Diziden apar topar çıkarılmıştı! Fırat Tanış cephesinden açıklama geldi
'Delikan' dizisinin kadrosuna dahil edildiği açıklanan ünlü oyuncu Fırat Tanış'ın şiddet iddiaları nedeniyle gelen tepkilerin ardından projeden çıkarıldığı söylenmişti. Hakkında ortaya atılan iddiaların ardından Tanış'ın avukatı sosyal medya hesabından 5 sayfalık bir açıklama yaparak hem ayrılık sürecine hem de sosyal medyada yeniden gündeme gelen iddialara tek tek yanıt verdi.
Delikanlı dizisinin kadrosuna 3. bölümde dahil olacağı açıklanan ünlü oyuncu Fırat Tanış'ın yayına bir gün kala ayrılacağı haberi gündeme damga vurmuştu.
Gazeteci Birsen Altuntaş'ın iddialarına göre, diziden apar topar ayrılacağı açıklanan ünlü oyuncunun, projeden kendi isteğiyle ayrılmadığı, kanal yönetimi tarafından kadrodan çıkarıldığı belirtilmişti.
ŞİDDET İDDİALARI GÜNDEM OLDU
Ayrılığın asıl sebebinin, oyuncunun eski kız arkadaşı İklim Tamkan tarafından 2 yıl önce ortaya atılan "psikolojik şiddet" iddialarının yeniden sosyal medyada konuşulmaya başlanması olduğu öne sürüldü. Tepkilerin büyümesi üzerine yapım şirketi OGM Pictures, ayrılığı "teknik koşullar ve program çakışması" olarak açıklasa da tartışmalar dinmedi.
"DAVA YA DA HÜKÜM YOK"
Yaşanan bu gelişmelerin arından Tanış'ın avukatı Ceren Kalı tarafından basın açıklaması yayınlandı.
Açıklamada, 2 yıl önce ortaya atılan söylemlerin yeniden dolaşıma sokulmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Müvekkilim ile Delikanlı projesinin yapım şirketi arasında, kamuoyuna açıklandığı şekliyle 'mevcut program ve teknik koşullar doğrultusunda karşılıklı anlayış çerçevesinde anlaşmaya varılarak' iş ilişkisi sonlandırılmıştır.
Ancak söz konusu resmi açıklamanın akabinde, müvekkilim hakkında 2 yıl önce ortaya atılan ve 2 yıldır yalnızca iddiadan ibaret kalan, herhangi bir dava ya da hükme konu olmayan söylemlerin yeniden dolaşıma sokulması kabul edilemez.
Öncelikle belirtmek isteriz ki, kamuoyuna yansıyan bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır ve tamamen asılsızdır.
"ARTIK SESSİZ KALINAMAYACAK BİR AŞAMAYA ULAŞMIŞTIR"
Müvekkilim, 2 yıl önce sosyal medya üzerinden ortaya atılan iddialara karşılık, ülkemizde kadın haklarını korumaya yönelik düzenlemelere duyduğu saygı gereği yalnızca hukuki yollarla hareket etmiş, sürecin hassasiyeti nedeniyle kamuoyuna açıklama yapmamayı tercih etmiştir.
Bugün gelinen noktada, müvekkilimin yer aldığı projeden bu iddialar sebebiyle ayrılmak zorunda bırakıldığı yönünde gerçek dışı haberlerin yayılması, artık sessiz kalınamayacak bir aşamaya ulaşmıştır. Bu durum, müvekkilimin kişilik haklarına açık bir saldırı ve itibar zedelenmesi niteliğindedir.
"HAKKINDA VERİLMİŞ HERHANGİ BİR HÜKÜM BULUNMAMAKTADIR"
Bu çerçevede kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına aşağıdaki hususların altını çizmek isteriz:
1. İddia edilen sürece ilişkin olarak müvekkilim hakkında açılmış herhangi bir ceza ya da hukuk davası bulunmadığı gibi, hakkında verilmiş herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır.
2. İddiaya dayanak edilen uzaklaştırma kararları; ilgili mevzuat uyarınca herhangi bir delil dahi göstermek zorunda olmaksızın, başvuru üzerine aynı gün verilen, geçici nitelikte koruma tedbirleri olup her başvuru açısından mümkündür. Bu kararlar sanıldığı gibi yargılama sonucunda verilmez, taraflar henüz kendilerini eşit bir şekilde ve delilleri ile ifade edemeden verildiği için geçici, tedbir mahiyetinde verilen kararlardır. Söz konusu kararlar bir tarafı mağdur, diğer tarafı fail kılmazlar.
"NE BİR DAVA AÇILMIŞ NE DE SÜRENİN UZATILMASI TALEP EDİLMİŞTİR"
3. Müvekkilim aleyhine 2 yıl önce, bir ay süreli tedbir kararı alınmış olup aynı gün kamuoyunun bu konudaki hassasiyeti göz önüne alınarak bir linç kampanyasına zemin oluşturmak amacıyla kullanılmıştır. Sürecin devamında müvekkilim aleyhine ne bir dava açılmış ne de sürenin uzatılması talep edilmiştir.
Buna rağmen, bu geçici tedbir kararının kamuoyunda müvekkilim aleyhine algı oluşturmak amacıyla kullanılması hukuki mekanizmanın amacını aşan bir kötüye kullanım niteliği taşımakta ve haksız bir linç ortamı yaratmaktadır.
4. Karara yönelik itiraz sürecimizde, ileri sürülen iddiaların somut bir dayanağının bulunmadığı ve taraflar arasında güncel bir iletişim olmadığı resmi olarak ortaya konulmuştur. Ki zaten karar öncesindeki aylar da dahil olmak üzere taraflar arasındaki iletişim de doğrudan şahsım aracılığıyla yürütülmüştür.
5. Bilinmesini isteriz ki, karşı tarafın kendi iddialarıyla çelişen tüm hususlar, somut delilleriyle birlikte ilgili yargı mercilerine sunulmuş ve kayıt altına alınmıştır.
"TÜM YASAL HAKLARIMIZI KULLANACAĞIMIZI BEYAN EDERİZ"
Müvekkilim, sürecin başından bu yana toplumsal hassasiyetleri gözeterek ve hukuki sürece duyduğu saygı gereği sessiz kalmayı tercih etmiştir. Ancak gelinen aşamada, üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen sanki adli bir süreç varmış gibi yeniden dolaşıma sokulan bu iddialar ile müvekkilimin kişilik haklarının ihlal edildiği ve itibarının zelenmeye çalışıldığı açıkça görülmektedir.
Bugüne kadar müvekkilim sürece dair sessiz kalmayı tercih ettiği için kamuoyunun konuya dair eksik veya yanıltıcı bilgilere maruz kalmış olması anlaşılabilir olmakla birlikte; bundan sonraki süreçte gerçeğe aykırı iddiaları yayan, bu yönde algı oluşturan ve müvekkilimin itibarını zedeleyen kişi ve kurumlar hakkında da tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı beyan ederiz."