış biçimi değil. Bebeğin, çocuğun yanında sigara içmek, annenin emzirdiği dönemde sigara içmesi kesinlikle yapılmaması gereken davranışlardır. Evde, arabada, kapalı bir ortamda sigaraya maruz kalan annelerin çocuklarının akciğer gelişimi de bozulur, hastalık riski de artar. Dolayısıyla emziren bir annenin sütüne nikotin geçiyor. Bebekte huzursuzluk ve uyku sorunları ortaya çıkıyor. Süt miktarında azalma görülebiliyor. Doğumdan sonra bebekte yine birtakım problemler hatta bebeğin anne karnında ani ölümü bile görülebiliyor.”
Prof. Dr. Buyru, sigarayı bırakmak isteyenlere Sağlık Bakanlığı Danışma Merkezleri’nden profesyonel yardım almalarını önerdi.