Sosyal medyadan kalplere haklı serzeniş: İnsanlık olarak bir büyülü dokunuşa ihtiyacımız var!
Yaşamla buluştuğumuz an tanıştığımız ilk duygu olan sevgi, belki de bu hayatı anlamlı kılan en değerli şey. Ancak günbegün artan hayat kaygısı ve krizler nedeniyle yalnızca bir şeylere yetişme derdindeyiz. Bir sosyal medya kullanıcısının “İnsanlık Olarak Bir Büyülü Dokunuşa İhtiyacımız Var” başlıklı yazısı, sosyal medyada ilgi odağı haline geldi.
Kalabalıklaşan şehirler, yoğun tempo, artan tahammülsüzlük, savaşlar ve patlak veren türlü krizler… Son yıllarda pek çok kişi için saf sevgi, yardımseverlik, haklının yanında durmak ve daha nicesini bulmak zorlayıcı olabiliyor. Tüm bu karmaşanın içerisinde bazen bir umut ışığına belki de bir dokunuşa ihtiyacımız var.
Sosyal medyada bu konudan yana dert yanan bir sosyal medya kullanıcısı, paylaşımıyla kalplere dokundu. “İnsanlık Olarak Bir Büyülü Dokunuşa İhtiyacımız Var” başlıklı yazı, kısa sürede dikkat çekti. İşte, o satırlar…
“İNSANLIK OLARAK BÜYÜLÜ BİR DOKUNUŞA İHTİYACIMIZ VAR”
“Son zamanlarda dünyayı yorulmuş bir çocuk gibi görüyorum. Yüzü toz içinde, avuçları yıpranmış, gözlerinde uykusuz bir yorgunluk olan çocuk.! Savaşların, hırsların, adaletsizliklerin, sevgisizliğin yükünü sırtlamış ve artık bir hikayenin içinde kaybolmaya muhtaç. Oysa eskiden böyle değildi. İnsanlar bir masalın içinde gibi yaşardı. Gökten üç elma düşerdi, biri anlatana, biri dinleyene, biri de dünyayı biraz daha güzel kılmak isteyenlere… Şimdi ise herkes hızla koşturuyor, bir yerlere yetişmeye çalışıyor ama neye, nereye? Gülümsemeler solmuş, kelimeler hoyratlaşmış, hayallerin yerini hesaplar almış.
İnsanlık bir büyülü dokunuşa muhtaç dostlar! İçinde iyilikler yeşeren bir masalın içine girmeli ve orada kaybolmalı ki, yeniden kendini bulabilsin. Belki bir ormanda yürüyüp kuşların fısıltılarını dinlemeliyiz. Belki bir deniz kıyısında dalgalara sırlarımızı anlatmalıyız. Ya da bir çocuğun gözlerinde kaybolup dünyayı onun gibi yeniden keşfetmeliyiz. Çünkü bazen bir masal, bin gerçeğin anlatamadığını söyler.
Durup bir düşünelim… Yaşadığımız dünya, kötülüklerin kazandığı, iyilerin sustuğu, güzelliklerin solduğu bir yer mi olacak? Yoksa bir şairin dizelerinde, bir çocuğun gülüşünde, bir dostun sıcak selamında hayat bulan büyülü bir yer mi?
Seçim bizim.! Masal hala yazılabilir. Ve belki de o büyülü dokunuş, birbirimize uzattığımız sıcak bir eldir. Bir tebessüm, şefkatli bir söz, bir iyilik tohumu… Gelin, güzel bir masalda kaybolalım. Belki de ancak böyle yeniden insan olabiliriz!”
İnsanlık Olarak Bir Büyülü Dokunuşa İhtiyacımız Var
Son zamanlarda dünyayı yorulmuş bir çocuk gibi görüyorum.
Yüzü toz içinde, avuçları yıpranmış, gözlerinde uykusuz bir yorgunluk olan çocuk.! Savaşların, hırsların, adaletsizliklerin, sevgisizliğin yükünü sırtlamış ve artık bir…— NECİP FAZIL ERGÜT (@fazilergut) March 18, 2025
Yorum gönder